"1 Mayıs'ta Ethem'in vurulduğu yerde Kızılay'dayız!"..
1 Mayıs, bu yıl Ankara'da 3 ayrı etkinlikle kutlanacak. Devrimci, demokrat, yurtsever, ilerici güçler, öğrenci örgütleri ve park forumlarının bütün iyi niyetli, ön görülü, birleştirici ve yapıcı çabalarına karşın, kendilerinden başka hiç bir irade tanımayan ve aldıkları Sıhhiye kararını kendi tabanları nezdinde dahi meşrulaştıramayan sendikal bürokrasi ile ayrışma yaşandı.
Türk-İş ve güdümündeki kesimler, 1 Mayıs kutlamalarını Tandoğan Meydanı'nda yapacakken, "Cemaate karşı Erdoğan ile işbirliği yapacağını" açıkça ifade eden Perinçek ve hempası ile aynı platformda yer alması kimseyi şaşırtmadı.
Öte yandan DİSK, KESK, TMMOB ve TTB geleneksel olarak Sıhhiye'de kutladıkları 1 Mayıs'ı bu yıl da Gezi Ruhu'nun üzerine toprak atarcasına yine aynı yerde kutlayacaklarını duyurdular.
Bu kesimlerin dışında kalan ve bu kesimlerin iradelerini tanımadığı, içlerinde siyasi partilerden tutun da devrimci örgütlere, sivil toplum kuruluşlarından park forumlarına, öğrenci örgütlülüklerinden muhalif sendika şubelerine değin birçok kesimin bulunduğu 1 Mayıs Komitesi ise, 1 Mayıs kutlamalarını, Haziran Direnişi'nde çatışa çatışa fethedilen ve en önde dövüşenlerden Ethem yoldaşın ölümsüzleştiği Kızılay Meydanı'nda kutlayacaklarını duyurdular.

Ankara Valiliği'nin gün içerisinde Sıhhiye ve Tandoğan'daki etkinlikleri kucaklayıp, Kızılay'a çıkacak olanları,
Ankara ilinde Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri alanı olarak belirlenmeyen başta Kızılay Meydanı olmak üzere ana cadde ve sokaklarda cebir ve şiddet kullanarak genel hayatı olumsuz etkileyecek, huzur ve güvenliği ortadan kaldıracak, Başkent Ankara’nın dirlik ve düzenini bozacak hiçbir duruma mahal vermemekte kararlı olduğumuzu da belirtiriz.
sözleri ile tehdit eden açıklaması yapılmadan hemen önce 1 Mayıs Komitesi de daha önce duyurusu yapılan basın açıklaması ile Kızılay'a çıkma iradesini bir kez daha ilan etti. Akşam saat 18:00'de "Gezi'den, 1 Mayıs'a KIZILAY'DAYIZ!" şiarı ile bir araya gelen kurum temsilcileri ve katılımcılar, sık sık atılan "1 Mayıs'ta Kızılay'dayız!", "Bu daha başlangıç mücadeleye devam!", "Her yer Taksim her yer direniş!", " Her yer Kızılay her yer direniş!" "Haziran'da düşene dövüşene bin selam!", "Faşizme karşı omuz omuza!", "1 Mayıs kızıldır kızıl kalacak!" sloganlarıyla toplandılar.

Sunuş konuşmasının Alınteri temsilcisi tarafından yapıldığı basın açıklaması Halkevleri Kadın Sekreteri Dilşat Aktaş'ın basın metnini okumasıyla devam etti.
Basın açıklamasının okunmasının ardından Güvenpark Merdivenler'den Ethem yoldaşın vurulduğu yere kısa bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüş sırasında "Ethem yoldaş onurumuzdur!", "Ethem yoldaş ölümsüzdür!" sloganları atıldı. Yürüyüş sonrasında Haziran Direnişi'nde ölümsüzlüğe uğurladığımız yoldaşlarımız Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Hasan Ferit Gedik, Berkin Elvan ve Ethem Sarısülük' ün isimleri anılarak "yaşıyor" haykırışlarıyla selamlandı.
Anma sırasında Ethem yoldaşın ağabeyi Mustafa Sarısülük, "Gezi'den, 1 Mayıs'a Kızılay'dayız" yazılı, ölümsüzleşenlerin resimlerinin olduğu ve 1 Mayıs Komitesi imzalı afişi Ethem yoldaşın vurulduğu yere bıraktı. Afişin bırakılmasının ardından afişin üzerine karanfiller bırakıldı. Ethem yoldaşın ağabeyi Mustafa Sarısülük kısa bir konuşma yaptı.
Yaptığı konuşmada, 
Bizler Ethem'in ailesi olarak bütün Türkiye halklarını Ethem'in ait olduğu işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs'ta alanlara, kendilerine bu hayatı zehir edenlerden hesap sormaya davet ediyoruz. Ankara halkını ise Haziran Direnişi'nde ölümsüzleşen kardeşim Ethem Sarısülük'ün direne direne kazandığı KIZILAY Meydanı'na davet ediyoruz.
ifadelerine yer verdi. Mustafa Sarısülük'ün yaptığı konuşmanın ardından anma etkinliğine 1 Mayıs günü Kızılay'da olmak üzere sözleşilerek son verildi.
Basın açıklamasında okunan metni yayınlıyoruz:
1 MAYIS’TA ETHEM’İN VURULDUĞU YERDE KIZILAY’DAYIZ!
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ın öngünlerindeyiz. Onyıllardır dünyanın birçok yerinde işçiler ve emekçiler 1 Mayıs’ı yaratan geleneklere ve mücadele kararlılığına uygun bir temelde alanlara çıkarak taleplerini haykırıyor, bu sömürü, yağma ve talan sistemine tepkisini dile getiriyor. 1 Mayıs; tarihsel anlamıyla olduğu kadar güncel çağrısıyla da işçiler, emekçiler ve ezilen halklar için özel bir önem taşıyor.
Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de 1 Mayıs onyıllardır mücadele günü olarak yaşanıyor. 77 1 Mayıs’ından 96 1 Mayıs’ına ve Taksim’in yeniden kazanılması için ortaya konulan kararlı mücadele Türkiye’de yaşanılan 1 Mayısların güçlü tarihini ifade ediyor.
Yolsuzluk ve rüşvet çamuruna batmış bu sistemin; AKP hükümeti eliyle işçilere, emekçilere ve ezilen halklara çok yönlü saldırılarını yönelttiği, baskı ve zorbalık düzeninin katmerlenerek arttığı, emperyalistler adına savaş çığırtkanlığının yapıldığı bir dönemde 1 Mayıs’ı karşılamaya hazırlanıyoruz. Bu saldırılara güçlü bir yanıt verebilmek için 1 Mayıs’ın önemi ortadadır. Aynı zamanda bu 1 Mayıs; Haziran günlerinde milyonlarca insanın görkemli mücadelesinin ardından yaşanılacak ilk 1 Mayıs olma özelliği de taşıyor. Bu ülkede insanların üzerine çöreklenmiş kara bulutları bir çırpıda yırtıp atan Haziran direnişi yıl boyunca birbirini izleyen bir çok direnişin de kıvılcımı oldu. ODTÜ’den Tuzluçayır’a, Berkin Elvan’ın ölümsüzlüğe uğurlanmasından, ülkenin dört bir tarafında yaşanılan işçi direnişlerine kadar mücadele dolu bir yıl yaşandı. Haziran direnişinin temel sloganlarından birisi olan “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganı yaşamda somut karşılığını buldu ve her direniş alanında haykırıldı. Haziran ruhu halen yaşıyor, direnişler sürüyor.
Taksim Meydanın işçi ve emekçiler açısından tarihsel bir anlamı bulunuyor. Haziran direnişi emekçilere kapatılmak istenilen “yasaklı alanların” özgürleştirildiği bir süreci ifade ediyor. İstanbul’da yasaklı alan olarak ifade edilen Taksim nasıl özgürleştirildiyse, Ankara’da da işçi ve emekçilere yıllardır yasaklanan Kızılay, bedel ödenerek gösterilen kararlı mücadele ile özgürleştirildi. Ethem Sarısülük bu direnişte 1 Haziran günü polis tarafından başından vurularak katledildi. Kızılay bu mücadelede şehit verilerek kazanıldı, özgürleştirildi.
Haziranla birlikte Kızılay eylemlerden forumlara, basın açıklamalarından, anmalara kadar birçok etkinliğin alanı haline geldi.
Hazirandan bu güne süren birçok direnişin içerisinden geçerek 1 Mayıs’ı Kızılay’da karşılamaya hazırlanıyoruz. İktidarın yasaklı alanlar ilan ederek işçilere ve emekçilere dayattığı baskı ve zorbalık koşullarına karşı, Haziran direnişinin Ankara’daki adresi olan ve Ethem’in canı pahasına kazandığı Kızılay’da 1 Mayıs’ın örgütlenmesinin önemini biliyoruz. Hazirandan aldığımız mücadele azmimiz ve kararlılığımızla 1 Mayıs’ta Saat: 12.30’da Kızılay’da olacağımızı ilan ediyoruz.
Yeni Haziranlar yaşamaktan korkan AKP hükümeti ve onun temsilcileri başta Taksim olmak üzere Kızılay’da gerçekleştirilecek olan 1 Mayıs mitingi üzerinden provokasyonlar yaratma peşinde. “Paralel devlet” vurguları eşliğinde korku ve panik yaratmaya çalışan Melih Gökçek ve Yeni Akit gazetesi kara propagandayla 1 Mayıs’a hazırlanıyor. Provokasyon girişimlerine ve kara propagandaya karşı cevabımız 1 Mayıs’ta coşkumuz ve mücadele kararlılığımız olacaktır.
Haziran’la birlikte sokakları mücadele sloganlarıyla dolduranları,
Baskı ve yasaklarla cendereye alınmaya çalışılanları,
Ayakkabı kutularında geleceği çalınanları,
Gelecek özlemimizi haykırmaya, direniş türkülerini ve marşlarımızı söylemeye, kürsümüzde taleplerimizi haykırmaya, 1 Mayıs’ta Ethem’in vurulduğu yerde Kızılay’da olmaya çağırıyoruz.
1 MAYIS KOMİTESİ