Her türlü faşist saldırıya karşı alanlarda devrimci irade, kararlılık, direngenlik ve korkusuzluk kendisini Ethemce bir kez daha gösterdi
Sabahın erken saatlerinde başlayan polis saldırısına karşı Perpa, Okmeydanı Hastanesi önü, Gürselpaşa civarında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.
Alınteri okurlarının olduğu direnişçi grubu ile polis arasında süren çatışmalarda kitle polisi, yer yer Cevahir Otel'e doğru sürdü. Daha sonra 2 TOMA ve yeni gelen destek ekibiyle azgınca saldıran polis, kitleye karşı gaz bombası, ses bombası, plastik mermi kullandı.
Kitlenin kararlı ve militan duruşu sayesinde hem Okmeydanı Hastanesi önünde ve hem de Gürselpaşa'ya bağlanan altgeçit civarında iki taraftan polislere havai fişek, sapanlar ve taşlarla karşılık verildi.
Daha sonra Metrobüs yolu üzerinden yüzlerce çevik polis takviyesi yapılarak kitle dağıtılmak istendi. Metrobüsün olduğu üst geçide çıkan polisler buradan saldırılarına devam etti. Bu saldırıları da boşa çıkan faşist katiller, çareyi kitle içine akrep aracını sokarak çözme peşine düştüler. Alınteri okurlarının akrep aracını fark edip köşede bulunan kitleye seslenmesiyle, akrep aracı yoğun bir taş yağmuruna tutuldu.
İki akrep aracının aşağıya indikleri gibi geri döneceğini fark ettikten sonra 5 dakika içerisinde büyük kaldırım taşlarından oluşan bir barikat kuruldu. Aşağıdaki kitle ile bağlantı kurularak akrebin aşağı indiği gibi yukarı çıkmak isteyeceğini ve yukarı çıktıklarında barikat sürpriziyle karşılaşacaklarını söyledik. Aynen de öyle oldu, iki direnişçi grup arasında sıkışan akrep aracındaki polisler, neye uğradığını anlayamadılar. Geri manevra yapmak istediler, aşağıdan ve yukarıdan kitlenin yoğun taş yağmuruna maruz kaldılar.
Direnişçiler arasında coşku yaratan bu durum sayesinde akrep araçlarının çıkacağını düşündüğümüz ara sokaklara aynı şekilde barikatlar kuruldu. Bu sefer de polisler üç yönden saldırmaya başladılar. Üst geçitten, Gürselpaşa alt geçicinden geçerek mahalle içerisinde akrep araçlarıyla kovalamaca başladı.
Polisin yoğun gaz bombası yüzünden binalardan mahalleli tepki göstermeye başladı. Evlerinden süt ısıtıp, ayran ve su getiren insanlar oldu. Ayrıca tekstilci olduğunu düşündüğümüz bir esnaf da çuval dolusu bez, maske ve limon suyu verdi.
Gürselpaşa, aynı zamanda faşist odakların nispeten güçlü olduğu bir bölge. Bu açıdan polisle birlikte, sayıca az bazı sivil faşistler de harekete geçti. Geçen senelere nazaran eylemcilere bu kadar çok destek verilmesi de anlamlı ve önemli bir husus olarak görülmelidir.
Saat 16 :00'ya kadar süren çatışmalarda polisin akrep aracından gaz bombası pimini çekip kitlenin arasına atması, direnişçiler içerisinde gülüşmelere neden oldu.
Gürselpaşa'dan, Çağlayan Adliyesi üzerinden DİSK'e doğru yürünmeye başlandı, burada da saldırıya uğrayan kitle geri çekildi.
Saatlerce süren sokak savaşları sonrasında diz kapağından, ayağından ve kolundan gaz bombasıyla yaralananlar oldu.
Her türlü faşist saldırıya karşı alanlarda devrimci irade, kararlılık, direngenlik ve korkusuzluk kendisini Ethemce bir kez daha gösterdi.
Gazi Alınteri okurları