Dünyanın hemen tüm sokakları, meydanları 1 Mayıs'la dile geldi...
İki karşıt sınıfın sokak çatışmaları 1 Mayıs’ta yine gündemdeydi. AKP’nin yasakçı faşist baskıcı rejimiyle onun kan taşıyıcısı hain sendika ağaları Türk-iş ve tescilli dönek İşçi Partisi’nin sınıfa karşı tutumuna rağmen, gündeme damgasını vuran devrimci 1 Mayıs’tı.
İstanbul-Taksim, Ankara-Kızılay meydanlarını işçi sınıfına yasaklayan zihniyetin devrimci zor karşısında acizleştikçe saldırganlaşıp şiddete başvurması alışıla gelmiş bir durum… Gezi Direnişi’yle ayyuka çıkan faşist devlet terörü 1 Mayıs’ta İstanbul ve Ankara’da görev başındaydı. Günlerce AKP’nin paralel yandaş basını, topluma korku enjekte etmeye başlayıp adres olarak da Kadıköy’ü gösteriyordu. İhanette sınır tanımayanların toplanma merkezi orasıydı.
Devrimci sınıf bilinçli İşçilerin temsilcilerinin parolası kararlılıklarından geri adım atmaksızın Taksim ve Kızılay’dı... Çünkü faşizmin döktüğü kanın hesabı ya burada sorulacak ya da tarih karşısında susulacak...
İstanbul sokakları Taksim’e çıkar!
Günler önce oluşturulan bariyerler, çelik duvarlar korku filmlerindeki kötü ruhların kalelerine benziyordu. Devrimci iradeyi teslim alamayan faşist rejim, orantısız gücüne rağmen çaresiz kaldıkça saldırganlaşır. İstanbul sokaklarından yükselen "Her yer Taksim her yer direniş!" sloganı dalga dalga yankılanıp Kızılay’da direniş ruhuna bürünür. İzmir, Hatay, Amed, Dersim, Aydın, Söke Taksimleşir. TOMA, biber gazı, kurşun ve bombalar devrimci kararlılık karşında biçare kalır İstanbul sokaklarında…
Sokakların başkaldırısı…
Dünyanın bir başka coğrafyasında kapitalist sistemin faşizan baskılarına karşı yine başkaldırıya sahne olur. Uzun yılardır ekonomik kriz kıskacında ölüme mahkum edilen Yunan işçi sınıfı 1 Mayıs’ta Atina sokaklarını tutuşturdu. "IMF cuntasına hayır!" diyen binlerce genç molotoflarla çatışarak tepkisini gösterdi.
Tiran, seçimlere hile karıştıran Salih Berişa diktasına karşı son yılların en kitlesel gösterisine sahne olur. Yüz bin kişinin katıldığı 1 Mayıs gösterisine, hilesiz seçim talebi damgasını vurdu.
Kızıl Meydan’da 1 Mayıs!
Revizyonizmin yıkılışı sonrası uzun aradan sonra ilk kez Kızıl Meydan’da toplanan on binlerce Moskavalı işçi, emekçi kendi taleplerini dile getirirken, iktidar yanlısı kimi kesimler de Putin’i destekleyen sloganlar attı. Devrimci öncüsünden yoksun Rusya işçi sınıfının bir kez daha kendi sınıfsal diliyle konuşacağı günler çok uzak olmamalı…
Avrupa’nın Doğu’sunda yeniden alevlendirilen ırkçılığa, işgalciliğe karşı duracak Bolşevik ruhu kuşanmak zorundadır.
1 Mayıs’ ta mayalanan işçi sınıfının öfkesi burjuvazinin tatlı rüyalarını kabusa çevirmeye devam ediyor...
A.VURAL