Sistem gibi iğrenç: İkinci Pozantı vakası

Adana'nın Ceyhan ilçesindeki M Tipi Kapalı Cezaevi'nde 15 yaşında bir çocuk tecavüze uğradı

GÜNCEL
Pazar, 4 Mayıs 2014 (12 yıl 5 ay önce)

İnsanın bedensel ruhsal bütünlüğüne yapılmış en iğrenç saldırılardan birisi daha Adana’nın Ceyhan ilçesinde bulunan M Tipi Kapalı Cezaevinden geldi. Cezaevinden 1 ay önce tahliye olan F.O, koğuş içerisinde günlerce taciz ve tecavüze uğradığını söyledi.



 



Saldırıya uğrayan dört duvar arasında eli kolu bağlı bir çocuk olunca insanın insanlığından utanmaması mümkün mü? Tecavüzü özendiren yayınlar, koruyan yasalar, ek olarak tanık oldukları halde müdahale etmeyen devlet görevlileri... Özcesi sistemin kendisi!



 



2012 yılında Pozantı M Tipi Cezaevi'nde çocuklara yönelik taciz ve tecavüz vakaları zihnimizden silinmemişken bir yenisi de Adana’nın Ceyhan ilçesinde bulunan M Tipi Kapalı Cezaevi'nden geldi. Adli bir olaydan tutuklanan 15 yaşındaki F.O, cezaevine girdikten yaklaşık 10 gün sonra oda arkadaşı M.A’nın önceleri kendine cinsel tacizde, sonraları ise tecavüzde bulunduğunu ve kendisinin darp edildiğini iddia etti.



 



‘Koğuştan alınmak istediğimi hep söyledim’



F.O. fırsatını bulduğu her an görevli personele kendisini koğuştan almalarını, koğuş içerisinde şiddet gördüğünü söylediğini, taciz ve tecavüz olaylarından korktuğu için bahsedemediğini, M.A’nın koğuştaki diğer çocukları da kışkırttığını dile getirdi. Cezaevi görevlilerinin ise kayıtsız kaldığını ve isteklerine önem vermediğini belirtti.



 



‘Kameralara işaret ettim’



F.O. 17 Şubat 2014 tarihinde gerçekleştirilen son tecavüz olayından sonra artık dayanamayarak bağırdığını, idarenin olaydan bu şekilde haberinin olduğunu söyledi. M.A’nın zorla tuvalete çağırması sırasında koğuş havalandırmasını izleyen kameralara idarenin haberi olsun diye işaret ettiğini fakat görülmediğini ifade eden F.O, 17 Şubat’ta M.A’nın kendisine tuvalette tecavüz ettiğini, banyo camının daha önce olmayan bir gazete ile kapatıldığını iddia etti. İdarenin gazetenin kapatıldığı camı kamera yoluyla gördüğünü, fakat bir şey yapmadığını dile getiren F.O, idarenin kayıtsızlığından yakındı.



 



‘Abi görmüyor musunuz?’



Adli Tıp’a gönderilen çarşaf, iç çamaşırı örneklerinden ortaya çıkacak netice yaklaşık 2 aydır beklenmekte. Olay esnasında sesi duyup gelen gardiyanların da ortak ifadelerinde F.O’nun bağırdığı sırada yanına gittiklerinde ağlamış olduğu ve halsiz olduğu geçiyor. F.O’nun iç çamaşırını indirerek, gardiyanlara “Abi görmüyor musunuz” diyerek tecavüz olayının izlerini göstermeye çalıştığı iddia edildi. Olayın ardından ayrı koğuşa alınan ve yönetim gözetiminde tutulan F.O koğuşunda kalan M.A’dan ve diğer koğuş arkadaşlarından şikayetçi oldu.



 



Av. Tugay Bek: Tecavüz kesin



 



Davanın avukatlığını üstlenen İHD MYK ve ÇHD Üyesi Avukat Tugay Bek olayla ilgili olarak şöyle konuştu:



 




F.O koğuşta şiddete maruz kaldığını söylemesine rağmen idare yine de onu aynı koğuşta tutuyor. Son tecavüz olayında F.O’nun infaz koruma memurlarını bağırarak çağırması üzerine savcılık soruşturma başlatıyor. Tecavüz vakası ortaya çıktıktan sonra, F.O. tutuklu kaldığı sürede tekli bir hücrede tutuldu, kendisine psikolojik-sosyal bir destek sunulmadı. Yaşadığı mağduriyet ve travma dile getirilerek yapılan tahliye talebimiz neticesinde, F.O. yaklaşık bir ay evvel tutuklu bulunduğu adli suçtan tahliye edildi. Yaşı küçük F.O.’ya yalnızca TİHV tarafından sosyal ve psikolojik yardımda bulunuldu.




 



Av. Bek, ayrıca cezaevinde F.O’ya cinsel istismarda bulunulduğunun kesin olduğunu, ancak başka mağdurların olup olmadığının bilinmediğini ifade etti. Olayın kamuoyuna yansıması durumunda başka mağdurların da çıkabileceğini dile getiren Av. Tugay Bek, “Bu olayların bir bütün olarak önüne geçebilmek için çocuk cezaevleri ve çocukların tutuklu olarak yargılanması uygulamasına son verilmesi gerekiyor” dedi.



 



Basından