Tarihsel anlamından dolayı bu “yasaklı” meydana girme kararlılığındaydık. Hazırlıklarımızı ona göre yaptık
1 Mayıs işçi emekçilerin birlik ve dayanışma günü bizim açımızdan çok önemli bir gündü. Sınıf mücadelesi cephesinde özellikle de 1977 1 Mayısı'nda katledilenlerin hesabını sormak gerekiyordu. Bu nedenle 1 Mayıs öncesi hazırlığımız, 1 Mayıs'a iyi bir hazırlıkla girmemiz önemliydi. Bu ruhla bütün yoldaşlarla izin günümüzü aynı güne denk getirerek çalışmalarımızı planladık. Afiş olsun stiker olsun elimizden geldiği kadar bütün bölgelere yapmaya çalıştık.
Önceki tecrübelerimizden ve 1 Mayıs'ın yaklaşırken yasaklanması nedeniyle çatışmalı bir 1 Mayıs yaşayacağımızı biliyorduk. Bu yüzden Taksim'in tarihsel anlamından dolayı bu “yasaklı” meydana girme kararlılığındaydık. Hazırlıklarımızı ona göre yaptık.
Beklediğimiz gün geldi, sabahın erken saatlerinde yoldaşlarımızla kararlaştırdığımız yerde buluştuk. Hareketlendik. Taksim'e girmeye çalıştık olmadı. Polis birçok yeri kapatmış, barikatlar kurmuştu. Bizler de bu barikatları yıkmaya, engelleri kaldırmaya çalıştık. Polisin attığı gaz kapsülleriyle yaralanan arkadaşlarımız oldu. Onlara yardım etmeye çalıştık. Polisin bütün saldırılarını püskürtmeye çalıştık. Kararlıydık Taksim'e girmeye.
Çatışırken aklımda hep çatışarak ölen yoldaşlarım vardı, onların izinden gitmeye çalıştık. Dikkatli olmaya, kayıp vermemeye yoğunlaştık. Kalkanı olmayan yoldaşları daha çok geride tutuyorduk, kalkanı olan yoldaşlar önde çatıştık. Çatışma anında polisin kafasına sapanla atılan bir taş isabet etti ve bu kaskını çıkardı. Orada bağırdım “Kaskını tak salak, taş kafana isabet edebilir; sana çatışmayı böyle mi öğrettiler?” diye bağırıp dalga geçtim. Ama orada hiçbir insanın da ölmesini istemiyordum.
1 Mayıs Mahalesi'nden Alınteri sempatizanı