Taksim'e girecektik!..

1 Mayıs'ta 35 bin polis görevlendirilmişti. Bizim orada 2 bin polis vardı. Çatışma saatlerce sürdü

GÜNCEL
Cuma, 9 Mayıs 2014 (12 yıl 5 ay önce)

1 Mayıs işçi sınıfının mücadele günü. Biz bulunduğumuz bölgede propaganda boyutuyla yaygın bir ön hazırlık çalışması yaptık. Bildirilerimiz, afişlerimiz ve stikırlarımızla Anadolu ve Avrupa Yakası'nı önemli ölçüde donatmaya başlayarak hazırlıklara geçtik. Elimizden geldiği kadar bütün çalışmanın içinde bulunmaya çalıştık.



 



Afişlerimizi yaparken insanların tepkilerini alabiliyorduk. Kimileri bize “Taksim'e mi Kadıköye mi gidiyorsunuz” diye soruyorlardı. Biz de, “Tabii ki Taksim'e gideceğiz, Taksim bizim ve bütün işçi ve emekçilerin meydanıdır; orasının bize yasaklanmasını kabul edemeyiz! İşçi sınıfının değerleri orada” oluyordu. '77 1 Mayısı'nda öldürülen insanlarımız var orada, bu değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyordu. Sonra Haziran direnişi var; devletin zorbalığı, pervazsızca saldırganlığı, alaycı yaklaşımları kendi düşüncesinde olamayanları ötekileştirme yaklaşımları bizim bu 1 Mayıs'a daha farklı yaklaşmamızı getiriyordu. Bizim de bir gücümüzün olduğunu göstermemiz gerekiyordu.



 



1 Mayıs günü geldiğinde bölgemizde otobüslere bindik kendi aramızda, “köprüyü kapatacaklar mı, nasıl olacak” diye konuşuyor, “ne olursa olsun o alana gireceğiz” diyorduk. Bizi durdurdukları yerde çatışacak, alana girmeyi zorlayacaktık. Şişli'ye kadar durdurma olmadı, Şişli'de indik. Kasklarımızı eldivenlerimizi taktık, Alınteri önlüklerimizi giydik. Kalkanlarımızı aldık, artık çatışmaya hazırdık. Kalkanlarımızı Haziran'da ölümsüzleşenler için kırılmaz bir şeffaf maddeden özel olarak yapmış, Haziran'da ölümsüzleşenlerin isimlerini yazmıştık. "Ethemce barikata!", "Apoca barikata!", "Alice barikata!"... bütün Haziran ölümsüzleri yanımızdaydı.



 





 



Kalkanlarla bir süre yürüdük çevrede görenler bizleri alkışladılar. Özellikle aşağıya doğru indiğimizde bayağı bir alkışladılar. İnsanların gözlerinin içi gülüyordu. Hemen kortej oluşturduk. Kalkanlı ekip öne geçti, arkasında Alınteri pankartı açıldı ve arkasında da kitlemiz vardı. Polis, “Kalkanlı grup dağılın!” diye anonsa başladı. Önümüzde EMEP'li grup vardı, polis anons etmeye başlayınca bunlar arkaya doğru geçtiler tabii bizler de daha fazla öne doğru çıktık. Polisin anonsu devam etti “Dağılın, kalkanlı grup dağılın!” Polisler direkt bizi hedefe almıştı. Bizler dağılmayı bırakın, öne doğru ilerliyorduk.



 



İlerlediğimizi gördüklerinde TOMA hareketlenmeye ve gaz fişekleriyle bize saldırmaya başladı. Önceden yaptıkları açıklamada insanlara isabet etmeyecek tarzda gaz sıkılacak demişlerdi. Fakat öyle olmadı ve polis pervasızca saldırdı. Direkt kafaları hedef alarak ve insanları öldürmeye yönelik saldırıyorlardı. Biz de zaten her şeyi göze almıştık, ölsek bile Taksim'e gireceğiz diye çatışıyorduk. Bulunduğumuz alanda yaklaşık 5 yüz kişi vardı ve bunların 100'ü çatışıyordu. Özellikle biz kalkanlı olan ekip önden hiç ayrılmadık ve kitlenin çatışmaya katılması noktasında da çaba sarfettik. Barikatlar kuruldu, taşlar getirildi, sapanlarımız, havai fişeklerimizle bayağı bir çatıştık. 4-5 tane barikat oluşturduk. Polis çok kalabalık olduğu için hemen müdahale etmeye çalışıyorlardı. Bildiğim kadarıyla 35 bin polis görevlendirilmişti. Bizim orada 2 bin polis vardı. Bir çevik kuvveti püskürttük hemen arkasında başka bir ekip geldi. Fakat çatışma saatlerce sürdü...



 



Alınteri okuru