Ankara Alınteri okurları ve Ethem’in yoldaşları olarak 1 Mayıs’ı Ethem’in vurulduğu yerde kutlama kararındaydık
Ankara Alınteri okurları ve Ethem’in yoldaşları olarak biz kesinlikle 1 Mayıs’ı tam da anlamına uygun bir şekilde işçinin, emekçinin birlik, mücadele günü olarak Ethem’in vurulduğu yerde kutlama kararındaydık. Faşist baskılar, adeta olağanüstü hal ilanını andıran görüntüler ve Kızılay Güvenpark’ın demir ve polis yığınaklarıyla doldurulması bizim yoldaşımızın vurulduğu yerde olmamıza engel değildir!. Bizler o ihtilalci ruha, devrim ve sosyalizm inancına iliklerimize kadar inanmışız. 1 Mayıs Alanı Ankara’da Ethem yoldaşın katil polis tarafından katledildiği yerden başkası değildir.
Osman, Fatih, Tahsin… Ethem'den aldığımız ihtilalci bilinçle yaşımız kaç olursa olsun, ödeyeceğimiz bedel ne olursa olsun biz 1 Mayıs’ta Ankara’da Ethem’in vurluduğu yerde olmaya sözleşmiştik. Hazırlıklarımızı da buna göre yaptık. Bizler genç yoldaşlara örnek olmalıydık, onlara “şunu şunu yapmalısınız” derken biz de pratikte önlerini açacak, örnek alacakları bir pratik sergilemeliydik.
Faşist devlete ve uygulayıcılarına bizi Ethem’in vurulduğu yerde olmaktan hiçbir gücün alıkoyamayacağını göstermeliydik. Orada olmanın yollarını bulmalıydık. Beş-altı yoldaş oturup saatlerce buna kafa patlattık ve sonunda nasıl orada olacağımızı bulduk. Bazı yoldaşlarımız köprüye Ethem’in pankartını açacaklar, bazıları Alınteri pankartını açacaklar, biz de saat tam 12:30'da Ethem’in vurulduğu yerde olacaktık. Bir yoldaşımız baloncu kılığında Ethem’in vurulduğu yere girecek aynı anda diğer on beş kişi de bir şekilde gözaltına alınmadan aynı anda orada olacaklardı. Hazırlıklar yapıldı, pankartlar hazırlandı, balonlar alındı, sepet ayarlandı, ama dikkat etmemiz gereken bir husus vardı; Ethem’in resminin olduğu pankartı ne olursa olsun düşmana vermemek!...

Bizler heyecanla 12:30′da orada olmak için hazırlandık. Ama sakin olmalıydık, heyecanımızı göstermemeliydik, Ethem’in vurulduğu yerden Ethem’in resminin olduğu pankartı havalandırmadan hiçbir sıkıntı olmamasına dikkat etmeliydik. Düşmanı hiç beklemediği bir şekilde şaşırtmanın hazzını yaşamalıydık, düşman ne yaparsa yapsın “Kızılay bizim, biz her şekilde gireriz” demeliydik ve dedik de...
Saat 12:30′a doğru balonlarla birlikte yaşlı bir baloncu, o demir yığınlarının ve çevik ablukasının, oluşturduğu yüksek güvenlikli alana doğru yol alıyor. Polisler şaşkın, yaşlı bir baloncu ekmek parası için olmadık yerde, yanlışlıkla gelmiş, ne yapacaklarını bilemez gibiler. İşte tam Ethem’in vurulduğu yerde, birden sağdan soldan gelen beş kişi var; balon almaya geliyorlar sanki... Saat tam 12:30 ve hep birlikte “Ethem burada” yazılı, Ethem resimli kocaman bir 1 Mayıs sepeti havalanıyor.
İşte Ethem ve 1 Mayıs birleşti anlamına uygun bir şekilde, Ziya Gökalp Caddesi'nde çatışmalar başladı, biz de görevimizi yerine getirebilme huzuruyla çatışan yoldaşlarımızın yanına ulaştık. Pankart asmakla görevli olan yoldaşlar da görevlerini başarıyla yerine getirmişler Ethem’in resminin olduğu pankartı düşmana vermeden çatışmalar başladıktan bir süre sonra toplamışlardı.
Alınteri okuru