Katilleri biz yargılayacağız!

Ayların en görkemlisine, ölümsüzleşenlerimizin halen taze bir nefes gibi yankılanan seslenişleriyle giriyoruz

GÜNCEL
Cuma, 9 Mayıs 2014 (12 yıl 5 ay önce)

1 Mayıs’ın ertesinde Haziran İsyanı’nın hemen arifesindeyiz… Mayıs ayı boyunca, geçen Haziran’da ölümsüzleşenlerimizin katillerinin sözümona yargılandıkları davaların duruşmaları var: 12 Mayıs’ta Ali İsmail’in,  21 Mayıs’ta Mehmet Ayvalıtaş’ın, 26 Mayıs’ta Ethem yoldaşın katilleri, burjuvazinin o köhnemiş mahkemelerinde aklanmaya, alışıldığı gibi kollanıp korunmaya devam edecekler.



 



Yine her zaman olduğu gibi asıl mahkeme işçi ve emekçilerin duruşma salonlarında, mahkeme önlerinde,  sokaklarda, yaşamın tüm alanlarında koyacakları tepki ve bu tepkinin somutlaşacağı iradeyle kurulacak. O katillere tetik bastıran burjuva efendileri, onların mülklerini bekleyen mahkemeleri Ali’yi, Mehmet’i, Ethem’i bir kez daha öldürmeye çalışarak, asıl olarak bu iradeyi ezmek isteyecekler.



 



Ayların en görkemlisine, ölümsüzleşenlerimizin halen taze bir nefes gibi yankılanan “bizimle, hep birlikte açtığımız o özgürlük yolundasınız değil mi?” seslenişleriyle giriyoruz. 27 Mayıs’ta başlayıp tüm bir Haziran’a, oradan da aslında bugüne ve geleceğimize uzanan o masmavi özgürlük çığlığı, büyütülmek, kararlı bir doğurganlığa dönüşmek üzere yankılanmaya devam ediyor.



 



1 Mayıs’ta hemen tüm kavga barikatlarında “buradayız!” diye seslendiler bugünümüze, yarınımıza… O alanlara giden hemen tüm yüreklerde onlardan bir parça, nefeslerinde onlardan bir ses vardı. Genç, yaşlı, kadın, erkek kavga alanlarına akan her birimiz göğsümüze kondurduğumuz onur nişanı yaptık isimlerini, nabızlarını nabızlarımıza kattık, “sizinleyiz!” dedik, sizden öncekilerle olduğu gibi…



 



Şimdi katillerinin yüzüne de aynı anlamları haykıracağız!



 



12 Mayıs’ta Ali İsmail için Kayseri’de olacağız. Onun o tertemiz genç gülümsemesini yüreğimize yazarak “Katilleri biz yargılayacağız!” diyeceğiz. Onun hesapsızlığı, genç isyanı ve gelecek düşlerine sımsıkı sarılarak…



 



21 Mayıs’ta Mehmet için İstanbul Kartal Adliyesi’nde olacağız. Genç bir emekçinin yüzüne oturan o tevazu denizinin dip dalgalarının, hırçın akıntılarının sesini sesimize katacağız. Fadime Ana’nın tüm anılarımızın kadim ahıyla birleşen ahını o mahkeme salonlarına salacağız!



 



26 Mayıs’ta Ehem yoldaş için Ankara Adliyesi’nde olacağız. Proletaryanın sıkılı yumruğu gibi sıkacağız yumruklarımızı, Ethemce!.. Katilin getirileceği o duruşmada artık mide bulantısına dönüşen o çirkef tiyatro sahnesine tekmemizi, Ethem’in gücünü gücümüze katarak vuracağız!  



 



1 Mayıs barikatlarını Haziran’ın içine taşırken de bunun gücü ve tazelenmiş soluğuyla yeni Ethem’ler doğuracak Haziran’lara merhaba diyeceğiz! 15-16 Haziran’la, Fatih’lerimizle buluşan Ethem’leri tarihin o eskimeyen yasasıyla bir kez, bir kez daha çoğaltarak irademize katacağız!