Yine polis saldırısı yine direniş!

Oranienplatz’ın yıkılmasından sonra başlattığımız sokak açlık grevi bizim yeniden toparlanmamızı sağladı

DÜNYA
Salı, 13 Mayıs 2014 (12 yıl 5 ay önce)

Turgay Ulu



 



Oranienplatz’daki direniş çadırlarımızın kolonyalist bir yöntemle yıkılmasından sonra başlatmış olduğumuz açlık grevine ara vermiştik. Çünkü senatodan Aydan Özoğuz ile görüştük ve sorunun çözümü için 5 maddelik yazılı bir belge aldık. Bunun üzerine, bir dahaki görüşmeye kadar açlık grevine ara verdiğimizi açıkladık.





Senato’dan Aydan Özoğuz ile yaptığımız ikinci görüşme oldukça sert geçti. Senato, ilk iki talebimizle ilgili olarak olumlu yanıt veriyordu ancak üçüncü taleple ilgili olarak kendisinin yetkili olmadığını söylüyordu. Biz de doğal alarak kendisi yetkili değilse yetkili başka birileriyle görüşme sağlamasını istiyorduk. Konuşmanın başlarında bunun mümkün olmayacağı yönünde bir yaklaşım sergilediler. Bunun üzerine biz, görüşme salaonunda açlık grevine tekrar başladığımızı ve bulunduğumuz salonu işgal ettiğimizi açıkladık. Bu tutum onları oldukça şaşırtmıştı. Görüşmeyi koordine eden bir yetkili “kızımın doğum günü, siz burayı işgal ederseniz ben de buradan dışarı çııkamam “ diyerek mağdur olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Senatodan biri eğer işgale son vermezsek polis çağıracağını söylüyordu ve bunu için bir yandan üzgün olduğunu da söylemeden etmiyordu.





Biz mültecilerin de bir doğum tarihleri var ancak biz doğum günlerimizi kutlayacak bir yaşam koşuluna sahip değiliz. Karşımızdakiler bunu akıl edemiyorlardı. Her sınıf kendi çıkarını öne çıkarır biz de böyle yaptık.





Ancak aradan bir saatlik bir bekleme süresi geçtikten sonra senato, içişleri bakanlığıyla bir görüşme ayarlanması için söz verdi. Birkaç gün sonra direniş alanımıza gelen yetkiliye bildirimizi verdik. Şimdi bu bildiriye verecekleri cevabı ve içişleri bakanlığıyla yapılacak görüşmenin tarihini bekliyoruz.





İkinci sert görüşmeden bir gün sonra sabah saat 06:00 sularında polisler kalabalık bir ekiple yattığımız yere geldiler ve yatmanın yasak olduğunu söylediler. Üzerine yatığımız malzemelerin derhal toplanmasını istediler. Buna karşı çıktık ve yataklardan kalkmayı reddettik. Bunun üzerine polisler bize bir saatlik bir süre tanıdılar.





Polisin verdiği süre dolmuştu ve yataklarda oturur vaziyette kolkola girdik. Polisler üzerimize çullandılar. Herbirimizi uzun direnişten sonra tek tek sökerek attılar. Sloganlar eşliğinde tüm eşyalarımıza polisler tarafından el komuldu.





Biz tam basın toplantısı yapmaya başlamışken, bu sırada tuvalete giden bir arkadaşı gözaltına aldılar. Hemen olay yerine koştuk ve arkadaşımızın bekletildiği polis otosunun hareket etmesini engellemek için arabanın önüne ve arkaasına yattık. Uzun bir çatışmadan sonra gözaltındaki arkadaşımız küçük bir arabaya aktarılarak kaçırıltı. Gözaltına alının arkadaşımız, operasyonu yöneten polis şefine hakaret etmek ve ona vurmakla suçlanıyordu. Anyı günü akşamına arkadaşımız serbest bırakıldı.





Hem açlık grevi sırasında ve hem de sonrasındı polis her türlü baskı aracını kullandı. İlk başlarda 'yatmak yasak' diyerek bizi uyutmuyorlardı. Gece gelip bizleri dürtüyor ve gözlerimize ışık tutuyorlardı. Daha sonra üzerine yattığımız malzemeler ya da yağmurda üzerimize çektiğimiz plastikleri yasaklıyorlardı. Bu şekilde bizim yorulup çekileceğimizi düşünüyorlardı.



 







Biz açlık grevine ara vermiştik. Başka bir grup mülteci arkadaşımız da Alexanderplatz’da açlık grevine başladılar. Arkadaşlar, parlamentodan bir görüşmeci gelmeyince direnişi ölüm orucuna çevirdiler. Birkaç kişi baygınlık geçirip hastanelere kaldırıldılar.





Son olarak da bu arkadaşlar ünlü bir kiliseyi işgal ettiler. Sokakta olan direnişçi mülteciler olarak oturum hakkıyla ilgili bir çözüm formüle ettik. 23. maddeden oturum vermelerini önerdik. Bu maddeden oturum genellikle politik gruplara veriliyor.





Senato ile yaptığımız görüşmelerde bizim politik bir hareket olarak tanınma isteğimizi onlara anlattık. Mahkemeler bizim eylemlerimizin politik olduğu ve suç olduğu yönünde birçok karar verdiler. Mahkemelerin politik hareket olarak tanımlayıp cezalar verdiği hareketimiz parlamento tarafından da politik bir hareket olarak tanınmalıdır ve bu maddeden oturum verilmelildir. Şimdi içişleri bakanlığı ile yapacağımız görüşmelerde bunu öne çıkaracağız.





Alman devleti 23. maddeden oturum vermeye pek yanaşmıyor, böyle bir şey olursa bunun henüz harekete geçmemiş mülteciler için emsal teşkil edeceğini düşünüyorlar.





Oranienplatz’ın yıkılmasından sonra başlattığımız sokak açlık grevi bizim yeniden toparlanmamızı sağladı. Brüksel yürüyüşü start almak için sona doğru yaklaşıyor. Her şeyi ayarladık gibi. Cumartesi günü yola çıkacağız.





Brüksel yürüyüşü toplantılarından sonunucusuna Meksika’dan da bir grup gelmişti. Orada da bir yürüyüş planı varmış. Yarın yapacağımız basın toplantısını, diğer ülkelerden gelen delegasyonlarla birlikte yapacağız.





Eğer gerekli koşulları oluşturabilirsek önümüzdeki hafta DGB Sendikası'nın bir haftalık kongreleri olacak. Tabandaki sendika şubeleriyle birlikte bu kongrede mültecilerin neden bir sendika kurma hakkı olmadığını sormak ve direnişi işçi sınıfı ile birlikte yapmak için görüşlerimizi açıklayacağımız bir eylem gerçekleştirmek istiyoruz.





Yaşasın İnsanlaşma ve Ortaklaşma Mücadelemiz!





12 Mayıs 2014

Berlin