Aliağa Belediyesinde işten atılan 104 taşeron işçisiyle dayanışmak için eylem yapıldı
Aliağa Belediyesinde işten çıkarılan (atılan) 104 taşeron işçisiyle dayanışma ve haklı direnişlerini sahiplenmek için Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen miting Belediye binası önünde toplanmayla başladı.
Burada ilk sözü alan Aliağa Petrol-İş şube başkanı Ahmet Oktay, "Petrol-İş şubesi olarak direnişlerinin 10. gününü bitiren belediye işçilerinin yanında olduklarını, işten atılan işçilerin belediye kapısından içeri girerek tekrar işbaşı yapacakları ana kadar mücadelelerini kararlı bir şekilde sürdüreceklerini" söyledi.
Düzenli kortejlerin oluşturulmasından sonra yürüyüşe başlayan kitle İstiklal Caddesi üzerinden başlayarak Aliağa Hükümet Konağı, Dörtyolağzı ve oradan da direniş çadırlarının olduğu Belediye Meydanı'na kadar yürüdü.
Kortej düzeninin en önünde işten atılan işçilerin çocukları ellerinde taşıdıkları dövizlerle yer aldı.
Yürüyüş esnasında kitle “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!”, “Susma haykır taşerona hayır!”, “Susma haykır Soma katliamdır!”, “Soma'nın hesabını soracağız!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Serkan Acar şaşırma, sabrımız taşırma!”, “Yaşasın sınıf dayanışması!” sloganlarını gür bir sesle haykırdı.

Yürüyerek ve sloganlarla belediye binası önündeki meydana gelindiğinde platform adına DİSK Genel-İş 5 no'lu Şube Başkanı Naci Çetin söz aldı. Çetin, "Öncelikle bugün aramızda bulunan bütün emekçileri, dernek ve sendika kuruluşlarını, basın emekçilerini ve siyasi örgütleri gösterdikleri bu sınıf dayanışmasından dolayı selamlıyorum" dedi.
Soma katliamında yaşamını yitiren madenciler için bir dakikalık saygı duruşmasıyla başlayan basın açıklaması “Susma haykır Soma katliamdır!”, “Soma halkı yalnız değildir!” sloganlarıyla başladı.
Daha sonra basın metnini okumaya başlayan Çetin, "Sorumlu ortadadır. Meclis kürsülerinde AKP'yi işçi düşmanı gösteremezsiniz diyerek inceleme önerisini reddedenler, her ölümün ardından kader diyerek üzerini örtmeye çalışanlar yüzlerce işçinin katilidir" dedi.

Konuşmasının devamında ise şunları vurguladı: "AKP, aç gözlü sermayenin daha çok karı için tüm alanlarda özelleştirme ve kuralsızlaştırma/taşeronlaştırma ile azgın bir sömürünün önünü açtı. Kamu işletmeleri bir bir özelleştirildi. Özelleştirme ve taşeron sistemiyle işçilerin, kamu emekçilerinin ve diğer çalışanların tüm güvenceleri ellerinden alındı. Güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları ortadan kaldırıldı. Özelleştirilen madenlerde ve işyerlerinde daha çok sömürü ile daha çok kar elde edilip bir avuç sömürücü,i şçinin emeği ve kanı üzerinden zenginleştirildi.
Fatura her zaman işçilere,emekçilere çıkıyor, çıkarılıyor...
Sermaye ve işveren mantığı her zaman kendisinin haklı olduğunu iddia etmiştir. Aynı mantığın bir diğeri Aliağa Belediyesi Başkanı Serkan Acar'la karşımıza çıkıyor. Belediye Başkanı seçilmeden önce 'Belediyede çalışan, emek veren hiçbir kimseyle, hangi siyasi düşüncedeymiş, hangi memlekettenmiş önemli değil emek veren-çalışan herkesin hakları korunur' diyordu. Seçildikten sonra ilk icraatı 104 taşeron çalışanını işten çıkarmak oldu..
Belediye yönetimini bir kez daha uyarıyoruz!
İşçilerin temsilcileriyle önşartsız masaya oturun!
Yanlışınızdan dönün. Atılan işçileri geri alın!
İşyerinde ve kentte huzuru ve barışı bozmayın!
Biliniz ki iş-ekmek yoksa barış da olmaz!

Basın metninin okunmasının ardından Yeni Kapı Tiyatrosu'nun sergiledikleri sokak tiyatrosundan sonra eyleme son verildi.
Alınteri / İzmir