Barzani saldırıda atağa geçti

Barzani PYD ile "ittifak bozulmuştur" dedi, Güney Kürdistan'da birçok yere baskın düzenletti

AGÎRE JÎYAN
Pazartesi, 19 Mayıs 2014 (12 yıl 3 ay önce)

Emperyalist güçler arasında yaşanan güç ve hegemonya savaşının Ortadoğu'nun bütününde yarattığı sarsıntıların barometresi niteliğindeki Suriye'de tüm karşıt güçlerin üzerinde hemfikir olduğu tek konu var: Kürtlerin ortaya çıkan fırsatı değerlendirerek Rojava'da demokratik-özerk bir yapı oluşturmuş olmaları!



 



Fakat Rojava ile ilgili hoşnutsuzluğunu en yüksek perdeden tekrarlayan ve işi çetelerin silahlandırılması, Rojava sınır kapılarının kapatılarak halkın cezalandırması, sınıra hendekler kazılması ve Rojava konusunda varolan toplumsal sempatinin kırılmasına dönük spekülasyonlar üretilmesine vardıran Barzani ve Türkiye oluyor.



 



Türkiye, hendekler, kalekollar, örülen duvarlar, silahlandırılan çeteler üzerinden saldırganlığını sürdürüyor. Çeteler ellerini kollarını sallayarak sınırdan geçerken o sınırlar Kürtler için mezara dönüştürülmeye çalışılıyor. Bu gerçek, dün akşam katledilen genç bir kadının ve kafasına kurşun sıkılan 13 yaşındaki çocuğun bedenlerinde altı çizilerek hatırlatılmak istendi!



 



Barzani ise Rojava devrimini karalamak, onu Kürt halkı ve uluslararası kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmak için kapsamlı bir çalışmanın düğmesine basmış görünüyor. Daha önce PYD’yi Esad gericiliği ile işbirliği yaptığı, Kürt halkının toplumsal yapısına aykırı marjinal bir çizgi izlediği spekülasyonları ile karalamaya çalışan Barzani, bugün de KDP’nin resmi sitesinden PYD için “tekçi”, “yasakçı” yakıştırmalarında bulundu.



 



Gazetecileri, sırf Barzani ailesini eleştirdikleri için hapse yollayan Barzani değilmiş gibi demokrasi dersi vermeye kalkışılan açıklamada, esas karın ağrısının ne olduğu da son bölüme eklenen “ittifak bozulmuştur” ibaresinde dile geliyor.



 



Kürt halkı nezdinde 4 parçanın liderliğine oynayan ve Türkiye ile işbirliği içinde buralardan parsa koparmaya çalışan Barzani, geçtiğimiz yıl bu niyetle hami havalarına girerek imzaladığı "işbirliğ protokolünü" (zaten hiç uymadığı!) şimdi "PYD yöneticilerimizi tutukluyor, sınır dışı ediyor, siyasette tekçi davranıyor" demagojileri ile iptal ettiğini söylüyor! Bu demogojilerle girişeceği saldırganlığa toplumsal meşruiyet zemini yaratmaya çalışıyor.



 



Nitekim daha kapsamlı bir saldırının düğmesine basıldığını, “ittifak bozulmuştur” açıklaması ile eşzamanlı olarak Güney Kürdistan’da Kürt ulusal hareketine yakın kurum ve partilere baskın düzenleyerek göstermiş oldu. Basına yansıyan bilgilere göre Barzani’ye bağlı peşmergeler bugün, içinde Dicle Haber Ajansı (DİHA) bürosunun da olduğu pekçok kuruma baskın düzenleyerek, çalışanlarını ve yöneticilerini gözaltına alırken, eşyalarına da el koydular.



 



Baskın yapılan adresler arasında Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi (PÇDK), Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) ofisleri, Kürdistan Yurtsever Gençlik Merkezi’nin Erbil, Duhok, Zaxo büroları ile Kürdistan Özgürlükçü Kadın Kurumu’nun (Saziya Jinên Azadixwazi Kürdistan RJAK) Erbil’deki merkezi ve Weşana Roji Welat Dergisi’nin Dihok ile Zaxo’da bulunan büroları bulunduğu öğrenildi.



 



Baskınların gerekçesi ve gözaltına alınanların tam sayısı hakkında herhangi bir bilgi edinilemezken, Erbil’de gözaltına alınanların Genel Asayiş merkezine götürüldüğü öğrenildi.



 



KDP Erbil yönetimi, önceki gün de, PÇDK’liler tarafından 1997′de Hewler’de yaşamını yitirenleri anmak amacıyla, ‘Hewler Katliamında Yaşamın Yitirenlerin Yakınları Hêvî Derneği’nin Kürdistan Parlamentosu önünde yaptığı ve PÇDK’lilerin de katıldığı eyleme tepki göstererek, PÇDK’yi yasadışı ilan etmişti.



 



Türkiye ile eşgüdümlü hareket eden Barzani’nin bu tutumu bu kirli ittifakın önümüzdeki günlerde daha saldırgan bir karakterle karşımıza çıkacağının açık ifadesidir. Bu baskın ve açıklamaların sonraki adımı ulusal harekete karşı açıktan silah kullanmaktır. "Süreç" denilen şeyin tercümesi de buradadır.