Gazetemiz baskıdayken Soma katliamının hayatımıza kapkara çöken acı dumanıyla karşılaştık
Alınteri'nin Mayıs sayısı çıktı. Gazetemizin çıkışındaki anormal gecikme iki nedenden kaynaklandı: Bunlardan birincisi şirket devri ve onun gerektirdiği hukuki prosedürlerin tamamlanması süreciydi. Bu işlemlerin bitmesinin ardından 1 Mayıs ertesinde çıkışa hazırdık. Ancak bu kez önce matbaa aşamasında karşımıza çıkan teknik aksaklıklar, ardından Soma katliamı yeni bir gecikmeye sebep oldu. Zaten gecikmiş olan baskıyı durdurarak bazı sayfaları yeniden düzenleyip Soma katliamına ilişkin ilk haber ve eylemleri yansıtma çabasına girdik.
Sayımızın aşağıda yayınladığımız Alınteri'nden köşesinde de altını çizdiğimiz gibi:
Sizlerin katkı ve destekleriyle daha zengin, daha doyurucu ve zamanında çıkan yeni sayılarımızda buluşmak dileğiyle...
Gazetemiz baskıdayken Soma katliamının hayatımıza kapkara çöken acı dumanıyla karşılaştık. İsyanımızı doruğa çıkaran bu tam teşekküllü cinayet sokağa çıkan öfkemizle yanıtlanıyor. Bazı sayfalarımızı bu nedenle değiştirerek Soma katliamıyla ilgili haberlere yer veriyoruz.
Sayımız, 1 Mayıs’ın ertesinde Haziran’ın arifesinde çıkıyor. Doğal olarak da bir kavga gününün dağarcığımıza, yüreğimiz ve bilincimize bıraktıklarıyla; önümüzdeki kavga günlerine köprü oluşturuyor. 1 Mayıs’tan Haziran’a; Haziran’dan Eylül’e uzanacak bir süreçte sıkıca sarılmamız gereken temel noktanın ne olduğunu tanımlama çabasıyla hareket ediyor. Burjuvazi ve devletinin saldırı hazırlıklarıyla birlikte düşündüğümüzde örgütsüz, arayış içinde olan kararsız kitlelerin örgütlü bir güce dönüşmesi için her zamankinden daha fazla enerji ve yaratıclıkla hareket edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. İlle de örgütsüz proletaryanın fabrikalarda, atölyelerde, işyerlerinde örgütlenmesi, örgütlenmesi diyor…
1 Mayıs anlatımları ve haberleri ile 1 Mayıs’ın ruhunu resmetmeye çalıştığımız sayfalarımızı bu bilinci öne çıkaracak bir yaklaşımla hazırladık.
Süren işçi direnişlerinin önümüzdeki dönem için mayaladıklarını varolan dinamiklere vurgu yaparak görünür kılmaya çalıştık.
Ezilenin ezileni emekçi kadınların direniş içindeki dönüşümünü Greif’ten bir kadın portresi ile taşıdık kadın sayfamıza. Haziran’da ölümsüzleşenlerimizin annelerinin kararlı çığlığını, dünyanın her yerinde tırmanan kadın cinayetlerinin içimizde yarattığı derin öfkeyle birleştirdik. Kürt kadınının bitmeyen hikayesini yeni bir örnekle taşıdık…
Kürt siyasal hareketinin gelinen noktada hangi tehlike ve risklerle karşı karşıya olduğunu son politik açılımları ışığında ele almaya ve bunu Türkiye işçi sınıfının bugünkü durumu içinden yeniden değerlendirmeye çalıştık. Kürdün o her alandaki ezilmişliğinin kolektif hikayesini Greif işçisinin hikayesiyle birleştirdik.
Gençliğin 1 Mayıs’taki soluğunu bizzat genç kalemlerin akıttığı ruhla taşıdık sayfamıza.
Dünya işçi ve emekçileri cephesinden olup bitenlere bir pencere açarak ufkumuzu genişletmek istedik.
Kısacası sayımız yeni kavga günlerine hazırlığın ruhu ve heyecanını taşıyan bir sayı oldu.Sizlerin katkı ve desteği ile daha zengin bir gazete yaratacağımız inancıyla…