Schengen eylemlerinde hem yeni mülteciler hem de yeni destekleyiciler gelmişlerdi...
Bugün normalde bir spor salonunda konaklayacaktık. Ancak, dün Schengen'de Frontex anıtını dikenli tellerle çevirdiğimiz ve Frontex anıtına boyalarla yazılar yazdığımız için konaklayacağımız yerin belediye başkanı, burada konaklamamız için bize önceden verdiği izni iptal etmiş. Frontex anıtını boyaladığımız için bizi cezalandırmış oldu. Bu karar iyiye işarettir. Eğer devletler bize karşı yaptırım uyguluyorlarsa demek ki onları rahatsız etmeyi başarmışız. Eğer bize karşı kayıtsız kalıp hiçbir yaptırım uygulamıyorlarsa demek ki eylemlerimiz etkisiz kalıyor.
Bir ormanlık alanda konakladık. Elektrik ve su ihtilacmızı Luxemburg'dan gelen destekleyiciler sağladılar. Henüz internet erişimini sağlayamadık ama internet erişimi için de bir tim oluşturduk, onlar internet sağlamaya uğraşıyorlar.
Bugün çok uzun yürümedik. Ama hava çok sıcaktı ve öğlen paydosu için seçilen yer ağaçsız, çıplak bir alandı. Tepeden vuran güneş bizi rahatsız etti. Ağaçsız çıplak bir alanda mola verildiğinde hem güneş hem de yağmur olasılığına karşı hazırlıksız yakalanmış oluyoruz hem de insanlar tuvalet ihtiyaçlarını rahatça karşılayamıyorlar. Mola yerini seçen arkadaşlar, yürüyüş konusunda deneyimsiz olduğu için düz bir çıplak alanın iyi olacağını düşünmüşler. Deneye yanıla insanlar öğrenmiş oluyorlar.
Schengen eylemlerinde hem yeni mülteciler gelmişlerdi ve hem de yeni destekleyiciler gelmişlerdi. Bu yeni gelenlerin bir kısmı dün akşam ve bu sabah geri döndüler. Ama hala hergünkü sayımız 50 ile 100 arasında değişiyor.
Schengen'de yaptığımız değişik eylemlerin haberleri Luxemburg basınında çkmış.
Luxemburg'dan gelen arkadaşlar yanlarında bu gazetelerden getirdiler ve haberi bize çevirerek okudular. Küçük bir haber yapmışlar ama idare eder. Kağıtsız mültecilerin sınırları kırdığını yazmışlar ve eylemlerimizden birkaç fotoğraf koymuşlar.
Bugün öğle yemeğinde, İngiltere'de yürüyüş yapan mülteci direnişçilerden telefon geldi, onlarla canlı konuşmalar yaptık. İki direniş arasında uzaktan da olsa bağ sağlanmış oldu.
Dün konakladığmız yerde voleybol sahası vardı. Birer takım kurup voleybol oynadık. Ama kuralları tam uygulamadık. Yenme ve yenilme durum olmadı. Sadece voleybol oynamış olduk. Hem oyunda mutlaka bir kazanan ve kaybeden tarafın olması gerekmez. Bazen spor yapmak için oyunlar oynanabilir. Kapitalist sistem içindeki tüm oyunlar spor için değil, kazanmak ve ya kaybetmek üzerine kuruludur. Bu kazanma sadece soyut bir kazanma değil, aynı zamanda para kazanma amaçlıdır.
Daha önce konuk olduğumuz bir yerde Romanların kaldığı bir mülteci kampını ziyaret etmiştik. Bugün aldığımız bir habere göre bu kampı polisler basmış ve insanların kimliklerini toplamışlar. Çok sayıda polis ekibi olay yerine sevkedilmiş ancak bu polis operasyonunun neden yapıldığını henüz öğrenemedik.
Bugün yeni bir mutfak grubu geldi. Daha önce Amsterdam'dan gelen mutfak ekibi biraz mola verdi. Vedalaştığımız mutfak kolektifi yürüyüşün ilerleyen günlerinde yeniden geleceklerini söyleyip ayrıldılar.
Her gün birlike yürüdüğümüz insanlarla doğal olarak sohbetler ediyoruz. Dil sorunu tam olarak kendimizi ifade etmeyi engellemiş olsa da gene çat pat anlaşıyoruz. Bugün Bosnalı bir arkadaşla sohbet ettik. Balkanlar'da Tito rejiminden sonra yaşanan etnik çatışmaların nedeni üzerine sohbet ederken konu doğal olarak sosyalizm meselesine geldi. Avrupadaki aktivistler genellikle ezbere bir bakışa sahipler. Yaşanmış sosyalizm denemelerinde hiçbir pozitif yan görmüyorlar. “Diktatör” diyerek kestirip atıyorlar. Neden soyalizm denemelerinin dünyada atmosferi belirlediği zamanlarda bu kadar etnik çatışmanın ve savaşların olmadığı gerçeğini göremiyorlar örneğin. Tabii ki sosyalizm denemelerinde çok sayıda hatalı ve yanlış şeyler vardı. Ama bu, bir tarihi dönemi tamamen negatif olarak değerlendirmeyi gerektirmez.
Bizimle tanışan insanlar doğal olarak Avrupa'daki devrimci hareketi nasıl değerlendirdiğimizi soruyorlar. Onlara analizimizi açıkça söylüyoruz. Avrupadaki insanlar ciddi anlamda bir devrim istemiyor. Çünkü sistemin karakteri gereği, buradakiler işini, tatilini, ailesini, diskosunu, yaşamını kaybetmek istemiyorlar. Hala kaybedecek çok şeyi olduğunu düşünenler ciddi bir devrim mücadelesine girişemiyor. Her zaman önce kendisini düşünüyor. Kendisi için ayırdığı zaman ve enerjiden zaman kalırsa, bu zamanı da hobi devrimciliği yaparak geçiriyorlar.
Avrupa'daki politik atmosfer her zaman böyle olmayacakır elbette. Yunanistan da bir Avrupa ülkesi ama oradaki mücadele krizden dolayı, artık insanların kaybedecek şeyleri kalmadığından dolayı yükseliş yaşıyor. Ancak dünyanın her yerinde olduğu gibi Avrupa'da çok ciddi bir öznel etken boşluğu var. Kendisine komünist parti diyenler bürokratlaşmış, sendikalar işçi sınıfının haklarını savunmaktan çok uzaklar, diğer muhalefet hareketinin de bir perspektifi bulunmuyor.
Yürüyüşün hazırlık aşamasından beri oluşturmuş olduğumuz çalışma komiteleri vardı. Medya grubu, eylem grubu, mutfak grubu, altyapı grubu gibi çalışma gruplarını, yürüyüşe katılan yeni insanlara tanıtıyoruz ki bu çalışma gruplarında yer alıp iş yapmak iseyenler katılsınlar.
Bugünkü yürüyüşümüzde hiç polis görmedik. Bugüne kadar yürüyüş kolunun önünde ve arkasında sürekli bir polis ekibi yer alıyordu ancak bugün gün boyunca hiçbir polis yoktu.
Haberimiz olan tüm mülteci direnişlerine dektek mesajları gönderiyoruz. Dün de Hannover'deki mülteci direnişi kampına pankartı bir mesaj gönderdik.
Yaşasın İnsanlaşma Ve Oraklaşma Mücadelemiz!
2 Haziran 2014
Turgay Ulu