Yeni tasarıda kadın yok!

Meclis'teki "torba" özünde mahkemelerin N.Ç davasında sergiledikleri rezalete yasal bir çerçeve kazandırıyor!

KADIN
Perşembe, 5 Haziran 2014 (11 yıl 10 ay önce)

Tayyip Erdoğan, 11 Mayıs'ta yaptığı bir konuşmada kadın ve çocuklara dönük şiddetin çok ağır cezalarla mahkum edileceği yeni bir yasa tasarısının hazırlandığını duyurmuştu. Tayyip Erdoğan'ın “Kadına el kaldıran insanlığa el kaldırmıştır, çocuğa el kaldıran, şiddet uygulayan, bir insan dahi olamayacak derecede alçalmıştır. Son hazırlığını yaptığımız yasa tasarısı, bu konuyla ilgili cezaları ciddi manada artıran bir yasa tasarısı olacaktır. Böyle bir kapıdan gir, öbür kapıdan çık yok... Çok ciddi ağır cezalar getiren bir yasal düzenlemeyi Meclis'e pazartesi günü gönderiyoruz” sözleri ile duyurduğu o tasarı şimdi Meclis Genel Kurulu'nda görüşülecek bir torbanın içinde.



 



Bu torbada ise kadın ve çocuklara dönüş şiddetin, taciz ve tecavüzün cezalandırılmasının ağırlaştırılmasına ilişkin maddelerden ziyade konuyla son derece alakasız başlıklarda yapılacak (Yargıtay ve sulh ceza mahkemelerine yönelik düzenlemeler, hırsızlık ve uyuşturucu suçları) düzenlemeler yer alıyor. Kadın ve çocuklara dönük şiddet ve taciz-tecavüz suçları ile ilgili maddeler ise, suçun ağırlaştırıcı cezalarla cezalandırılması bir yana tersine bazı konularda hafifletici düzenlemeleri kapsıyor.



 



5. Yargı Paketi olarak tanımlanan Meclis Genel Kurulu'ndaki torbada, çocukların yetişkinlerce istismar edildiği durumlar için "taciz" ve "saldırı" ayrımı getiriliyor. Bu ayrımın yapılması bile "taciz" suçlarında indirime gidileceğinin anlaşılması açısından yeterlidir.



 



Yanısıra tasarıda 15-18 yaş arasındaki gençlerin kendi rızaları ile yaşayacakları cinsel eylemlerin cezalandırılması da (hatta ailelerin!) yer alarak yeni bir sınır da çiziliyor! "Kızlı-erkekli" öğrenci evlerine dönük saldırganlıktan sonra böyle bir düzenlemenin hangi anlama geleceğinin, pratikteki karşılığının ne olacağını anlamak güç olmasa gerek!



 



Tasarı özünde mahkemelerin N.Ç davasında (ya da diğer çocuk tecavüzleri) sergiledikleri rezalete yasal bir çerçeve kazandırıyor!



 



Bianet'ten Çiçek Tahaoğlu'nun haberine göre 243 kadın örgütünün yer aldığı Şiddete Son Platformu, “Cinsel taciz ve saldırıyı önlemeyecek, çocukları ve kadınları korumayacak, saldırganlar üzerinde caydırıcı etkisi olmayacak bu torba yasaya  itirazımız var” diyerek tasarının geri çekilmesini istedi.



 



Platform geri çekilmesini istediği tasarıyı şu başlıklar altında değerlendirdi:



 




* TCK’nın birçok maddesinde değişiklik öneren bir yasada, kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri konusunda tek bir düzenleme yok. Tam tersine, kadınlara tecavüz sırasında uygulanan/uygulanacak şiddet konusunda erkeklere yeni “ceza indirimleri” geliyor.



 



* Cinayet davalarında haksız tahrik indiriminin uygulanmasının önüne geçecek bir düzenleme yapılmıyor.



 



* Tasarıya, cinsel taciz, cinsel saldırı ve cinsel istismar suçlarında “çocuğun ve kadının beyanının esas alınması ve aksini ispat yükümlülüğünün erkekte olması”na ilişkin de hiçbir hüküm konulmamış.



 



* Tasarıda zaman aşımı korunuyor, cinsel taciz ve kimi cinsel saldırı suçlarında şikayet süresinin 6 ayla sınırlandırılıyor.



 



* 15-18 yaş arası gençlerin kendi rızalarıyla giriştiği cinsel eylemlerin cezası arttırılıyor. Flört eden genç kadın ve erkekleri (ve hatta ailelerini), daha uzun sürelerle hapse atma tehdidiyle cezalandırılmak isteniyor.



 



* Yürürlükteki yasa maddesini değiştirerek çocukların yetişkinler tarafından istismar edildiği durumlar için, “taciz” ve “saldırı” ayrımı getiriliyor. Bu da çocukların taciz edilmesi halinde cezanın düşmesi anlamına geliyor.



 



* Tasarıda sanıkların “tedavisinden” söz edilmesi, devlet nezdinde eylemin hala bir suç değil, hastalık olarak görüldüğünü gösteriyor. Tedaviden söz ederek, bu suç toplumun önünde tıbbileştirilmeye çalışılıyor.