İçişleri Bakanı Efkan Ala herkesin "olay bilgisine" göre kodlandığını açıkladı!
Cumhuriyet'ten Ayşe Sayın ve Fırat Kozok'un haberine göre CHP Milletvekili Hüseyin Aygün, İçişleri Bakanlığı'na azınlıkların kodlandığı yönündeki iddialarla ilgili bir soru önergesi verdi. İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın soru önergesine verdiği yanıtsa, sadece azınlıkların değil, tüm toplumun belli kodlara göre fişlendiğini ortaya koydu. Bugüne kadar Alevi ve Kürt öğrencilerin, kürtaj ya da gebelik testi yaptıran kadınların fişlendiğine ilişkin bilgiler yansımıştı. Ya da internette kimin hangi siteye girdiğine dair bilgilerin TİB denilen tepegözün elinde depolanacağını biliyorduk. Aslında tüm hareketlerimizin bir şekilde kontrol edilmeye çalışıldığını... Ama Ala'nın vermiş olduğu yanıttan anlıyoruz ki bunların hepsi pazılın birer parçası, bu pazılın çatısını ise MERNİS üzerinden yapılan kodlamalar oluşturuyor. Biz aslında tüm toplum olarak çeşitli kodlarla kategorilendirilmişiz ve bu kodlar ömür boyu taşıyacağımız fişlerimiz olmuş! Numaralarımız da "olay bilgilerimize göre" veriliyormuş!
Aygün soru önergesinde “Rumlar 1, Ermeniler 2, Yahudiler 3, Süryaniler 4 ve ‘diğerleri’ başlığı ile 5 kodu” verildiği yönündeki iddialara değinerek, “Azınlık statüsündeki toplumsal kesimlerin soy kodu” ile kodlanmasının ne zamandan beri yapıldığı ve 5 olarak kodlanan “diğerleri”nin kimler olduğunu sordu. Devamında ise, devlet kademelerinde görevlendirme yapılırken bu kodlardan yararlanılıp yararlanılmadığını soran Aygün, “Devlet nezdinde toplumsal azınlık statüsünde bulunmayan toplumsal kesimlere yönelik bir kodlama sistemi var mıdır?” sorusuna yanıt istedi.
MERNİS bir toplumsal fişlemeymiş!
İçişleri Bakanı Ala'nın soru önergesine verdiği yanıttan sadece azınlıkların değil aslında tüm toplumun "olay bilgilerine" göre kodlandığını anlıyoruz. Bunun 1999 yılından bu yana uygulamaya konulan MERNİS kapsamında yapıldığını belirten Ala, “Kod uygulaması sadece azınlıklar için yapılan bir uygulama değildir. MERNİS ile birlikte tüm nüfus olay bilgileri kodlarla tanımlı hale getirilmiştir. Her nüfus olay bilgisinin sayısal (Kod) karşılığı mevcuttur” sözleri ile yapılan fişlemeyi son derece doğal bir uygulamaymış gibi takdim etti!
Öğrencilere özel fişleme!
Ala'nı yanıtladığı diğer önerge de CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek'in yurtlarda kalan öğrencilerin fişlendiği iddialarını içeren önergeydi. Dibek önergeyi zamanın İçişleri Bakanı Muammer Güler'e vermişti, yanıtlamak Ala'ya kaldı.
Dibek soru önergesini şu gelişmeler üzerine vermişti: Daha önce Gezi Direnişi'ne katılan bazı öğrencilerin kaldıkları yurtlarda fişlendikleri ve yurtlarından atıldıkları kamuoyuna da yansımıştı. Bu gelişmelerle eşzamanlı olarak Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kızlı-erkekli öğrenci evlerine müdahale edecekleri yönündeki açıklamaları gelmiş, bazı kentlerde öğrencilerin kaldıkları evlere polis baskınları yapılmıştı. Bunlar yaşanırken Cumhuriyet'in ulaştığı bir belge, öğrenci yurtlarında kalan tüm üniversitelilerin tek tek fişlendiklerini ortaya koymuştu.
Cumhuriyet'in ulaştığı belge, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün, 23 Ağustos 2013’te YÖK’e gönderdiği yazı ile, öğrenci yurtlarının adresleri ile bu adreslerde kalan öğrencilerin bilgilerinin toplanmasını isteyen içerikteydi. YÖK de yazıyı 6 Eylül’de “ivedi” notuyla tüm üniversitelere göndermişti. Yazıda istenen bilgilerin “yürütülmekte olan bir çalışmaya esas olacağı” gibi muğlak bir ifadeye yer verilmesi tartışmaları da beraberinde getirmişti.
Dibek tüm bu gelişmeler ve yansıyan belge üzerine konuyu İçişleri Bakanı Güler'e verdiği soru önergesi ile Meclis gündemine taşımıştı. Önergede dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler’e “Yürütülmekte olan çalışma nedir? Bakanlığınız somut gerekçe olmaksızın yurtta kalan öğrencilerin bilgilerini hangi mevzuat hükümleri çerçevesinde talep etmektedir?” sorularını yöneltmişti.
Dibek’in bu sorularına yanıt, yeni Bakan Efkan Ala’dan geldi. Ala, öğrenci bilgilerinin yurtlarda kalan öğrencilerin adres kayıt sistemine dahil edilmesi ve diğer adres bilgilerinin güncellenmesi amacıyla istenildiğini savundu! Fişlemeyi doğallaştırmak dışında bir anlam taşımayan bu yanıtın esas karşılığı ise yurtlardan atılan sayısız öğrencinin varlığıdır!
‘İstek illegal, YÖK suça ortak’
Önergenin sahibi Dibek, Bakan’ın verdiği yanıta tepki göstererek, , “Resmi yazıda ‘yürütülmekte olan bir çalışmaya esas olacağı’ denmektedir. Adres Kayıt Sistemi resmi bir sistemdir ve resmi yazıda belirtilmesinde bir sakınca yoktur. İçişleri Bakanlığı öğrencileri fişlemek için bilgi istemekte ve bunu da Adres Kayıt Sistemi ile açıklamaya çalışmaktadır. YÖK de bu illegal isteği tüm üniversitelere yollayarak illegal işe ortak olmaktadır” dedi.
Korkunun ifadesi!
Burjuva devletin MERNİS üzerinden yaptığı kodlamaların, yaşamın çeşitli alanlarındaki diğer fişlemelerle birleşerek geniş ve derin bir gözetleme-dinleme-kayıt altına alma ve kodlama ağı oluşturduğunu biliyoruz. Ala'nın soru önergesine verdiği soğukkanlıca yorum bunun teyidi olduğu kadar, topluma verilmiş bir gözdağı anlamı da taşıyor. Fakat toplumu korkutmaya çalışırken aslında kendilerinin de ne kadar büyük bir korku taşıdıklarının itirafı da oluyor! Aslolan, Ala'nın son derece doğal bir şeymiş gibi herkesin "olay bilgisine göre belirlenmiş kodlarının olduğunu" söylemesi küstahlığına pabuç bırakılmamasıdır.