Köln'de yapılan "Ethem'den Berkin'e mücadeleye" devam etkinliği dostça bir atmosferde coşkulu geçti
Köln'de yapılan “Ethem’den Berkin’e mücadeleye devam” etkinliğinde, programda ilk sırada yer alan Mecit Tat'ın son anda hastalanması üzerine etkinlik gecikmeli başladı. Bu zorunluluk nedeniyle açılışı Medz Bazar gurubu yaptı. Grubun seslendirdiği Kürtçe, Arapça ve Ermenice parçalar ilgiyle dinlendi.
Medz Bazar'dan sonra açılış konuşması ve saygı duruşu yapıldı. Ardından sahneyi İlhan Doğan aldı. İlhan Doğan’ın söylediği Türkçe ve Kürtçe parçalara yer yer salonda bulunanlar da katıldı.
Konuşmacılardan Sol Parti milletvekili Andrej Hunko konuşmasında ağırlıklı olarak Gezi direnişinin enternasyonal dayanışmayı da büyüttüğü ve dünya çapında yarattığı etkiye değindi. Gezi için yurtdışında yapılan eylemlere de değinen Hunko, sözlerini “Yaşasın enternasyonal dayanışma” diyerek bitirdi.
Chorweiler Alevi Derneği Başkanı Selahattin Göktürk ise: “Ortak mücadelenin önemine ve Alevilerin safının sınıf emekçiler, Kürtler başta olmak üzere bütün ezilenlerin yanı olduğunu” vurguladı.
Ethem Sarısülük‘ün kardeşi kardeşi İkrar Sarısülük ve Berkin Elvan‘ın babası Sami Elvan birlikte sahneye çıktıklarında bütün salonun anında ayağa kalkarak alkışlarla selamladığı an coşku doruktaydı. İkrar Sarısülük konuşmasına “Mücadele alanlarından ve özel olarak da Sarısülük ailesinden selamlar getirdiği”yle başladı. Devamında özetle “Biz Ethem’i ya da diğer kaybettiklerimizi anarken asla acı ve gözyaşını öne çıkarmadık ve çıkarmayacağız da. Ethem’i ve diğer kaybettiklerimizi yaşatmak, katillerden hesap sorma bilinci ve mücadeleyi yükseltmektir” dedi.
Sami Elvan ise “Ortak mücadelemizden korkuyorlar. Berkin’den korkuyorlar. Ölenlerimizi sahiplenmemizden korkuyorlar. Mücadelemizden vazgeçmeyerek bu korkuyu büyütmeliyiz. Bize terörist diyerek çeşitli ithamlarla bu davamızdan vazgeçiremezler” dedi. Almanya’da gördüğü ortak mücadele ve birliktelikten de memnun olduğunu dile getirdi.
Alınteri adına yapılan konuşmada: Gezi süreci ve sonrasına ilişkin güncel tartışmaları da içeren alt çizmeler yer aldı. Bu bağlamda “Türkiye’nin geçen yıl bu vakitler Gezi sarhoşluğu içinde olduğu ama bugün bunun yerini “Gezi yorgunluğu”nun aldığı, bu yorgunluğun asıl olarak Gezi’nin düz bir çizgide kendini kendi kendine büyüterek süreceği beklentisinden kaynaklandığı” vurgulandı. Haziran isyanının yaşandığı günlerde pratiğin coşkusuyla da gözden kaçan zayıflıkların ve yetersizliklerin süreç içinde diğer etken ve glişmelerle de birleşerek kendilerini gösterdiğine işaret edilildi.
İstanbul’da, 4 yıl önce esrar bulundurduğu gerekçesiyle gözaltına alınan ve emniyette çıplak aramaya gibi işkencelere tabi tutulduktan sonra bunları kaldıramayarak intihara sürüklenerek katledilen 28 yaşındaki mimar Onur Yaser Can’ın babası Mevlüt Can konuşmasında "Oğlunun intihar değil katliama kurban gittiğini, eşi Hatice Can'ın ise oğlunun acısına eklenen, burjuva adaletin iğrenç yüzünü görmesi ve umudu kesmesi sonucu intihara sürüklendiğini" anlattı. 61 yaşındaki Hatice Can, eşi Mevlüt Can'la birlikte www.onuryasercan.com’ adlı bir site kurarak, oğlunun katillerinden hesap sorma mücadelesini sürdürmüştü.
İnşaat İşçileri Sendika Girişimi örgütleyicilerinden Mustafa Akyol: “On insanımızı kaybettikten sonra artık söz biter” diye başladığı konuşmasını, “Söz değil eylem vakti olduğu ve inşaat işçilerinin örgütlenmesindeki gelişimin bu perspektifle ve sınıf perspektifi ile yürütüldüğünü” anlattı.
Son olarak yeniden sahne alan Medz Bazar grubu bu kez, içinde halayların da olduğu parçalarla bir dinleti sundu.
