Ulaşım zammı F tipi yaşamdır!

İstanbul'da toplu taşımaya yüzde 10 oranında zam yapıldı

GÜNCEL
Cuma, 13 Haziran 2014 (12 yıl 4 ay önce)

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), 2012'den beri zam yapılmadığı hatırlatması ile toplu taşımaya yüzde 10 oranında zam yaptığını duyurdu.



 



Buna göre 15 Haziran’dan itibaren tam akbil 1.95′ten 2.15′e, öğrenci akbili 1 liradan 1.10 liraya, sosyal kartlar da (indirimli kartlar) 1,35'ten 1,50'ye yükseldi.



 



Bu tarifeye göre İstanbul’da aylık Mavi Kart 155 liradan 170 liraya, öğrenci kartı 70 liradan 77 liraya, Sosyal Kart 90 liradan 100 liraya yükseltildi.



 



Deniz ulaşımında



Elektronik Bilet (sınırlı kullanımlı) ve jeton (Adalar hariç) kullanımında, jeton ücreti 3 liradan 4 liraya çıktı. Şehir Hatları ve özel deniz motorlarının Adalar seferlerinde kullanılan jeton ücretinde herhangi bir değişikliğe gidilmedi. İskelelerde sabit turnikelerin veya deniz araçları üzerinde sabit validatörlerin bulunmaması halinde, bu sistemlerin hizmete alınmasına kadar jeton ücreti 3 lira olarak uygulanacak. Bu kategoriler dışında; Şehir Hatları vapurları, İDO deniz otobüsleri ve feribotları ile özel deniz motorlarında 50 litre veya 30 kilogram üzeri yük ücrete tabi olacak.



 



Yerinde kal!



Toplu taşımaya yapılan bu zamlar aynı zamanda işçi ve emekçilere dayatılan yaşam tarzının ifadesidir. Asgari ücretle yaşayan bir işçinin İstanbul gibi bir mega kentte bir yerden bir yere gidip dönmesi, -hele hele gideceği bu yer bir kaç aktarma yapmasını gerektiriyorsa- neredeyse mümkün değildir. Sözün kısası ulaşım gibi en temel toplumsal ihtiyaçlardan birini asgari düzeyde kullanabilmek bile nesnel olarak "yasaktır".



 



Tüm toplumsal ihtiyaçları piyasanın vahşi kar hırsına göre düzenleyen kapitalist barbarlık, işçi ve emekçilere aynı zamanda "oturduğun yerin dışına çıkma, sosyal ilişkiler senin için lükstür" demektedir. Bu dayatmayı bile, her semte kurduğu AVM ve kışkırttığı tüketim çılgınlığı ile kapitalist pazarı canlandıracak bir argümana dönüştürerek elbette!.. Bu açıdan da ulaşım zammı tek başına ulaşım zammı olmadığı gibi, ona karşı mücadele etmemenin aynı zamanda dayatılan hücreleri sessizce benimsemekle özdeş olduğu açıktır.



 



Ulaşım zammı sessizlikle karşılanmamalı, bize dayatılan yaşam sınırlarına karşı mücadele anlayışıyla işlevsizleştirecek bir toplumsal mücadelenin konusu edilmelidir. Turnikelerle hayatımıza çizilen sınırları o turnikeleri işlevsizleştirerek aşmayı toplumsal bir bilince ve tavra dönüştürmek zorunludur!