Bir yıl önce polis kurşunuyla katledilen komünist işçi Ethem Sarısülük köyündeki mezarı başında anıldı
Gezi Direnişi sırasında Ankara Kızılay'da polis kurşunuyla katledilen komünist işçi Ethem Sarısülük yoldaş ölümünün 1. yılında mezarı başında yoldaşları, arkadaşları, dostları ve ailesi tarafından anıldı.
Ethem yoldaşın mezarının bulunduğu Çorum'un Sungurlu ilçesine bağlı Beylice Köyü girişine asılan “Ethem yoldaş ölümsüzdür!” yazılı dev pankart anma için gelenleri karşılıyordu. Ethem yoldaşın anma etkinliğine İnşaat İşçileri Sendika Girişimi üyeleri, Berkin Elvan'ın ailesi, Çorum KESK Şubeler, Kollektifler, Ankara Batıkent Pir Sultan Şubesi, Ankara Tuzluçayır emekçileri, Tiyatroj'dan arkadaşlar, Avukat Kazım Bayraktar ve Ankara Dayanışması bileşenleri katıldı.
Anma köyün merkezinde kortej oluşturularak, en başta Alınteri imzalı “Ethem yoldaş ölümsüzdür!” pankartı açılarak yapılan yürüyüşle başladı. Yürüyüş sırasında sık sık “Ethem yoldaş ölümsüzdür!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “Bedel ödedik bedel ödeteceğiz!”, “Gezi şehitleri ölümsüzüdür!”, “Ahmet Şahbaz ölümlüdür!”, “Ethem yoldaş onurumuzdur!”, “Katillerden hesap sorduk hesap soracağız!” sloganları atıldı. Ayrıca yürüyüş sırasında Gezi Direnişi sırasında güneşe uğurladıklarımızın isimleri haykırılarak “Yaşıyor!” denildi. Yürüyüş sırasında '84 Ölüm Orucu direnişinde yitirdiğimiz Mehmet Fatih Öktülmüş yoldaşın da ölüm yıldönümü olması nedeniyle ölüm orucu sırasında katledilen yoldaşlarımız da anılarak “Yaşıyor!” sloganları atıldı.
Yürüyüş kolu sloganlarla Ethem yoldaşın mezarı başına geldi. Ethem yoldaşın anması Ethem'in mezarına karanfiller bırakılmasıyla başladı ardından bütün devrim mücadelesinde ölümsüzleşenler için Ethem şahsında bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşu sırasında Adnan Yücel'in “Biz kazanacağız!” şiiri okundu. Daha sonra Ethem'in omuz omuza dövüştüğü yoldaşları adına Alınteri temsilcisi kısa bir konuşma yaptı:

Katillerden hesap sorana, devrim ve sosyalizm mücadelesini zafere ulaştırana kadar asla geri durmayacağız. Ethem'in hesabını soracağız. Bunu Ethem'in ilk vurulduğu gün de, ölümünün gerçekleştiği gün de söyledik; bugün de bir kez daha söylüyoruz. Verdiğimiz mücadelenin her evresinde hesap soracağımızı alanlara taşıyarak yapıyoruz.
Ardından Ankara Dayanışması adına bir konuşma yapıldı. Mezar başındaki anma sırasında “Anaların öfkesi katilleri boğacak!”, “Katillerden hesap sorduk soracağız!”, “Ahmet Şahbaz ölümlüdür!” sloganları öfkeli bir şekilde atıldı. Uzunca bir süredir hastane yoğun bakım bölümünde yaşam mücadelesi veren ve ayağa kalkan bir kadın arkadaş Ethem için yazıp bestelediği bir marşı Ethem'in mezarına tutunarak, Ethem'e dayanıp ondan destek alarak söyledi. Özlemini, hasretini, isyanını... haykırdı.
Son olarak söz alan Kazım Bayraktar konuşmasında şunları söyledi:
Burada bir avukat olarak konuşmak mümkün değil. Ethem'in katledilişinden bu yana bir adalet savaşı verdik. Aslında bunu burjuvazinin kendi yasalarında imkansız hale getirdiklerini bilerek, adaletin mahkeme salonlarında, hukuksal yollardan gerçekleşmeyeceği bilinciyle, hukuk anlayışını, yargı anlayışını, adalet anlayışını teşhir etmek için yaptık. Hep birlikte yaptık iyi de yaptık ve teşhir de ettik. Tam Ethem'in militanlığına uygun bir şekilde teşhir ettik.


İlk duruşmayı hatılarsınız, bu alçak katilin yüzündeki, kafasındaki peruk, takma bıyık, kaş falan yere düştüğünde faşizmin o mahkemesinin de maskesi yere düşmüş oldu. Sivil giydirilmiş çevik kuvvet polislerini duruşma salonundan attırdığımızda, aşağıda mahkemenin, adliyenin önünde de Ethem'in adı adliyenin kapısına kızıl harflerle yazıldı. Bütün adliye gaza boğulmuştu. Ankara Adliyesi kuluşundan beri böyle militan bir gösteriye tanıklık etmedi. Gerçek adalet burjuvazinin mahkemelerinde değil sokaklarda, mücadele alanlarında sorulacak.
Mezar başındaki anma böylece sonlandırıldı ve Sayfı ananının hazırlamış olduğu yemeğe geçildi.
14:45 sıralarında Ethem'in köyünden ayrılındı.