"Yürümeye alışkın olan bu ayaklar, karışıkmış gibi görünen yolu açacak, aydınlatacak..."
Dün gece, Scharleroi'de bir komünist organizasyonun salonunda uyuduk. Scharleroi'de konakladığımız mahalle daha çok göçmenlerin yaşadığı bir mahalleydi. Sokakta bildiri dağıtırken Arnavutluklulara, Türkiyelilere ve Afrikalılara rastladık. Bu mahalledeki refleksler genelde pozitif yöndeydi.
Scharleroi eskiden bir endüstri şehriymiş. Zaten büyük eski binaların çatıları fabrika özelliği taşıyordu. Resimlerde gördüğümüz fabrika binalarına bu şehirde rastladık.
Bugünkü güzergahımız üzerinde bir mülteci kampı vardı. Bu kampı ziyaret etmek istedik. Bir grup olarak elimizde fotoğraf makineleri ve kameralarla önce mülteci kampına gittik. Bizim kim olduğumuzu bilmedikleri için açık kapılardan direkt mülteci kampının bahçesine girdik. Hatta binanın içine girdik. Buradaki mültecilerle sohbet ettik. İçerden görüntüler çekip medyaya anında postaladık.
Bir süre içerdeki mültecilerle sohbet edip ikram edilen kahveleri içtikten sonra binanın görevlileri bizim dışarı çıkmamızı isediler. Diğer yandan gelecek olan yüzlerce eylemciyi içeri alamayacaklarını söylediler ve polise telefon ettiler.
Yürüyüş kolu mülteci kampının kapılarına dayandığında, dış cephedeki demir parmaklıklı kapı otomatik olarak kapatıldı. Bir süre kapının önünde süren bayraklı, sloganlı eylemciler demir kapı ve tel örgünün üzerindoen atlayarak içeri girdiler. Bekçilerin müdahaleleri hiçbir işe yaramadı. Eylem yerine çok sayıda polis geldi ancak bir saldırıda bulunmadılar.
Bir izolasyon çitini daha parçalamış olduk. Mülteci kampının içinde kalan kadınlı erkekli mülteciler dışarı çıkarak bize katıldılar. İçerden gelen insanlar uzun süre mültecin kampında bekletildiklerini, hasta olduklarını söylediler.
Avrupa'nın her yerinde mülteci ve göçmenlere karşı izolasyon sistemi uygulanıyor. Sadece teknik ayrıntılarda bazı farklı taktikler uygulanıyor.
Brüksel'e varmamıza birkaç gün kaldı. Brüksel kolektifi pek bir çalışma yapmamış. Bu nedenle bizim yürüyüşümüz rotasında devam edecek. Brükel'de hangi noktada ne yapacağımızı da planlayarak yapacağız. Brüksel polisinin sert tavrı karşısında haklı mücadelemizden geri adım atmayacağız.
Yüzlerce kilometre yürüyen direnişçiler, Brüksel'de iyi bir final yapmak istiyorlar. Bunun için hazırlıklarımızı yoğunlaştırıyoruz.
Başka Avrupa ülkelerinden de insanlar gelecek, bir hafta boyunca kitlelere amaçlarımızı ve Avrupa kapitalizminin demokrasi maskesi altında ne tür suçlar işlediğini anlatacağız.
Şmidiye kadar hiçbir aşamada teoride öngörülen şeyler olmadı. Biz yürüdük ve önümüze çıkan engellere karşı pratik çözümler bulduk. 'Yapılamaz' denilen birçok şeyi şimdiye kadar yaptık. Bundan sonra da yapacağız ve olacak. Olmazsa başka bir yol bulacağız.
Brüksel polisinin çok sert bir tutum sergileyeceği söylentilerine karşı doğal alarak insanlar biraz temkinli fikirler oluşturdular. Programda değişiklik yapmayı önerenler oldu. Ancak Brüksel'deki eylemlerimiz bir hafta boyunca sürecek. Programda değişiklik yapmak, yeni gelecek insanlar için de iyi olmaz. Biz normal yürüyüş akışını sürdüreceğiz. Yürümeye alışkın olan bu ayaklar, karışıkmış gibi görünen yolu açacak, aydınlatacak.

Yaşasın İnsanlaşma Ve Özgürleşme Mücadelemiz!
17 Haziran 2014
Turgay Ulu
Ponta la Celles