İnsanlar çuval gibi yerlerde sürüklendiler. Kelepçeledikleri insanları, bir tren vagonu gibi yere dizdiler...
Son 2 gündür, Brüksel sokaklarında çok yoğun eylemler yapıyoruz. Berlin'deki işgal okulumuza polis saldırısı var. İşgal edip 2 yıldır içinde yaşadığımız eski okul binasını polis zorla boşalmak istiyor.
2 gün önce işgal okulunu boşaltmak için polis saldırısı başladı. Ancak polis burayı kolaylıkla düşüremeyecek. 2 gündür, polisler işgal okulunun içine giremiyor. Bir grup direnişçi okulun çatısına çıkınca polis operasyonu durdurma kararı aldı.
İşgal okulumuza yapılan saldırı haberini alır almaz, Brüksel'de eylemlere başladık. Dün gün boyunca eylemler yaptık. Berlin Konsolosluğu'na yürüdük. Burası dar kapısı olan bir apartmandı. Polis binanın önüne barikat oluşturdu. Kapı kapalıydı fakat bir ara içerden bir kadın çıktı ve kapı açılır açılmaz kendimizi içeri atmayı denedik. Polisler kalkanlarla bizi geri fırlattılar, içeriye giremedik. Bir yetkili ile görüşme talebimiz de reddedildi.

Dünkü eylemlerde Alman Konsolosluğu'na da yürüdük fakat burada da bir yetkiliyle görüşme talebimiz reddedildi. Daha sonra Hollanda Konsolosluğu'na yürüdük, oradan da parlamentoya yürüdük. Parlamento önünde açlık grevi yapmayrı tartıştık. Bir grup arkadaş direkt ölüm orucuna başlamayı önerdi. Ancak bu öneriyi uygun bir taktik olarak görmedik. Diğer yandan parlamento kapalıydı ve bizim fazla bir zamanımız yoktu. Açlık grevinin bir etkisi olmayacağı kararını vererek yeniden Alman Konsolosluğu'na yürüdük. Burada polis şefiyle tartışmalar yaşandı. Dünkü eylemler sırasında kurumlar kapalıydı bu nedenle ses getirici bir eylem çıkmadı ortaya.
Bu sabah, saat 07:00'de kalkarak Alman Konsolosluğu'na gitmeye karar verdik. Sayımız kalabalık değildi. Konsolosluğun yakınında bir yerde kısa bir toplantı yaptık. Alman vatandaşı olanların konsolosluğun içine girme hakkı var. Bu nedenle onların önden girmesine karar verdik. Bir kısmımız da dışarda kalarak basın ve diplomatik işleri yapacaktık.
Alman vatandaşlarına konsolosluk kapısı açıldı. Hemen kapıyı açık vaziyette tutarak içeri girecekleri soktuk. Kapının kapanmasına izin vermedik. Güvenlik yapan kişi tek olduğu için pek bir şey yapamadı. İçeri girenler yere oturdular, pankartlar yere serildi ve sloganlar atılmaya başlandı. Biz dışarda kalan birkaç mülteci de konsolos yetkilileriyle konuşmayı denedik ve basına bilgiler verdik. Polis şefi bir heyetle birlikte konsoloslukta görüşme yapma isteğimizi kabul etmedi. Konsolosluk içinde görev yapanlardan bir tip, polisin hemen saldırıya geçmesini istiyordu ancak saldırı hemen olmadı. Bina önünde bir kapının önünde beklediler, diğerleri de kelepçelerle yerde oturanların kollarını bağlayarak dışarı atmaya başladı. İnsanlar çuval gibi yerlerde sürüklendiler. Kelepçeledikleri insanları, bir tren vagonu gibi yere dizdiler. Neden böyle yaptıklarını anlayamadık. Bunun bir Nazi yöntemi olduğunu düşündük.
Önce 18 kişinin gözaltında olduğunu düşündük ama daha sonra sayının 21 olduğunu tespit ettik. Gözaltılardan sonra, içeri bir heyetin girmesini kabul ettiler. Fakat erkekler olmaz dedier. Görüşecek kişi kadınmış ve iki kadınla görüşebileceğini iletti bize. İki arkadaşa taleplerimizi yazdırarak içeri gönderdik. Taleplerimizi içeren sir faks kaleme alıp konsolosluk aracılığıyla Alman İçişleri Bakanlığı'na ve Kreuzberg Belediyesi'ne gönderdik. İşgal okuluna karşı gerçekleştirilen polis operasyonunun derhal durdurulması, konsolosluk işgali sırasında gözaltına alınınların hemen serbest bırakılmasını talep olarak yazdık gönderdik. Şimdi arkadaşlarımızın serbest bırakılması için polis karakoluna yürüyoruz.
İşgal okuluna polis henüz giremedi. Dışardaki destekleyicilere gaz sıkarak dağıttılar. Arkadaşlarımız okulun çatısında beklemeye devam ediyorlar.
Siman Bolivar Parkı'nın hemen yanında mülteci başvuru merkezi var. Dün bir kişinin buradan sınırdışı edileceği haberini aldık. Her sabah bu binanın önünde eylem gerçekleştiriyoruz. Bu sabahki eylemde de Iraklı bir mülteci arkadaş gözaltına alındı. Arkadaşın gözaltında tutulduğu karakola da yürüdük.
Avrupa'nın birçok yerinde eşzamanlı eylemlerimiz devam ediyor. Bizlere rahat vermeyenlere biz de rahat veremeyeceğiz!
Yaşasın İnsanlaşma Ve Ortaklaşma Mücadelemiz!
25 Haziran 2014
Turgay Ulu
Brüksel