1. Dünya Savaşı ve aykırı düşünceler

1. Dünya Savaşı'nın yüzüncü yılında... "vatan savunması" argümanı palavradan ibarettir

GÜNCEL
Cumartesi, 28 Haziran 2014 (12 yıl 4 ay önce)

Adil Okay



 



1. Dünya Savaşı tam yüz yıl önce, Avusturya prensinin bir Sırp öğrenci tarafından öldürülmesi üzerine başlamış. Ama bu sadece zahiri görüntüdür. Pazar için, paylaşım için daha çok sömürü için emperyalist ülkeler savaşa zaten hazırlanmaktaydı. Bu olay olmasa başka bir olayla savaşı başlatacaklardı. İkinci dünya savaşı gibi. Ve o günden bu güne savaşlar devam etti. Savaşlara halklar karar vermedi. Hep egemenler karar verip halkları birbirine karşı kışkırttı. Örneğin 1. Dünya Savaşı'nda yaşanan Çanakkale Savaşı bir zafer değil, trajedidir. Zira Osmanlı saldırıya uğramamış, Alman emperyalizminin safında, bir koyar 3 alırız hesabıyla saldıran taraf olmuştur.



 



Dolayısıyla "vatan savunması" argümanı palavradan ibarettir. 2. Dünya savaşı sonunda Hitler ordusu da yenilip Almanya'ya çekildiğinde "vatan savunması" diyerek çocukları bile askere almıştır. Hatta Çanakale Savaşı'nda Türklerin komutanı Türk değildir. Alman Lan Von Sanders’tir. Tüm komuta Alman Genelkurmayı'nın elindedir. Tersi de olsa -bana göre- sonuç çok fazla değişmezdi. Sonuçta halklar birbirine kırdırılmıştır.



 



Paylaşım savaşları bugün de bazen askeri yöntemle bazen de sermaye hareketleriyle sürmektedir. Zira dünyada henüz hakim olan "doğrudan demokrasi" değildir. "Uygar Batı"da bile "temsili demokrasi"den söz edilmektedir. Bizim ülkemizde ise o "temsili demokrasi"nin sadece karikatürü vardır.



 



Velhasıl konuşacak-sorgulayacak konu çok. Resmi tarihin iğdiş ettiği beyinlere gerçeği anlatmak gerekiyor. Bıkmadan usanmadan... Ki kendi haklarına sahip çıksınlar. Savaşları, savaşlara karar veren egemenleri sorgulasınlar. "Doğrudan demokrasi" talep etsinler.



 



Benim için vatan sadece Türkiye değildir. Suriye değildir. Kürdistan değildir. Fransa değildir. Tüm dünya vatanımdır. Paris Louvre Müzesi'nde de insanlığın, yani bizim yarattığımız değerler vardır. New York Müzesi'nde de. Kim neden size sınır koyuyor. Kim neden sizden vize istiyor. Bu bile "uygar Batı"nın "insan hakları" söyleminin ikiyüzlü, sahte olduğunun kanıtıdır.



 





 



Birinci Dünya Savaşı ile başladım bugüne geldim. Bugün de karanlık. Ama yarın ışığı göreceğimize olan umudumu koruyorum.



 



Bir şiirimle bitiriyorum diyeceklerimi:



 



Kadın ve savaş



sel suları çekildi



enkaza döndü kent



postmodern yağmayı



bitirince silah tüccarları



akbabalar indi affaraya



barış çubuğunda marihuana



 



ıı



kara yaşmaklı kadın



her sabah dul olduğunu fısıldar



ölüm yüzlü aynalara



sonra da yıkanır ağda yapar



temiz gitsin diye allaha





ııı



sel suları çekildi



geriye çocuk çığlıkları kaldı



ve pak kadınlar…