Diyanet'ten kapitalizm eleştirisi(!)

Boşanmalara karşı "okunmuş su içilmesi" tavsiyesi medyada eleştirilen Diyanet "misilleme" yaptı

GÜNCEL
Pazartesi, 11 Eylül 2006 (20 yıl 1 ay önce)

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından çıkarılan "Diyanet" dergisinde yer verilen "Dinin Aydınlığında Aile" makalesinde kapitalizm "hedefe çakılıyor".

Boşanma sayılarındaki artışın suçlusunun kapitalizm olduğunu belirten Diyanet İşleri, aile terapistlerinin bile günümüzde aileyi ayakta tutmaya yetmediğini belirtiyor. İşte Diyanet'ten inciler:

[foto]ok.png[/foto] İnsanlık modernleşme (Sanayi Devrimi, Rönesans, Reform) ile geleneği ortadan kaldırarak alternatif bir sistem oluşturmaya çalıştı.

[foto]ok.png[/foto] Ancak bu dönüşüm sonrasında hakim sistem halini alan kapitalizmin, ne de alternatifi komünizmin aile kavramını yüceltmediği açıkça görüldü.

[foto]ok.png[/foto] Kapitalizm erkekleri, kadınları, hatta çocukları daha fazla üretebilmek için çalışmaya mecbur ederek aile kurumunu dinamitledi. Komünizm ise toplumun menfaati için aileyi göz kırpmadan feda etti.

Kapitalizmde emanete ihanet ediliyor

Evlilik akdi yapılırken kadına ve erkeğe “artık siz birbirinize emanetsiniz” dendiği, ancak günümüzde annelerin komşudan aldığı tabağa gözü gibi bakmasının bile saçma bulunmaya başladığına dikkat çekilen makalede, bakıcıların çocuk yetiştirme yurtlarında kendilerine emanet edilen çocuklara insanlık dışı muamele edebildiği, bankerlerin kendilerine emanet bırakılan paraları vicdanları sızlamadan yiyebildiği, otopark görevlilerinin kendilerine emanet edilen araba ile birkaç tur atmakta sakınca görmediği ifade edildi.

Biz gitti ben geldi

Makalede, “biz” anlayışının, “ben” anlaşına dönüşmesinin de ailede ciddi sıkıntılara neden olduğu belirtilirken, çiftlerin maddi planda bile yaşadıkları “biz” olma sorununun, manen biz olmayı iyice zorlaştırdığı kaydedildi. Tüketim anlayışının ilişkilere kadar yayılmasına da makalede yer verildi:
“Yeni nesil karşılıklı ilişkilerde oldukça tahammülsüz davranabilmekte ‘yürümezse boşanırız’ gibi bir düşünceyle evliliğe adım atabilmektedir."
Makale, boşanmanın İslamiyet’te “en hoşlanılmayan helal” olduğu vurgulanarak bitirildi.

Diyanet kapitalizmden değil sosyalizmden korksun

Ama, Antalyalı sekreter Meryem'i, öz anasının ve öz abisinin gözleri önünde yatağa bağlayıp aylarca işkence yapan sapık patron da dini kullanmıştı.

Zaten, Diyanet İşleri'nin vurguyu boşanmalara yapıp, ana-babalarını doğrayan çocuklara, çocuklarını köle sahipleri gibi satan ana-babalara değinmemesi eleştirinin samimiyet(sizliğ)ini ortaya koyuyor.

Ki boşanmak yasaklansa, bankerler kendilerine emanet edilen paraları iç etmese, otoparkçılar elalemin arabasıyla birkaç tur atmasa her şey çok güzel olacak.

Anlaşılan Diyanet İşleri, "Alo Diyanet" hattında boşanmalara karşı okunmuş su içilmesinin salık verilmesini olay yapan burjuva medyaya oldukça kızmış.

Diyanet işleri o kadar da endişelenmesin ama, tamam kapitalizm çözüyor ve çürütüyor da ne kadar çözerse çözsün dini afyon olarak kullanmaktan, entelektüel üretim araçlarıyla beraber bu en büyük silahından vazgeçmez, geçemez.

O bıçak gibi keskin sloganın özetlediği gibi bu akışın sonu "Ya Barbarlık Ya Sosyalizm". Diyanet İşleri'nin makalesinde karalamaya çalışmadan geçemediği Sosyalizm de çözecek; tüm gerici bağ ve ilişkileri insanca bir yaşam için.