Resmi-organize sapıklık!

Amed'de üç polisin tecavüzüne uğrayan üç çocuğun hikayesi bu sistemin genetik şifreleriyle doludur

GÜNCEL
Perşembe, 10 Temmuz 2014 (12 yıl 3 ay önce)

Amed’de 2011-2013 yılları arasında yaşları 6-7 ve10 olan üç kardeşin Yenişehir ve Eğil İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli üç polis tarafından tecavüze uğradığı açığa çıkmış, çocukların babalarının şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada da takipsizlik kararı verilmişti.



 



Nisan ayında basına da yansıyan gelişmeler kentte çeşitlli protestolara neden olmuştu. Fakat devletin tecavüzcülere uzanan o şevkatli eli, yer Kürdistan olunca daha bir pervasızlaşarak işi hızla kitabına uydurmayı bilmişti: Çocukların sistematik tecavüze uğradıkları, geriye dönüşü olmayacak bir fiziksel ve ruhsal yıkım yaşadıkları gerek Adli Tıp tarafından verilen raporla (hazırlanan rapor AT'ın niyetini de ortaya koyacak bir iğrençlikte!), gerekse uzman psikologların sunduğu belgelerle kanıtlanmış olmasına rağmen o bilindik “yok böyle bir şey, iftira“ retoriği tekrarlanarak işin içinden sıyrılma yoluna gidilmişti. Bununla da kalınmamış şikayetçi baba (M.N.E.) psikolojik rahatsızlığı olan, iftiracı, yalan beyanda bulunan bir şahıs ilan edilmiş; hatta tecavüzcü polislerin baba ile ilgili bu içerikteki şikayetleri doğrultusunda dava açılmıştı.



 



Fakat bu sapıklık ve ona giydirilen resmi zırh önceki gün @isyankızı rumuzlu Twitter hesabından yapılan açıklamalarla yeniden patladı. Bu hesabın sahibi, baba M.N.E. ile görüşmüş, bu üniformalı sapıklığa dair edindiği ayrıntılı bilgiyi hesabından paylaşarak, devletin o tecavüzcü yüzünün pervasızca perdelenme çabasına geriye dönüşü olmayan bir çizik atmıştı.



 



Olayın ayrıntısını okumanın bile insanın dehşete düşmesine yettiği bu sapıklık, Amed’in Valisi ve Emniyet Müdürü’nün acele açıklamaları ile bir kez daha inkar edildi. Hesabın psikolojik hasta olduğunu tespit ettikleri M. N.’ye ait olduğunu belirterek, olayın üzerini yeniden kapatacaklarını sandılar. Vali ve Emniyet Müdürü’nün işaret ettikleri M.N., çocukların babasıydı. Hesabın sahibi ilan edilen baba, @isyankızı hesabına yaptığı son açıklamalarda tecavüz olayını öğrendikten sonra şikayette bulunması nedeniyle emniyete çekilip, yüzü maskeli polisler tarafından ölümle tehdit edildiğini anlatıyordu. 



 



Anneleri tarafından polislere pazarlanan, uyuşturucu, doğum kontrolü hapları ve cinsel içerikli başka ilaçlar kullanmaya zorlanan çocuklar ise Amed’den kaçırılarak bilinmeyen yerlere yerleştirilmişlerdi. Çünkü sapık polislerin üniformalarının da gücüyle çocukların peşini bırakmayacağı düşünülüyordu.



 



Tecavüze uğrayan çocuklardan birinin günlüğüne yazdığı birkaç cümlenin bile insanın tüylerinin diken diken olmasına yettiği bu organize sapıklığın organize  bir şekilde alçakça örtbas edilmeye çalışılması burjuva devletin o kirli yüzünün ifradı dışında bir anlam taşımıyor. Fakat bu sefer mızrağın çuvala sığmayacağı, örtbas etme çabasının devletin bekasına zarar vereceği düşünülmüş olacak ki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı alelacele bir açıklama yaparak hem böyle bir olayın varlığını kabul etti, hem çocukların korumaya alındığını belirterek kapatılan dosyanın yeniden açılacağına dair olayın takipçisi olacağını belirtti. Sapıklardan yana taraf olan ve onları korumak için tüm mekanizmalarını harekete geçiren devlet, bu görüntüden rahatsız olacak ki tarafının çocukların tarafı olduğunu söyleyiverdi. Fakat yapılan açıklamada kapatılan soruşturmayla ilgili bugüne kadar bir girişimde bulunulmadığı, ancak şimdi olay bir kez daha gündeme gelince takipçisi olacağını itiraf ederek Bakanlık, özrünün kabahatinden büyük olduğunu da ortaya koymuş oldu!



 



Yaşları 6-7 ve 10 olan üç kardeşin yaşadıkları tüyler ürpertici resmi sapıklık, mahkemeleri-kolluk güçleri-Valilikleri-Bakanlıkları... ile organize bir devlet yaklaşımının açık ifadesidir. HDP Milletvekili Nursel Aydoğan’ın olayı Meclis’e taşımak için hazırladığı soru önergesinin “Kürt illerinde“ ifadesinin bulunması nedeniyle “Meclis tüzüğüne aykırı“ bulunarak kabul edilmemesi ise bu organize sapıklığın başka bir boyutunun açık ifadesidir: Sapıklık bu sistemin genlerinde vardır. O nedenle bu taciz ve tecavüzlerin önü bizzat çıkarılan yasalarla adeta açılır. Fakat yer Kürdistan olunca işin içine bir de politik anlamlar girer! Kürt çocuklarının her türlü yöntemle çürütülmesi kelimenin gerçek anlamıyla mübah görülür!



 



Olayın özü özeti budur! Sözün bittiği yeri ifade eden bu resmi ve organize sapıklığa anladığı dilden yanıt vermek dışında bir seçenek de yoktur! Ne mahkemeler ne bakanlık ne Meclis ne Adli Tıp ne bilmem ne.... hiçbir resmi merci bu sapıklığı hakettiği cezayla yargılayamaz, önüne geçmek için gerekli çabayı harcayamaz! Toplumsal öfke sokağa salınmadıkça buna benzer sapıklıkların yaşanması ve kollanması sona eremez!