Aleni aklama!

Birden fazla polis tarafından vahşice dövüldüğü için bebeğini kaybeden E.Ö.'nün açtığı davada takipsizlik kararı verildi

GÜNCEL
Cuma, 11 Temmuz 2014 (12 yıl 3 ay önce)

4 Aralık 2010 tarihinde Tayyip Erdoğan'la YÖK yetkilileri ve üniversite rektörleri bir araya gelmiş, öğrenciler bu toplantıyı eylemlerle protesto etmişti. Protesto eylemi için Kabataş tramvay durağında bir araya gelen öğrencilere polis, gaz bombaları ve TOMA'larla saldırmış; ele geçirdiklerini de vahşice dövmüştü. E.Ö. isimli öğrenci gazdan etkilenmiş, feci şekilde darp edilmişti.



 



"Hamileyim vurma" demesine rağmen birden fazla polisin karnına, beline, kasıklarına defalarca cop ve tekmelerle vurduğu E.Ö., aldığı darbelerin etkisi ile baygınlık geçirerek, Taksim İlkyardım Hastanesi’ne kaldırıldığında, bebeğinin düştüğü tespit edilmişti.



 



E.Ö., bu gözü dönüş saldırıdan sonra dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın da aralarında bulunduğu polis şefleri hakkında şikayette bulunmuştu. Avukatların itirazlarına rağmen, emri veren Çapkın ve Yıldırım hakkında soruşturma açılmasına izin verilmemişti.



 



E.Ö.'nün şikayeti üzerine başlayan soruşturma 4 yıl sonra “Müştekinin çocuğunu düşürmesinin söz konusu olayla bir ilgisi bulunmadı” denilerek takipsizlik kararı ile sonuçlandı!



 



Adli Tıp saldırıyı yine akladı!



Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu, E.Ö.'nün bebeğini düşürmesi ile ilgili olarak “Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi kayıtlarında darp izine rastlanmadığı, iddia edilen travma ile düşük arasında illiyet bağı kurulmasının tıbben mümkün olmadığı” şeklinde bir rapor hazırlayarak, polisi aklama tutumunu bu olayda da sürdürdü. E.Ö.'nün bebeğini düşürmüş olması ile ilgili olarak İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan raporda ise, yaşanan erken gebelik kaybının genç kadının yaşadığı fiziksel ve ruhsal travmanın etkisi ile gerçekleştiği vurgulanıyordu.



 



İki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor istendi. Beklenen rapor geçtiğimiz günlerde dosyaya eklendi.



 



Aynı terane sürdürüldü!



Milliyet gazetesinden Burcu Karakaş'ın haberine göre raporda, “Mevcut bulgularla gebeliğin kendinden kaynaklanan bir nedene bağlı olarak bozulmuş olduğu, olay öncesi gebeliğin sağlıklı olduğuna dair herhangi bir tıbbi belgenin olmadığı, patolojik incelemede nekrotik materyalin görülmüş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde iddia edilen travma ile söz konusu düşük arasında illiyet bağı kurulmasının tıbben mümkün görülmediği” iddia edildi.



 



Bu raporu baz alan savcılık da, “müştekinin çocuğunu düşürmesinin söz konusu olayla bir ilgisinin bulunmadığı” yönünde karar vererek, kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti.



 



E.Ö.’nün avukatları, takipsizlik kararına itiraz edecek.