Devletin Tuzluçayır sendromu

Tuzluçayır halkı bilir ki “asıl terörist”, hakkını arayanlara tahammül etmeyip halka saldıran devletin taaaa kendisidir!

ÇEVRE-KENT
Pazartesi, 14 Temmuz 2014 (11 yıl 10 ay önce)

Mustafa Karabudak

Mamak 1950’lerde doğdukları yerde doymayan emekçiler, yani bizlerin çoğunlukla Sivas, Yozgat, Çorum, Gümüşhane ve Kayseri’den gelen emekçilerin yollarının kesiştiği yerleşim yeridir. Köyden gelen yoksul Anadolu halkı buradan başlamış hayata tutunmaya ve mücadeleye.





1960’lı yıllar burada tanışmışlar devrimcilerle. Sınıf çelişkilerini farkedip buradan omuz vermişler sınıf kavgasına. Tuzluçayır, sol sosyalist mücadelenin mayalandığı, yükseldiği, birçok devrimci önderin yetiştiği ve şu anda faaliyet gösteren birçok siyasal yapının vücut bulduğu semtlerden biridir. Bunun içindir ki, devlet, genelde Mamak, özelde de Tuzluçayır’ı bilinçli olarak daima ihmat etmiş, kendince cezalandırmıştır. Bu bir devlet politikasıdır.





Melih Gökçek Lice protestosu sırasında belediye otobüsü zarar gördü diye otobüslerin güzergâhını değiştirip Tuzluçayır halkını “sözümona” cezalandırmak istediyse, geçmişte de aynı zihniyet Tuzluçayır Lisesi'ni de yıllarca cezalandırmıştır... Evet, yanlış okumadınız. Tuzluçayır Lisesi'nin duvarlarındaki kurşun izleri askeri faşist cunta mantığına göre "ibret-i alem için” yıllarca doldurulmamış, tamir edilip boyanmamıştır.



 



27 Nisan 1980’de Tuzluçayır Lisesi örgencileri 1 Mayıs öncesi ve Denizlerin idamının yıldönümü yaklaştığı için yapılan boykot çağrıları sırasında ders boykotları kırılmak istenmiş, okulun etrafı çembere alınıp okul asker ve polisler tarafından kurşun yağmuruna tutmuştur. Mahalle halkı ayaklanıp okulun önüne geldiklerinde “İçerde çocuklarımız var, çocuklarımızı mı öldüreceksiniz “ diyen Menekşe Erbay’ı jandarma katletmiştir.





Tuzluçayır... Öğrenciler için göğsünü siper eden Menekşe Erbay’ın mahallesidir.





Tuzluçayır... Devletle işbirliği yapmayıp devrimcilerin adreslerini söylemeyen, isim vermeyen ve bu tutumundan dolayı işkence edilerek öldürülen eski muhtar Süleyman Ayten’in Mahallesidir.





Tuzluçayır... Yüzde 80’i Alevi ve devrimcilerle bütünleşen halkın yaşadığı yerdir.





Tuzluçayır... 1980 öncesinin 'küçük Moskova’sıdır.





Tuzluçayır... Dünyanın neresinde olursa olsun haksızlığa başkaldıranların, ezilenlerin, katledilenlerin yanındadır; sınıf mücadelesinde sesine ses katanların mahallesidir.





Tuzluçayır... Sol sosyalist mücadeleyi selamlayanların mahallesidir.





Tuzluçayır... Kürt halkıyla birlike Newroz ateşini yakıp, Rojava'nın-Lice’in acısını yüreğinde hissedenlerin mahallesidir. Geçmişten bugüne bu direnişi kıramayan devlet. Kimi zaman kolluk güçleriyle, kimi zamanda yerel yönetimdeki idari gücünü kullanaraktan gözdağı vermektedir.





2007 yılının Ağustos ayında Tuzluçayır ve çevresindeki mahallelere 13 gün su verilmemiştir. Yaşanan bu olumsuzluğa mahalle halkı tepki gösterdiğinde Melih Gökçek halkı terörist ilan edip eylem yapan halka çevik kuvvet saldırmıştır. Geçen yıl koskoca Ankara’da boş arazi yokmuş gibi gelmiş Tuzluçayır’a Camii-Cemevi adı altında yozlaştırma projesini hayata geçirmek için bina yapmaya başlamıştır. Binanın temeli atıldığı günden beri bu projeye tepki gösteren halka da çevik kuvvet polisi ve sivil faşistleriyle saldırmıştır, saldırılarına devam etmektedir.





Lice protestosu sırasında otobüs zarar gördü diye aynı cezalandırma yöntemine başvuran devletin asıl niyeti, Tuzluçayır halkının birlikteliğini bozup dayanışmayı ortadan kaldırmaktır. Devrimci yapıları hedef göstererek ilişkileri bozmak, diğer taraftan halkı ispiyonculuğa, ihbarcılığa zorlamaktır. Aynı gün Melik gökçek twitter hesabından "Eylemi kim yaptı, bize isim verin size hizmet verelim. Teröristleri barındırmayın, teröristleri bize ihbar edin" içerikli twitler atmıştır. Bütün ayakoyunlarına, iğrenç tezgahlara rağmen Tuzluçayır, Misket, Şahintepe, General Zeki Doğan ve Ege Mahallesi halkı itibar etmemiştir. Aksine Mahalle halkı, muhtarlar ve devrimci kurumlar 1 ay boyunca yaptıkları eylem, etkinlik ve forumlarla devleti teşhir etmiştir. Tüm olumsuz çabalarını boşa çıkartmış ve ulaşım hakkını tekrar almıştır.





Tuzluçayır halkı bilir ki, “asıl terörist”, haklı mücadelesinde, hakkını arayanlara tahammül etmeyip kolluk güçleriyle halka saldıran devletin taaaa kendisidir.