TİS sürecinde iş akitleri feshedilen BELTAŞ işçilerini, direnişlerinin 3. gününde ziyaret etttik
Beşiktaş Belediyesi, Park-Bahçeler'de çalışan işçilerin evlerine, toplu sözleşme görüşmeleri devam ederken noterden tasdikli iş akitlerini fesih belgelerini gönderdi. Belediyenin bu tutumu üzerine işçilerin başlattıkları direniş bugün 3. gününe girdi.
Beltaş direnişinin 3. gününde direniş alanına giderek belediyede örgütlü olan Genel-İş 1. No'lu Şube Başkanı, temsilcileri ve işçilerle görüştük.
Genel-İş 1 No'lu Şube temsilcileri, belediye başkanının direniş alanına hemen hemen her gün uğrayıp 'haklılıklarını' anlatmaya çalıştığını ifade ederek, toplu sözleşme sürecinin henüz tamamlanmadığını, görüşmelerin yapıldığı sürenin yaklaşık bir ayının da bazı sebeplerden dolayı geçiştirildiğini belirtiyorlar.

Toplu sözleşme süreci içinde belediyenin yaptığının etik olmadığını, evlere belge göndermemeleri gerektiğini anlatan temsilciler, aynı zamanda belediye yetkililerinin işçileri yalnız buldukları yerlerde çeşitli biçimlerde anti sendika propagandası yaptıklarını da vurguluyorlar.
Sendika temsilcileri şu anki eylemin bir uyarı eylemi olduğunu belirtip eylemin 4 Ağustos'ta yapılacak ihaleye kadar bu biçimde süreceğini ifade ediyorlar. Bu biçimde sürecek eylemde, işçilerin mesai saatleri dışında, sendika çalışanlarının ise 24 saatlik katılımla eylemi sürdürme kararlarının olduğunu dile getiriyorlar.
Direniş alanındaki işçilerle görüşürken Genel-İş 1 No'lu Şube Sekreteri tarafından uyarıldık. Sekreter, Genel-İş 1 No'lu Şube olarak direniş alanına gelen basının işçilerle sendika yetkililerinin dışında röportaj ya da her hangi bir sohbet etmemeleri konusunda karar aldıklarını ifade ederek, işçiyle görüşmemizi engellemek istedi. Biz de direniş alanında bulunan sendika yetkilileriyle de, işçilerle de görüşmemizin normal bir davranış olduğunu anlattık. İşçilerin çalışma yaşamları içindeki sıkıntıları dile getirmelerinin kendilerince nasıl bir sakıncası olduğunu sorduk, "Bilgi kirliliğinin önüne geçmek" için böyle bir tedbir aldıklarını belirtti. İşçilere uyguladıkları bu tutumun sendikal mobbing ve yasakçı bir zihniyetin ifadesi olduğunu belirterek, bunu işçilere dayatamayacaklarını da vurguladık.
Beşiktaş Belediyesi'nin, hem toplusözleşme süreci devam ederken, hem de yapılmamış bir ihaleye dayanarak girişmiş olduğu işçi kıyımının, kısa süre önce kabul edilen sendikal yetkinin, dolayısıyla örgütlenmenin tasfiyesi ve sendikanın yetkisizleştirilmesi operasyonunun bir parçası olarak yaşandığı açık.