Kimberly Clark grevi 31. gününde patronun tüm kırma çabalarına rağmen coşku ve kararlılıkla sürüyor
Kimberly Clark fabrikasında Tümka-İş Sendikası üyesi işçilerin başlattığı grev 31. gününde patronların tüm kırma girişimlerine rağmen coşku ve kararlılıkla sürüyor. İşçilerin iş güvencesi sağlayacağını düşündükleri ihbar tazminatlarının yükseltilmesi ve ücret dengesizliklerinin giderilmesi taleplerinin karşılanmamasıyla başlayan grev, geçtiğimiz haftadan itibaren somut kırma teşebbüsleriyle karşı karşıya.
Gelinen noktada patron, grevin kırılması için o çok tanıdık kirli yöntemlerin hepsini devreye sokmuş durumda. İlk hamlelerinden biri, işçilerle ailelerini karşı karşıya getirecek içerikteki mektuplar yollamak olmuş. Ailelere yollanan bu mektuplarda mealen ‘grev nedeniyle işçilerin gelirlerinin azaldığı, 1 Ağustos itibariyle işçilerin yaşayacağı mali sıkıntılar nedeniyle endişe duyduğu’ ifade ediliyor. Patronun bu kirli hamlesine, en başta işçi aileleri tutum almış. Mektuplar üzerine sendika da geçtiğimiz günlerde şirketin Bostancı'daki temsilciliğinin önüne çelenk bırakarak, taleplerin bir an önce kabul edilmesi çağrısı yapmıştı. İşçiler de o mektupların hepsini bu eylemde şirkete iade etmişti.

Patronun bu kirli icraatının arkası da işçilerin cep telefonlarına yollanan mesajlarla geldi. 'Sizi yönlendirenlere inanmayın, içerde üretim sürüyor, bu grevle bir yere gidemezsiniz' mealindeki bu mesajlarla, işçilerin grevle olan ruhsal bütünleşmelerini kırmak ve moral bozukluğu yaratmak hedefleniyor.
Patron grevi içerden çözmek konusunda da boş durmuyor. Grevci işçilerden ilk elde beş kişiyi çeşitli vaatlerle "satın" alarak kopardı. Zaten mesajlarda dile getirdiği 'içerde üretim sürüyor' yalanı da direnişten kopardığı bu işçilerin varlığına dayanıyor. İşçiler, fabrikada bu işçilerle birlikte direnişe katılmayan yaklaşık on beş işçinin bulunduğunu, ama bunlarla üretim yapılmasının mümkün olmadığını söylüyorlar. Keza yıllardır burada çalışıyorlar, üretim sistemini ve işçi kapasitesini gayet iyi biliyorlar. Bu noktalardan bakınca hem patronların yolladıkları o mesajlara duydukları tepki bileniyor, hem de grevi çeşitli vaatlerle "satan" işçilere olan tepkileri... İşçiler patronun bu kirli icraatlarının halen devam ettiğini, kendi içlerinden haber taşıyacak kişiler oluşturmaya çalıştığını/oluşturduğunu düşünüyorlar ve oldukça tepkililer.
Patronun grev düşmanlığı bunlarla da sınırlı değil. Facebook sayfalarında şirkete dönük paylaşımlar yaptığını tespit ettiği işçilerin iş akitlerini fesih etti. Böyle bir saldırıyla karşılaşan dört işçi, bayramdan sonra bu gelişmeyle ilgili olarak mahkemeye gideceklerini, kendilerinin herhangi bir hakarette bulunmayıp direnişe dair paylaşımlarda bulunduklarını belirtiyorlar. Patronun bu uygulamasının esasında işçilere 'gerekirse çeşitli gerekçelerle işinize son vererek bu grevi bitiririm" mesajı vermeye dönük olduğunu vurguluyorlar.
Grevci Kimberly Clark işçilerinin, direnişlerine dönük bu kapsamlı saldırılar karşısında grevle daha bilinçli bir ilişki kurdukları görülüyor. Grev kırıcılarını protesto etmek için sabah erken saatlerinde fabrika önüne gelmişler, fakat kırıcılar fabrikaya çok erken saatte alındıkları için karşılaşamamışlar. Fakat onlarla karşılaşıp yüzlerine yaptıklarının ne anlama geldiğini haykırmakta kararlılar.
İşçiler, grev süresince karşılaştıkları bu saldırılara dair özgün sloganlar üretmiş, besteler yapmışlar. Sabah grev alanına davul zurna eşliğinde gelen işçiler, hainlerin atılmasını ve fabrika yönetiminin istifasını istiyorlar.
Yaşadıkları onlara, durumu ifade edecek sloganlar ürettirmiş: "Hainler bizi yıldıramaz!", "Kaça satıldınız, kiminle pazarlık yaptınız?!", "İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!"
İşçiler yaşadıklarından bir de beste çıkarmışlar. Patronları ve çeşitli vaatlerle satın alınan işçileri hedefe koydukları bu besteyi, grev alanında coşkuyla seslendiriyorlar. http://alinteri.org/kimberly-clark-ta-31-gun.mpeg
Kısacası Kimberly Clark grevi, burjuvazinin tüm kirli yüzüyle açığa çıktığı, yapıp ettikleriyle işçiler açısından onu okul haline getirdiği bir direniş olarak devam ediyor.
Burjuvazinin son dönemlerde daha bir ayyuka çıkan sendika düşmanlığının ve işçilerin örgütlü gücünün garantisi olan grev hakkına dönük saldırılarının en berrak şekliyle açığa çıktığı grev, daha güçlü bir destek ve sahiplenmeyi bekliyor.
Not: Biz haberi hazırlarken grev alanında bulunan muhabirimiz fabrika yöneticilerinden biri tarafından engellenmeye çalışıldı. Muhabirimiz, fabrikaya giren bir TIR'ı görüntülemek için fotoğraf çekmeye çalışırken bu şahıs tarafından engellenmeye çalışılarak, polis çağırmakla tehdit edildi. An itibari ile çağrılan sivil polislerin grev alanına geldiklerini öğrendik.