Katil Şahbaz'ın "yargılandığı" davanın ilk duruşmasındaki organize saldırganlık değil aile yargılanmak isteniyor!
Ethem yoldaşın katili polis Ahmet Şahbaz'ın "yargılandığı" davanın 23 Eylül'de görülen ilk duruşmasında, duruşma salonuna sivil giyimli sayısız polis doldurulmuş, salona giriş çıkışlar engellenmiş, katil de perukla salona getirilmişti. Salon, heyetle işbirliği içinde terörize edilirken, salon dışında da polis Ethem'in yoldaşlarına saldırmıştı. Bu derme çatma tiyatro karşısında en başta Sayfi Ana isyan etmiş ve katilin peruğunu çıkarmıştı. O anda da salondaki kolluk güçleri aileyi ve duruşmayı izlemeye gelenleri darp etmişlerdi.
Katil Şahbaz'ın avukatları ise Ethem'in ailesi ve yoldaşlarının saldırıya uğradıkları bu duruşmadan hemen sonra (25 Eylül) Sarısülük ailesi hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na dava açmışlardı.
Katil Şahbaz’ın avukatları suç ihbarı başvuru dilekçelerinde, müvekkillerinin darp edildiğini, linç girişiminde bulunulduğunu, görevli polislerin darp edildiğini, mahkeme heyetine hakaret edildiğini ve heyetin tehdit edildiğini yazdı.
Dilekçenin açıklamalar bölümünde ise dayanak olarak, seyirci polislerin dışarı çıkarılarak mahkeme salonunun Ethem Sarısülük’ün yakınlarıyla ‘doldurulması’, salonda sadece sanık yakını olarak duruşmayı izlemeye gelen on-on beş silahsız polisin kalmış olması ve güvenliğin tek başına Adliye polisine bırakılmış olmasını gösterdiler.
‘Marjinal gruplar’ devrede
Yine aynı dilekçede sanığı korumakla görevli olduğu iddia edilen sivil polislerin mahkeme heyeti tarafından dışarı çıkarılması ile ‘marjinal grupların’ sanık ve sanık vekillerine sözlü ve fiili saldırıları olmasına rağmen salonun güvenliğinin adliye polisine emanet edildiği ifade edildi. Duruşma salonunun ‘terörize’ edildiği iddia edildi. Duruşma salonunun önünde ‘katil polis, katiller dışarı’ sloganlarının atılması da dilekçenin açıklamalar bölümünde yer alıyor.
Deliller Yeni Akit, Sabah ve Zaman’dan
Mahkeme Şahbaz’ın avukatlarının talep dilekçesini 27/09/2013 tarihli bir üst yazı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Mübaşir, zabıt katibi ve 3 polis (İbrahim Yağcı, Gaffari Güneş ve Ayhan Ilıksu ise tanık olarak dinlendi. Yeni Akit gazetesindeki “Sarısülük’ün ailesi mahkemede polisi dövdü” haberi, Sabah gazetesinin “Sarısülük davasında sanık polise saldırı” haberi, Zaman gazetesinin “Sarısülük davasında sanık polise linç girişimi” haberleri ise dosyaya delil olarak konuldu.
Aile ifade verdi, bilirkişi teşhis edemedi
Mustafa Sarısülük, Sayfi Sarısülük, İkrar Sarısülük, Cem Sarısülük, Diren Sarısülük şüpheli sıfatı ile avukatları ile birlikte ifade vererek suçlamaları reddettiler. Savcılığın dosyayı ve duruşma görüntülerini gönderdiği uzman bilirkişi ise görüntülerin çok bozuk ve karanlık olduğu, bu sebeple teşhise elverişli görüntü elde edilemediği şeklinde rapor düzenleyerek, dosyayı ve görüntüleri savcılığa teslim etti.
Emniyet devrede
Uzman bilirkişinin tespit edemediği görüntüleri Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Kimlik Tespit Şube'sinin tespit ettiğini belirtti ve bilirkişi raporuna rağmen ailenin ‘saldırdığı’ iddiasına dayanak oluşturacak raporu yazdı. Katil polis Ahmet Şahbaz ise “Hayati tehlikesinin olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derece de olduğu' şeklinde rapor aldı.
85 ‘bozacı’ katilin yanında
O gün yaşanan olaylarla ilgili toplamda 85 polis, Ahmet Şahbaz’ın darp edildiği minvalinde farklı tutanaklara imza attı. Dava sırasında Sarısülük ailesinin avukatlarının başvuruları bekletilip dikkate alınmazken, Şahbaz’ın başvurusu hemen devreye sokularak, sonuçta Mustafa Sarısülük, Sayfi Sarısülük, Cem Sarısülük TCK: 86/2, 125/1-3-a son/4-5 ve 53 maddelerinden mahkemeye sevk edildi. İkrar Sarısülük ise TCK: 86/2, 125/1-3-a son/4-5, 43/2 ve 53 maddelerinden yargılanacak.
Sarısülük ailesinin duruşması 17 Ekim’de görülecek.
Sendika.org-Alınteri