Soma'da bulunan İmbat Madeni'ndeki işçiler baskı ve tehdit altında
Soma Katliamı'ndan sonra madenlerde çalışan işçiler üzerindeki baskılar da her gün biraz daha artarak devam ediyor. Baskı ve mobbingin yaşandığı madenlerden biri de Soma'da bulunan İmbat Madeni. Gazetemize ulaşan bilgilere göre, İmbat Maden'in yetkilileri, bazı işçilere sözlü baskı ve tehditler savurdular.
Soma Katliamı, tüm Türkiye işçi sınıfı, özelde de maden işçileri açısından bir milat oldu. "Soma'daki gibi ölmek istemiyoruz!" sloganı bugün en fazla duyduğumuz sloganlardan biri. Bu duyarlılık kitlesel katliamların yaşandığı maden işkolunda çalışan işçilerde doğal olarak çok daha güçlü. Onlar bunu aynı zamanda çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve işçi sağlığı-güvenliği önlemlerinin alınması gibi somut taleplerle mücadele konusu haline getiriyorlar. Koşullar düzeltilmeden madenlere inmek istemiyorlar.
Yaşadıkları baskıları ve çalışma koşullarını basına ve kamuoyuna anlatacak çeşitli etkinliklerde bulunuyor, çözüm bulunmasını istiyorlar. İşçi sağlığı-güvenliği önlemlerinin alınmaması ve kölece çalışma koşulları konusunda toplumsal muhalefetin yükselmesi için çaba harcayan öncü maden işçileriyse, yer yer üstü kapalı yer yer de açık tehditlerle sindirilmeye çalışılıyorlar. Patronlar bu sindirme çabalarında, “Ayaklarını denk alsınlar, çok zıplıyorlar, çok konuşuyorlar, bacaklarını kırarız, bayramdan sonra hepinizi işten çıkaracağız” diyecek kadar ileri gidebiliyorlar.
Öte yandan işçiler, üzerlerindeki baskılara katliamda büyük paya sahip olduğu ayan beyan ortada olan Türk İş'e bağlı Maden-İş'in de ortak olduğunu düşünüyorlar. Hatırlanacağı gibi İşçiler bu sendikayı protesto ederek üyelikten istifa edip DİSK'e bağlı Maden-Sen'e geçmişlerdi. Ayrıca sendika yönetiminin istifa etmesi için protesto eylemleri yapmışlar; katliamda yakınlarını kaybeden aileler de maden şirketleri ile birlikte Maden-İş'i de sorumlu tutup maddi manevi tazminat davası açmışlardı. Anlaşılan o ki, sınıfa ihanette sınır tanımayan sendika yönetimi, tüm bu gelişmelerin intikamını, ruhunu taşıdığı burjuvazi ile birlikte sınıfa saldırarak almaya çalışıyor. Soma'da tehdit ve baskılarla karşı karşıya kalan maden işçileri yapılıp edilen her şeyde sendikanın da parmağının olduğunu düşünüyor haklı olarak.
Ancak madenciler buna pabuç bırakmayacaklarını, emeklerine ve işten atılacak her arkadaşlarına sahip çıkacaklarını belirtiyorlar. Madenciler, "Çocuklarımızın geleceği için ölümü her an yaşayarak, o kömür ocaklarına korkusuzca ölümü yenerek iniyoruz" diyerek aldıkları tehditler karşısında sessiz kalmayacaklarını, eğer bayramdan sonra işçi çıkarmaya kalkışırlarsa, hiç kimsenin o madenlere inmesine izin vermeyeceklerini ve greve çıkacaklarını da iletiyorlar.
Burjuvazi ve işbirlikçileri bu sefer madencilerin çığlıklarını içlerine gömmelerini sağlayamayacaklar! Onlar her hareketleri, her sözleriyle sonuna kadar direneceklerini adeta haykırıyorlar. Kömüre bulanmış o kara yüzlerinin tam da ortasında parlayan gözlerdeki direnç ve kararlılığı söndüremeyecekler.