Kent Gıda işçisi gevin geldiği noktada sendikanın tutumundan rahatsız
Kent Gıda grevinin 14. gününde (27 Temmuz) işçilerden Barbaros ile grevin geldiği nokta ve sendikanın tutumu üzerine yaptığımız röportajı yayınlıyoruz:
Alınteri: Kaç senedir burada çalışıyorsunuz?
Barbaros:11 yıldır burada çalışıyorum.
Alınteri: Direnişe, greve başlarken neler hissetiniz?
Barbaros: Biz bu greve daha iyi şartlarda çalışmak için çıktık. Herkesin amacı buydu zaten, uzun zamandan beri düşük ücretlerle çalışıyorduk. Dada iyi şartlar istiyoruz, insanca çalışmak istiyoruz. Bu nedenle greve başladık.
Alınteri: Daha önce bu şekilde bir kenetlenme yaşadınız mı?
Barbaros: Daha önce böyle bir birlik hiç olmadı, yaşamadık. Şimdi ise iyi bir dayanışma, iyi bir birlik oldu. Herkes bir birine kenetlendi ve 'artık yeter' dedik. Artık iyi bir şeyler olsun istiyoruz. Çalışanların çoğu fabrikada 10 yıl ve üzerinde bir geçmişe sahip. Fakat bu yıllar içinde ücretlerimizde bir değişiklik olmamış! Ücretlerimizin daha iyi olması için uğraşıyoruz.
Alınteri: Toplu sözleşme için yapılan son iki toplantıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Barbaros: Aslında iyi gidiyordu. İkinci görüşmede bize yanlış gelen tek şey, görüşme sona erdikten sonra “işverenle biz prensipte anlaştık” denilmesiydi. İşverenin işçileri iki kategoriye ayırması ve Ocak ayından bugüne kadarki farklarımızı ödemek istememeleri bize doğru gelmedi.
Alınteri: Sendika "prensipte anlaştık" dedi ama siz referandum yaptınız ve çoğunluğunuz greve devam dedi. Sendikanın bundan sonraki tutumu nasıl oldu?
Barbaros: İlgisi azaldı, grevdeki duruşu değişti, ilk günkü gibi ilgisi yok. İşçilerin oylama sunucunda greve devam kararı çıktıktan sonra sendika grev alanında kullanılan ses aracını bahanelerle götürdü buradan. Başkanlar falan da o kadar sık gelmiyorlar, sadece temsilciler var burada, onlar da buranın eski çalışanları. İşçiler geliyorlar greve devam ediyoruz. Sendikanın sahiplenişi fark edilir derecede az.
Alınteri: Şunu söyleyebilir miyiz, işçi kendi iradesiyle grevi sürdürüyor artık.
Barbaros: Aynen öyle, zaten greve çıkmak da işçi iradesiyle oldu. İşçi artık yeter dediği için greve çıkıldı.
Alınteri: Sendika başta greve çıkmak istemedi mi?
Barbaros: İşçilerin artık tahammülü kalmamıştı. Ne gerekiyorsa yapalım, grevse grev ya da ne yapılacaksa yapalım dediler. Sendika da greve çıkmak zorunda kaldı. Grev süreci içerinde yapılan ikinci toplantı sonrasında "prensipte anlaştık" denildiği zaman tüm işçi arkadaşlarımız kabul etmediler ve geceli gündüzlü oturma eylemi yaptık, fabrikadan hiçbirimiz ayrılmadık ve greve devam dedik.
Alınteri: Şu an bir bayram tatili var. Sendika bayramdan sonra gelir de anlaşmayı imzalayacağız derse ne yapacaksınız?
Barbaros: Valla elimizden ne gelirse onu yapacağız. Hakkımızı almak istiyoruz, hakkımız olan ne ise onu yapacağız.
Alınteri: Sendika prensipte anlaştı, işçi karşı çıktı. Peki, sendika, işçileri ikna etmek için tek tek ikna görüşmeleri yapmaya çalıştı mı, hiç bilginiz var mı?
Barbaros: Yok. Öyle bir şey duymadık. Ayrıca sendika işçilerin tepkisinin farkında. Bu nedenle öyle bir girişimde bulunurlarsa daha farklı tepkiler gelişir, bunun da farkındalar. İkinci toplantı sonrasında iletilen kararı guruplar halinde tartıştık. Kararımızı sendikaya ilettik. İlk toplu sözleşme yani iyi bir sözleşme '98'de yapılmış. Ayrıca sendika bize şunu söyledi, 'bu sözleşme gelecek sözleşmelerin teminatı olacak, gelecek sözleşmeler daha da iyi olacak' diye söz verdi. Biz de bu sözleşmenin de iyi şekilde sonlanmasını istiyoruz. Ki, bizim karşı çıktığımız şey işçileri iki kategoriye ayırmaları ve Ocak ayından bu güne kadar olan farklarımızı ödemek istemeyişleri oldu. Yoksa zam konusunda aslında işverenin sunduğu rakam istediğimize çok yakın.
Kent Gıda grevindeki işçiler bayramın ikinci gününde sabah saat 10:00'da Tek-Gıda Sendikası Başkanı'nın da katılacağı bir bayramlaşma etkinliği yapacaklar, herkesi dayanışma ve desteğe çağırıyorlar.