Burjuva seçim sisteminin kitlelere katılım vadeden o yalan özü bu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde daha açık sırıtıyor
Burjuva seçim sisteminin kitlelere katılım vadeden o yalan özü bu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde daha açık sırıtıyor. Cumhurbaşkanının halkın oylarıyla seçilmesini demokrasinin zaferi olarak tanımlayanlar, bizzat kendi pratikleriyle demokrasinin sınıfsal özünü teşhir ediyorlar.
Sözümona halkın oylarıyla seçilecek bir cumhurbaşkanı adayı olanlardan bazıları (Tayyip mesela!) bu yarışın aslında formaliteden ibaret olduğunu her halleriyle kanıtlayarak 'seçim mi devrim mi' sorusunun altını bir kez daha çizmiş oluyorlar.

Bu yarışa başbakanlık koltuğunu bırakmadan katılan Tayyip Erdoğan, devletin tüm ekonomik-siyasi olanaklarını tepe tepe kullanarak çalışmalarını yürütüyor. Yürüttüğü kapsamlı propaganda çalışmasıyla kafamızı çevirdiğimiz her yerde kendisini görmemizi sağlaması yetmiyormuş gibi, bir de devletin kolluk güçlerini devreye sokarak rakiplerinin çalışmalarını sınırlandırıyor.
Tayyip'in "Tek vatan, tek millet, tek devlet!" sözleriyle bir kez daha höykürdüğü Van mitingi nedeniyle Selahattin Demirtaş'ın seçim çadırının polis tarafından ablukaya alınması bunun somut ifadesidir.
Van'da yaşanan bu pervasızlık karşısında tavır koyan gençlerle polis arasında çatışmalar yaşandı. Polis gençlere TOMA ve gaz bombalarıyla saldırdı. Çatışmalar devam ediyor...