Büyük patlamaya doğru

Hussman, kapitalistleri, eskisinden çok daha şiddetli bir kriz konusunda uyarıyor

GÜNCEL
Perşembe, 7 Ağustos 2014 (12 yıl 2 ay önce)

Cihan Çetin



Evrenin oluşumu ile ilgili büyük patlamadan (bing bang’den) değil, ABD merkezli 2007’den de beter bir büyük ekonomik patlamadan söz ediyoruz. İşin ilginci bu defaki kaynak bir Marksist değil, tam tersine müşterilerini korumak (!) isteyen ve 2008-2009 krizini önceden gören bir Wall Street ekonomisti John P. Hussman.



Hussman, öngördüğü 2008-2009 krizinden daha beterinin geleceğini söylemekle kalmıyor; 2008-2009 krizini tetikleyen emlak sektöründeki tıkanmadan farklı olarak, bu defa mortage kredilerinde kendisini gösteren yapılanmanın tüm sektörlerde yeniden üretildiğini iddia ediyor.



 



Yakın Tarihe Bakış: Mortage Krizi

Marx, "kapitalist kriz kendisini her zaman bir para krizi olarak gösterir" der. Bu nedenle kapitalizmin yapısal krizlerinin burjuva ekonomistlerince yapılan analizlerinin çoğu para analizleri üzerinden yükselir. Krize sadece para krizi olarak bakmak kapitalizmin yapısal özelliklerini gözardı etmek ile birlikte, kriz çözümünü de para üzerinden gerçekleştirmeyi getirir ki kriz bir sonrakine kadar ertelenebilsin. Ancak para üzerinden yapılan her türlü kriz erteleme formülü eninde sonunda kapitalizmin yapısal krizi karşısında tuzla buz olur.



 



2008 sonlarında ABD’de ortaya çıkan ve genel olarak emlak sektöründen kaynaklı olduğu için “mortage krizi” olarak adlandırılan kriz, bugün Hussman’ın deyimiyle tüm sektörlerde yeniden üretiliyor.



 



Mortage krizinin özü, olmayan meta değeri için olmayan paranın kredi olarak piyasaya basılmasıdır. Bilinen bir deyimle “tavuğunun suyunun suyu” ile para piyasasını emlak sektörü üzerinden beslemektir. Somutlarsak, gerçek değeri 1 birim olan bir ev için bankalar müşterilerine evin değerini 3 birim olarak sunup, 3 birim üzerinden kredi verir. Ancak bir süre sonra bankaya borçlu konumda olan müşteri kredilerini geri ödeme noktasında zorlanmaya başlar. Ama bu arada bankalar 3 birimlik kredi verdiği için kendisi ile ilgili diğer tüm para işlemlerini, aslında olmayan 3 birimlik değer üzerinden işletir. Fakat borçlu bir süre sonra kredi borçlarını ödeyemeyince, olmayan 3 birimlik borcunu isteyen banka evin gerçek değeri olan 1 birimi bile elde edemeyince bu tıkanma zincirleme olarak diğer alanlara da yansır. Çünkü herkes aslında olmayan 3 birimlik değer üzerinden parasal işlemlerini yapmıştır.



 



Tek ve basit bir örneği milyarlarca dolar ve milyonlarca kişi üzerinden hesapladığınızda ortaya 2008 krizi çıkar.



 



Hussman, tam da mortage krizini yaratan “türev işlemler”in 2008’de krizi atlatmak için olmadık manevralar yapan ABD Merkez Bankası’nın da eliyle tüm sektörlerce yeniden üretildiği görüşünde.



 



Hussman’ın iddiları

Hussman “Evet, bu bir öz sermaye balonudur” yazısına şu soruyla başlıyor: “Alacaklılar ( bankalar, yatırımcılar) temerrüt (borç ödeyememe) riskine karşı çok korumasız olan düşük faiz oranlı kağıtları neden elinde tutmaya razıdır?”. Bu soruyu şöyle cevaplıyor Hussman: “ABD Hükümeti tarafından kısman desteklenmesi bitmiş enstrümanlar ile Amerikan finans sistemindeki en kötü kredi riski el değişti. Bu krediler Sam Amca’nın iyiniyet ve itibarının omuzlarında yer aldığı için, yatırımcılar tarafından eksiksiz biçimde elde tutuldular. Bunun sonu tam bir felaketti.”



 



Hussman bu sistem içinde mortage krizinin yarattığı güvensizliğin aşılması için devlet eliyle piyasalara para pompalanmasıyla “ev fiyatları düşerken, kredi notlarının AAA+ olması”na bağlıyor. ABD Hükümeti'nin sunduğu, ama aslında ortada olmayan, ‘güven’ sonucunda patlayan talepler için Wall Street, trilyonlarca dolar kredi oluşturdu.



 



Hussman, 2008 krizi sonrasında Amerikan Merkez Bankası (FED)’nın verdiği güvenle tüm sektörlerin aynı mortage krizinde olduğu gibi korumasız hisse senetleriyle yüksek borçlanmaya girdiğini belirtiyor. Öyle ki, ABD borsası yüksek değerde olmasına rağmen, bu değerin oluşmasını sağlayan borç (yani borsaya giren sermaye) “düşük kaliteli”. Borsadaki şirketler giren borcun kalitesinin düşüklüğünü, borsada elde ettikleri veya edeceklerini düşündükleri “yüksek kar marjı”yla kapatmaya çalışıyorlar.



 



Büyük Patlamaya Doğru

Ancak tam da bu noktada kapitalizmin kendi yapısal mekanizmaları devreye giriyor. Kapitalizm, azami karını var edebilmek için sürekli genişlemek zorundadır. Bunu yapabilmek için de üretimi arttırmak, ürettiğini de satmak zorundadır. Özetle pazarını her şekilde genişletmek zorundadır. Ancak kapitalizmin bu büyümesinin önünde iki yapısal engel vardır: Birincisi aşırı üretim, ikincisi pazar savaşı.



 



Toplumsal ihtiyaçlarla değil de daha fazla kar güdüsüyle hareket eden kapitalist üretim, kendi iradesinden de bağımsız olarak üretimi her zaman en üst seviyede tutmak zorundadır. Gün gelir pazar bir doyum noktasına ulaşır. Ancak kapitalist için doyum diye bir şey olmadığı için ürettiği ürünler aşırı hale gelir ve pazarda eski hızda ve karda satılmamaya başlar. Bu noktada üretim tıkanmaya başlar ve aşılması için yeni ve devasa yatırımlar, dolayısıyla başdöndürücü bir yıkım ve yeniden yapılanma şart olur. Bu dinamik aynı zamanda tam bir savaşa benzeyen rekabet koşullarıyla da dolaysız ilişki içinde işler. Rakip kapitalistlerin pazarda ürünlerini satmaya çalışırlarken birbirlerini eninde sonunda engellemeye başlamaları onun bu yapısal engellerinin diğer önemli ayağını oluşturur.



 



Hussman, yaptığı oldukça teknik analizler sonucunda, yatırımcıların borsaya karşı aşırı iyimser oluşu, fiyat/kazanç oranındaki yüksek değerlenme ve değişik piyasalardaki performans farklılıklarının “son 45 yılda aynı anda oluştuğu” her zaman durumda ABD Borsası'nın en az yüzde 20 kayıp yaşadığını belirtiyor. Yaptığı değerlendirmeler sonucunda Hussman tekil bir sektörde değil tüm sektörlerde mortage krizinin izlerini görüyor. Öyle ki “Dow Jones endeksi, kayıtlı en uzun süresi 7 gün olan, yüzde 10′luk düzeltmesiz 709 ticaret günü geçirdi” diyerek krizin gelişini ilan etmekle birlikte “tam olarak ne zaman” patlayacağını bilmemekle birlikte, krizin “elinin kulağında” olduğunu ilan ediyor.





Hussman elbette sosyalist bir kafayla yazmadı yazısını. 2008 krizi gibi bir krizi öngörme becerisine sahip birisi olarak yatırımcılarını, yani kapitalistleri, eskisinden çok daha şiddetli bir kriz için uyarıyor sadece. Ancak 1929 büyük bunalım ile karşılaştırılan 2008 krizinin yarattığı tahribata bakıldığında kapitalizmin bir sonraki krizi, evresini oluşturduğu düşünülen “büyük patlamaya” özdeş olacak.



 



http://www.hussmanfunds.com/wmc/wmc140728.htm