Demirtaş’ın başarısı

Doç. Dr. Erdem Yörük, “Bu başarı oranı artırılmalı. Bunun için de HDP’nin varoşlara çekilmesi gerekiyor

GÜNCEL
Çarşamba, 13 Ağustos 2014 (12 yıl 2 ay önce)

Yörük: Demirtaş’ın başarısı 1970’lerden bu yana en büyük başarı



İbrahim Açıkyer



HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş’ın cumhurbaşkanlığı seçiminde yakaladığı yüzde 10’a yakın başarının Kürt özgürlük hareketi, demokratlar, muhalifler açısından 1970’lerden bu yana azımsanamayacak bir başarı anlamı taşıdığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Erdem Yörük, “Bu başarı oranı artırılmalı. Bunun için de HDP’nin varoşlara çekilmesi gerekiyor. HDP’ye gönül vermiş, demokratik geleceğe özlem duyan insanları varoşlarda bu tür bir siyasi mücadele verecek şekilde mobilize etmek gerektiğini düşünüyorum. Ancak böyle olursa AKP ile rekabet edilebilir. Çünkü AKP kadroları 20 yıldır bunu yapıyorlar dedi.



 



12. cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halkların adayı olarak seçime giren Selahattin Demirtaş’ı yüzde 9.8 gibi oy oranıyla ciddi bir başarı yakalaması önemli bir yankı uyandırdı. Türkiye toplumunda ve kamuoyunda göz ardı edilemeyecek derecede yer bulan HDP’nin bu başarısını ve bundan sonraki sürece yansımalarını Koç Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Erdem Yörük’e sorduk.



 



Demirtaş ve HDP’nin önemli bir kazanım elde ettiğini dile getiren Yörük, “Seçimde oylarını mutlak sayı olarak en çok artıran HDP oldu. O açıdan çok büyük bir zafer kazanıldığını ifade etmek istiyorum. İkinci nokta bu noktaya nasıl gelindi, bu başarı nasıl kazanıldı? Gerçekten de Demirtaş’ın cumhurbaşkanlığı kampanyası gerçekten kişisel yeteneği ve kampanyanın güzel kurgulanmasıyla HDP projesinin anlatılabildiği mecraya döndü. Önemli strateji burada kuruldu” diye konuştu.





1970’lerde bu yana en büyük başarı



Demirtaş’ın anlattığı her şeyin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın projeyi ortaya koymasından itibaren HDP’nin bileşenleriyle ortaya koyduklarının geniş kesimlere anlatılması olduğunu dile getiren Yörük, asıl büyük hedefin de aslında bu olduğunu ifade etti. “HDP’nin Kürt özgürlük hareketiyle, ezilenlerle kurduğu bu ittifakın Türkiye halklarına yansıtılmasıydı. Hepimizi şaşırtan ve memnun eden Türkiye halklarının ise hepimizin tahmininden fazla bu projeyi kabul edebildiğini görmüş olmak” diyen Yörük, 1970’lerden bu yana Türkiye’deki sol, demokrat, ilerici çevrelerin yaşayamadığı başarıya ulaşıldığını vurguladı.





Başarıyı getiren parametreler



Bugünün bir zafer günü olduğun söyleyen Yörük, “O açıdan da katkı sunanları tebrik ediyoruz. Özellikle BDP’nin çekirdek oylarının yanı sıra orta sınıf, üniversite mezunu, eğitimli, kendini demokrat gören kentli, orta sınıfın desteğini almış gözüküyor. Bunun da daha önemlisi Alevilerin oylarını almış gözüküyor. Bu HDP projesi, halkların mücadelesi için önemli. Kürtlerle Alevilerin yan yana durup mücadele etmesi için önemli. Bu başarıyı getiren parametreleri böyle ortaya koyabiliriz” ifadelerinde bulundu.



 



HDP’nin adayı Demirtaş’ın aldığı yüzde 10’luk oranın Türkiye tarihinde solun, demokratların, muhaliflerin ve Kürtlerin aldığı en yüksek oy oranı olduğunu söyleyen Yörük, “Bu moral kaynağı. Realist bakacak olursak seçim öncesi bir ankette gördüğüm başka bir sonuç vardı. Bu hafta sonu genel seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz sorusuna verilen yanıtta HDP, yüzde 6 buçukta kaldı. Demirtaş’ın aldığı oy ile HDP’nin alacağı oy oranı arasında bir fark bulunuyor. Demirtaş’ın kişisel karizmasıyla, kendini iyi ifade edebilmesiyle, İhsanoğlu’nun aday olmasıyla ilgili olarak HDP’nin oyu üzerinde bir oy getirdi. Bundan sonra HDP’de amaç Demirtaş’ın oy oranına çekmek olmalı. Strateji o. En iyi ihtimalle buraya çekecek şekilde hazırlanması gerekir” dedi.





Bu oy oranı artmalı



Demirtaş’ın yaptığının daha öncede ifade edildiği şekilde HDP’nin ortaya koyduğu yenidünya görüşünün halka çok pozitif şekilde nakledildiğini belirten Yörük, medyada da bunu söyleyebilecek kanalların açıldığını kaydetti. “Gerçek anlamda oy potansiyelini artırmak, ileride yüzde 10, 15 ya da 20’lik oranlara gelinmesi için asıl olarak yoksullara hitap edebilmesi gerekiyor HDP’nin. Demirtaş’ın getirdiği oylar, ciddi bir kısmı kentli, kendini modern, demokrat atfeden orta sınıf ve Alevilerden gelen oylar oldu. Kentli ve Kürt yoksulların oyunu alabilmesi gerekiyor. Bunun iki sebebi var. Birincisi Türkiye’de kendini sol atfeden partinin kök salabilmesi için yoksullara ve emekçilere temas edebilmesi gerekiyor. Yoksa ideolojik zeminde hapsolunur. Genişlemenin stratejisi CHP ile rekabetten değil AKP’den geçiyor. 30 Mart’ta Sırrı Süreyya Önder’in adaylığında Sarıgül üzerinden muhalefet yapılmıştı. Negatif durumları gördük. CHP’nin oylarından oy çekilebildi. Bu çok güzel ama şu anda asıl hedef kentli yoksullar, özellikle Kürt yoksulların oyunu alabilmesi gerekiyor. Emekçi partisi olabilmesi gerekiyor” diye konuştu.





‘HDP varoşlara çekilmeli’



“Bu oy oranının en önemli ve beni heyecanlandıran noktası şu; emekçiler arasında örgütlenmek için, emekçi mahallelerinde siyaset yapabilmek için, emekçilerin dertlerine çözüm bulmak için gerekli insani, fikirsel, organizasyonel kapasiteyi mobilize edecek heyecanı yaratmış durumda” diyen Yörük, “HDP’nin bu saatten sonra yapması gereken varoşlara çekilmek olmalı. Benim görüşüm budur ki HDP, bu noktadan sonra yeni bir kampanya başlatıp, ‘varoşlara çekiliyoruz’ demeli. HDP’ye oy veren orta sınıfı da kanalize etmeli bu hedefe. Doktorsan gel varoşta sağlıkla ilgili katkı sun. Öğretmensen ders ver. Mühendissen veya avukatsan gel insanlara hukuksal danışmanlık hizmetlerini ver, yaklaşımı olmalı. HDP’ye gönül vermiş, demokratik geleceğe özlem duyan insanları varoşlarda bu tür bir siyasi mücadele verecek şekilde mobilize etmek gerektiğini düşünüyorum. Ancak böyle olursa AKP ile rekabet edilebilir. Çünkü AKP kadroları 20 yıldır bunu yapıyorlar. Benim buradan çıkartacağım, önereceğim budur” ifadelerinde bulundu.



 



Demirtaş özelinde başarılı sergilenen ideolojik, söylemsel siyasetten alınan gücü daha materyal, emeğe dayanan, yoksul mahallelerde pratik siyasi faaliyete yönlendirmek gerektiğini vurgulayan Yörük, 2015 genel seçimleri öncesinde HDP’nin önce bunun duyurusunu dahi yapsa insanlar için önemli bir heyecan olacağını belirtti.





Bu sonuç başkanlık sistemine etki edecek



Bugünkü seçim sonuçlarının gösterdiği en önemli sonuca işaret eden Yörük, şöyle konuştu: “Erdoğan ve kadroları yüzde 55’i bekliyordu. Bununla başkanlık sistemi için halktan olur alacaklardı. Beklediklerinin altında oy aldılar. Katılım oranındaki düşüklüğü de göz önüne alacak olursak başkanlık sistemini Türkiye’ye dayatma noktasında meşru koşullar yok. 2011 seçimlerine benzer durum var. AKP büyük başarıyla ortaya çıkmasına rağmen anayasa değişikliği için çoğunluğu elde edememişti. Bugünkü sonuçta Erdoğan ve kadrolarının beklentilerinin gerisinde bir nokta. Erdoğan’ın ilk yaptığı konuşmada da oldukça açık şekilde görülüyor. Bir moral bozukluğu ortada. Dolayısıyla eğer yüzde 55 üzerinde oy alsaydı karanlık günlerin beklediğini söyleyebilirdik ama muhtemelen benim gördüğüm şu ki; bu seçimler AKP için de Erdoğan için de sonun başlangıcı gibi oldu.”



 



ANF