Kartal Belediyesi'nin 14.'sünü düzenlediği Kartal Kültür ve Sanat Festivali coşkuyla devam ediyor
Kartal Belediyesi'nin 14.'sünü düzenlediği Kartal Kültür ve Sanat Festivali'nde bu yıl Alınteri ve Devrimci Proleter Gençlik okurları da festival alanında stant açarak yerlerini aldı.
Grup Yorum'un da sahne aldığı Kartal Kültür ve Sanat Festivali'nin 19 Ağustos Salı günkü ayağında kitlenin heyecanı sürekli çekilen coşkulu halaylara yansıdı. Festivalde devrimci örgütlerin stantları epey ilgi çekti. Festival saatinden kısa bir süre önce stant açan Alınteri ve Devrimci Proleter Gençlik okurları da festivaldeki Kartallılara kitap, dergi ve gazete satışı gerçekleştirdi. Standa olan ilginin hiç bitmediği festival saatlerinde Kartallı emekçilerin ve öğrencilerin sorunları konuşuldu.

Oldukça yaygın gazete ve DPG dergisi satışının gerçekleştirildiği festivalde, DPG okurları ayrıca alandaki gençlere yönelik olarak ''Biz kimiz?'' başlıklı DPG broşürünün dağıtımını gerçekleştirdi, DPG'nin hedefine ve çalışmalarına yönelik broşüre dair öğrencilerle sohbetler gerçekleştirdi.

Bir hafta sürecek olan Kartal Kültür ve Sanat Festivali'nde her gün festival alanının giriş kısmında yerlerini alacak olan Alınteri ve Devrimci Proleter Gençlik okurları, işçi ve öğrencileri dayanışmayı ve desteği büyütmeye çağırıyor.
DPG okurlarının dağıttığı ''Biz kimiz?'' başlıklı anlatımın tam metninin yayınlıyoruz:
Biz kimiz?
Devrimci Proleter Gençlik kendisini sosyalizm için savaşın bir parçası olarak görür. Her türlü sınıfsal, ulusal ve cinsel sömürünün kökeninin, kapitalist üretim ilişkileri olduğu bilinci ile mücadele eder. Üretim araçlarının özel mülkiyeti ile üretim ilişkileri arasındaki çelişkinin, tarihsel gelişmenin motoru olduğu bilinci ile hareket eder. Gençliğin ekonomik-sosyal-kültürel-akademik-demokratik tüm sorunlarının nihai çözümünün, sosyalizmde olduğu bilinci ile savaşır.
Olay ve olguları bilimin ve bilimsel yöntemin ışığında incelemeyi ilke bilir. Diyalektik ve tarihsel materyalizmi, bilimsel düşüncenin en üst düzeyi olarak görür. İlkel komünal toplumdan beri var olan ezen ve ezilenin çelişkisi ve mücadelesinin, tarihsel gelişmenin temel dinamiği olduğunu bilir.
Gençlik örgütlenmesini, işçi sınıfıyla iç içe örer. Gençliğin kurtuluşunun ancak işçi sınıfı önderliğinde yürüyecek sınıf savaşı ile mümkün olacağını bilir, sınıf devrimciliğini esas alır.
İşçi sınıfının ve onunla birlikte insanlığın kurtuluşu mücadelesi, doğası gereği, doğduğu andan itibaren enternasyonal bir karaktere sahiptir. Dünyanın neresinde, hangi ulus, cins ve dinsel inançtan olurlarsa olsunlar, bütün işçilerin kaderleri bir ve ortaktır. Proletaryanın bilimsel dünya görüşünü ortaya koyan önderleri zaten bunun için, “Bütün ülkelerin isçileri, birleşin!” şiarını haykırmışlardır. Dolayısı ile DPG açısından da enternasyonalizm, olmazsa olmazdır. Günümüzde enternasyonal mücadelenin zemininin, dün olduğundan daha güçlü olduğunu bilir. Çünkü kapitalist üretimin neoliberal birikim politikaları ile olağanüstü düzeyde uluslararasılaştığını, bunun işçi sınıfı hareketi için de daha güçlü bir uluslararası mücadele zemini sunduğunu görür.
DPG ezilen ulusların kendi kaderini tayin hakkını (kayıtsız şartsız) savunur! Milliyetçiliğe karşı mücadelede, sosyal şovenizme karşı da her zaman uyanık ve savaş içindedir. Kardeşçe bir ilişki ve birlikteliğin, sosyalist temelde, tam hak eşitliğine dayalı, gönüllü bir birliktelik olacağına inanır
DPG faşizmin ülkeden ülkeye, hatta aynı ülke içinde bile tarihsel koşullar ve sınıf dengelerindeki değişmelere bağlı olarak değişik biçim ve varyasyonlara sahip olduğunun/olabileceğinin bilincindedir. Bu sebepledir ki ülkemizde anti-faşist mücadele ve uyanıklığı hala önemli, güncel, pratik bir devrimci görev ve sorumluluk olarak görür. DPG burjuva sınıf diktatörlüğünün her türlü biçimine karşı mücadele eder! Dolayısıyla anti-faşist mücadele hattını alışılagelen demokratik devrimcilikten çok, sınıf eksenli, sosyalist bir perspektif ile ele alır ve pratiğine yansıtır.
Kapitalizm bugün medya, okul, internet gibi sayısız araçla tüm toplumu (dolayısı ile gençliği), sosyal, kültürel, psikolojik her açıdan geniş bir içsel kuşatmaya almıştır. Bu yozlaşmış değerler bütününden oluşan ablukanın ancak örgütlü bir mücadele ile aşılması mümkündür. DPG bu ablukanın yarılmasında etkili olabilecek ilerici, demokratik, devrimci bir içerik ve özellikler taşıyan her türlü pratik girişim ve inisiyatifi saygıyla karşılar, bağımsız sosyalist kimliği ve faaliyetleriyle ilkesel çelişkiler içermediği sürece bunları destekleyip, bileşenleri arasında yer almakta tereddüt göstermez. Bu amaçla ekonomik, sosyal ve kültürel alanda çalışmalar yürütür; bunun araçlarını yaratır ve uygulamasını yapar
Sistem karşıtı faaliyette en önemli araçlardan biri, genç kitlelerin sömürü düzenine karşı bilinçlenip, aydınlanması görevini üstlenebilecek, kendisini sosyalist düzlemde ifade eden bir yayın organıdır. Bu amaçla Devrimci Proleter Gençlik adında bir gençlik dergisi çıkarır, derginin hedeflenen periyodu bir aydır. Politik, ekonomik, sosyal ve kültürel her türlü konuyu; bilimsel sosyalizmin ışığı ile ele alır, yayın çizgisini buna göre şekillendirir.
DPG, burjuvazinin gençlik içinde yaymaya çalıştığı burjuva ideolojisinin bütün tür ve biçimleriyle ideolojik, felsefi, estetik ve kültürel çok yönlü bir savaşımı kendisine görev bilir. Bugün her biri burjuva-liberal düzlemde yaşam bulabilen anarşizm, hippilik, emoculuk, çetecilik, varoluşçuluk gibi akımlara karşı da cepheden bir savaş yürütür.
Sonuç itibariyle DPG, gençliğin, emperyalist kapitalizme, faşizme ve her türden gericiliğe karşı, işçi sınıfının devrimci dünya görüşü olan bilimsel sosyalizm çizgisinde mücadele yürüten gençlik örgütlenmesidir.