Genç Sen ve İnşaat İş, İTÜ kampüsünde iş cinayetlerini protesto eden bir eylem yaptılar
Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç Sen) ve İnşaat İşçileri Sendikası (İnşaat İş), geçtiğimiz hafta İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’ndeki Elektrik-Elektronik Fakültesi ek bina inşaatı sırasında göçük altında kalarak hayatını kaybeden Melik Yalçın isimli işçinin ölümünü protesto etmek ve işçi ölümlerine dikkat çekmek için bugün kampüste bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Eğitim Sen üyeleri ve İTÜ'de çalışan asistanların da destek verdikleri açıklama öncesinde, ÖGB'lerin İnşaat İş üye ve yöneticilerinin kampüse girmelerini engellemek için barikat oluşturmaları üzerine kısa süreli bir arbede yaşandı. Kampüse girmeleri engellenmeye çalışan işçiler ve öğrenciler arbededen sonra turnikelerden atlayarak kampüse girdiler.
"Kampüste taşeronu kovacağız!" pankartı ile cinayetin yaşandığı Elektronik Fakültesi önüne yürüyen işçiler ve öğrenciler, sık sık "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!", "Katil taşeron, işbirlikçi rektör!" ve "Faşizme karşı omuz omuza!" sloganlarını haykırdılar.
Yürüyüşün ardından Genç Sen adına yapılan konuşmada İTÜ yönetimiyle taşeron sistemi arasındaki ilişkiye vurgu yapılarak, üniversite yönetiminin Melik Yalçın isimli işçinin ölümünden 2 gün sonra "biz suçsuzuz" mesajıyla kendini aklamaya çalıştığı, ancak gerçeğin böyle olmadığı belirtildi. Öğrenciler açıklamalarını "Kaderini işçi sınıfının kaderiyle birleştiren biz öğrenciler, işçi cinayetlerinin hesabını soracağız" sözleriyle bitirdiler.
Ardından söz alan İnşaat İş yöneticisi Tekin Aslan da taşeron çalışma sistemin hızla tasfiye edilmesi gerektiğini belirterek, dayanışma vurgusu yaptı.
Eylem alkışlarla sonlandırıldı.
TÜ’de yaşanan işçi cinayeti ile ilgili İTÜ Genç-Sen’in yaptığı açıklamayı yayınlıyoruz:
Geçtiğimiz hafta salı günü okulumuzda, Elektronik Fakültesi ek bina ve cephe kaplama inşaatının altyapı çalışmasında bir iş cinayeti yaşandı. Melik Yalçın isimli bir işçi kanalizasyon için açılan kanalda göçük altında kalarak yaşamını yitirdi. Yalçın’ın ailesinin ve taşeron işçilerin acısını paylaşıyoruz. Uzun çalışma saatleri, iş güvenliğinden yoksun çalıştırma, fazla kâr ve ölüm! Biz suçluyu çok iyi tanıyoruz: TAŞERON SİSTEMİ.
İTÜ yönetimi taziye mesajını 2 gün sonra yayınladı, soruyoruz neden 2 gün sonra “biz suçsuzuz” mesajı vermeye çalışıyorsunuz? Neymiş; rektörlük yüklenici firmaya açılan davanın takipçisi olacakmış. Mezuniyet töreninde herkesin sırt çevirdiği rektöre ve rektörlüğüne soruyoruz: Olayı 2 gün sonra öğrendiği imajını yaratan SEN, topu yüklenici firmaya atan ve hiç suçu olmayan SEN, iş cinayetlerine bilirkişi gönderip işçileri suçlu çıkaran SEN, katil Soma A.Ş’ye danışmanlık hizmeti veren okul SEN, davanın takipçisi yine SEN. Sizde hiç utanma yok mu? Üzüntünüzü, timsah gözyaşlarınızı kendinize saklayın.
“Neden hep işçiler, taşeron işçiler, mevsimlik işçiler, eğitim masrafı için çalışan öğrenci işçiler, garibanlar ölüyor da patronlar ve yalakaları ölmüyor?” sorusunun cevabını arıyoruz… Bugün bu pisliklerin üzerini örtmeye gücünüz ve vicdanınız yetiyor; yarın gücünüz yetmeyecek, vicdanınız ise size kalsın, istemez.
İTÜ Rektörlüğü derhal taşeron sistemi ile olan bağını koparmalıdır. İnşaattaki iş güvenliğini üst düzeye çıkarmalı ve cinayetin sorumlularını ortaya koymalıdır. İTÜ’de Taşeron İzleme Komisyonu acilen hayata geçirilmelidir.
Kaderini işçi sınıfının kaderiyle birleştiren, geleceğin işçileri olan biz öğrenciler buradan işçi cinayetlerinin sorumlularından hesap soracağımızı duyuruyoruz. Hayatın her alanında olduğu gibi İTÜ’de de sınıf mücadelesini, demokratik taleplerimizi yükseltmeye devam edeceğiz. İşçi katillerinden, taşeron sisteminden, işbirlikçi İTÜ Rektörlüğünden hesap soracağız.
KAMPÜSLERDE TAŞERONU YOK EDECEĞİZ!
ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKSİN!
ÖĞRENCİ GENÇLİK SENDİKASI GENÇ-SEN