Hacettepe Üniversite yönetimi polisle işbirliği yaparak öğrencileri fişletiyor!
Üniversitenin temsil ettiği tarihsel kimliğin (bilimsel-demokratik-özerk) tabutuna çivi çakılalı çok oldu. Asgari burjuva demokratik ölçütlerde ve niteliklerde bir üniversiteden, eğitim sisteminden söz etmek mümkün olmadığı gibi, burjuva devletin zorba-baskıcı denetiminin giderek pekiştirilmeye çalışılmasıdır sözkonusu olan. Eğitimin içerik olarak kapitalist üretimin ihtiyaçlarıyla doğrudan ilişkilendirilmesi, eğitimin kendisinin metalaştırılıp piyasanın vahşi sömürü alanlarından biri haline getirilmesinde alınan yol da ortada. Hal böyle olunca üniversitenin daha sıkı bir polis denetimiyle çevrelenmesi de doğal bir sonuç oluyor.
Sözün kısası üniversite yönetimleriyle polis arasında daha sistemli, daha açık ve giderek kurumsallaşan bir ilişkinin oluşturulması da kaçınılmazlaşıyor. Hatta o kadar ki kampüslere karakollar kurulması bile gündeme gelebiliyor. Dahası bu ilişki bizim nezdimizde de doğallaştırılmaya, meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Son olarak Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü ile Emniyet Müdürü'nün imzasını taşıyan ve bu yıl üniversiteyi kazanmış 15 bin öğrenciye yollanan "biz sevgi pıtıcığız, dostunuzuz, her daim yanınızdayız" içerikli mektup bunun tipik ifadesi oldu.
Üniversite polis işbirliğinin bu açık icraatlar dışında "gizli" boyutlar da taşıdığını bu ülkedeki siyasal gelişmeleri az çok takip eden herkes bilir. Polisin ve MİT'in üniversite yönetimleriyle el ele vererek öğrencileri, öğretim görevlilerini ve diğer üniversite çalışanlarını kesintisizce fişlediklerini...
Son olarak Hacettepe Üniversitesi'nde özel güvenlikçi olarak çalışıp, devrimci ilerici öğrencilerle "arasının iyi olması" gerekçesiyle işinden atılan Burak Hoşgör'ün anlattıkları bunun açık teyididir.
Evrensel gazetesinden Berivan Balkay'a konuşan Burak Hoşgör, akademisyen ve öğrencilerin kampüs içerisinde fişlendiğini, bilgilerinin Rektörlüğün onayıyla polise bildirildiğini anlattı. Haber Evrensel'de şu şekilde yer aldı:
(...)
ÖĞRENCİLERE NUMARA VERMİŞLER
Hoşgül, aralarında “Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsünde Faaliyet Gösteren Sol Gruplar ve Sürekli Yayınları” adlı bir belgenin de olduğu çok sayıda dosyanın özel güvenlik elemanlarına dağıtıldığını belirtti. Söz konusu belgede aralarında sendika, dernek ve siyasi partilerin isimleri sıralanıyor ve yanlarında söz konusu kurumlarla ilişkilendirilen gazete ve dergilerin isimleri yazılıyor. ‘Üniversitede faaliyet gösteren sol gruplar’ adı altındaki belgede Eğitim Sen’in yanı sıra çok sayıda siyasi partinin ve Evrensel’in de ismi sıralanıyor. Belgede öğrenciler, yakın oldukları iddia edilen politik gruba göre sınıflandırılıyor. Bu sınıflandırmaların içinde de öğrenciler hakkında, polis fezlekesi ve kapatılan özel yetkili mahkeme (ÖYM) dosyalarında görmeye alıştığımız şekilde “Bir numara”, “İki numara”, “Üç numara” gibi tanımlar yapılıyor.
FOTOĞRAFLARI REKTÖRLÜK MÜ VERDİ?
2012 yılında hazırlanan ve 2013 yılının kasım ayında “GüvenlikMerkez” adlı bir bilgisayarda son hali verilen belgede, öğrencilerin fotoğrafları da yer alıyor. Fotoğrafların bir kısmı eylemlerde çekilmiş fotoğraflar. Ancak bazı öğrencilerin fotoğrafları, öğrenci işlerindeki dosyalarından çekilmiş olması, Rektörlüğün durumdan haberdar olduğu iddiasını doğruluyor. Fotoğrafların tamamına yakınında tarih olarak 2012 kasım ayının yazması dikkat çekiyor.
Bazı öğrencilerin fotoğrafları ise Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinden alınmış. En ilgi çekeni ise üç öğrencinin bir arada olduğu bir fotoğrafta, her öğrenciye oklarla “bir”, “iki”, “üç” şeklinde numara verilmiş olması.
İŞTE BÖYLE FİŞLİYORLAR
HACETTEPE Üniversitesinde muhalif öğrencilerle arası iyi olduğu için işten atıldığını belirten Burak Hoşgül, öğrencilerin özel güvenlik şirketinde görevli amirler ve Öğrenci İşleri Daire Başkanlığının bilgisi dahilinde fişlendiklerini iddia etti. Amirler tarafından düzenli olarak polise bilgi verildiğini ifade eden Hoşgül, amirlerin talimatıyla güvenlik elemanlarına öğrenciler hakkında tutanak tutturulduğunu belirtti. Hoşgül, çalışanların “Vardiyalarının gündüze alınması” ya da “Vardiyalarının sabit kalması” vaadiyle tutanak tutmaya ikna edildiklerini söyledi. Toplanan bilgilerin emniyete verildiğini iddia eden Hoşgül, “Güvenlik Merkezinde dosyalar var. Bir ara, yeni gelen güvenlikçilere K Salonu’nda projeksiyon ile bu dosyayı gösterip, tek tek öğrencileri tanıtacaklardı. Ama sonrasında hem güvenlikçilerden birisi suç duyurusunda bulunur diye korktular, hem de yasal olmadığını düşünüp vazgeçtiler” dedi. İddiaları sormak istediğimiz Rektör Murat Tuncer ile tüm ısrarımıza rağmen görüşemedik.
PROFESÖRLERİ DE FİŞLEMİŞLER
BELGEDE dikkat çeken bir nokta ise Eğitim Sen’in de listeye alınması. “EĞİTİMSENLİLER” adlı başka bir belgede ise aralarında profesörler ve bölüm başkanlarının da bulunduğu akademisyenlerin isim ve fotoğrafları yer alıyor. Akademisyenlerin fotoğrafları da sosyal paylaşım sitelerinden toplanmış. İddiaları gündeme getiren Burak Hoşgül, özellikle öğrencilerle arası iyi olan akademisyenlerin kampüs içerisinde takibe alındıklarını, bilgilerinin polisle paylaşıldığını belirtiyor.