Aleviler eğitimdeki asimilasyoncu politikaları protesto etmek için Ankara'ya yürüyor
Alevi örgütleri eğitim sisteminin asimilasyoncu ruhunun son düzenlemelerle daha bir pekiştirilmesine karşı Ankara'ya yürüyorlar. Zorunlu din dersi, Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemiyle binlerce çocuğun (aralarında Alevi ve başka dinlere mensup olanlar da var) kendi iradeleri dışında imam hatiplere kaydedilmeleri, önümüzdeki eğitim döneminde imam hatip, özel liseler (elbette parası olan için) ve açık liselerin sınavsız girilecek tek seçenek haline getirilmesi, eğitim alanında yaşanan devasa kadrolaşma ... gibi oldukça kapsamlı bir asimilasyon operasyonuna karşı başlatılan yürüyüşün startı 15 Eylül'de verildi.
Türkiye'nin çeşitli illerinde bulunan Alevi ocaklarından (15 ayrı noktadan) farklı farklı tarihlerden başlayan yürüyüş, 1 ay sonra Ankara'da yapılacak mitingle sonlandırılacak. Alevi inancı için temel önemdeki ocaklardan başlayacak yürüyüşün startı 15 Eylül'de Dersim'deki Düzgün Baba Türbesi'nden verildi. Dün de (18 Eylül) Kırklareli Topçu Baba’dan yola çıkan grup katıldı.
Daha sonra İzmir Hamza Baba ve Antalya Abdal Musa’dan 21 Eylül, Diyarbakır’dan 23 Eylül, Adana Çoban Dede ve Antakya Şıh Hızır Baba’dan 24 Eylül, Sivas Pir Sultan, Tokat Hubyar Sultan ve İstanbul Karaağaç Tekkesi’nden 27 Eylül, Amasya Hamdullah Çelebi’den 30 Eylül, Merzifon Piri Baba’dan 1 Ekim, Nevşehir Hacı Bektaş Dergâhı ve Eskişehir Sucuyetin Veli’den 4 Ekim, Kırıkkale Hasan Dede Dergâhı’ndan 9 Ekim’de yürüyüşler başlayacak.
Yürüyüş kolları Ankara'da buluştuktan sonra da 22 Ekim tarihinde Sıhhiye Meydanı’nda bir miting düzenlenecek. Mitingten sonra da Alevi örgütleri eğitimdeki asimilasyon politikalarına son verilene kadar her hafta Perşembe günü birçok şehirde oturma eylemleriyle taleplerini dile getirecek.
Alevilerin eğitimde yaşanan dönüşümü sadece Alevi inancına karşı gerçekleştirilen asimilasyoncu saldırılara daraltmış olmaları, anadilde eğitim gibi yaşamsal bir demokratik hakkın kullanımına değinmemeleri bu 1 aylık programın daha baştan eksik doğması, hatta sistem tarafından özümsenmeye açık hale gelmesi anlamına geliyor. Alevi çocuklarına dayatılan mezhepçi eğitim politikalarına karşı verilecek tutarlı bir demokratik mücadele en azından diğer demokratik taleplerin de savunulması koşullarında mümkün olabilir.