Kolluk güçleri Suruç sınırındaki köyleri zorla boşaltıyor!
DBP'nin çağrısıyla bugün sınırda dev bir yürüyüş ve insan zinciri oluşturmak için Suruç'a akan Kürt halkı ve dostları tüm engellemelere rağmen Surç'a ulaştı. Kolluk güçlerinin hemen tüm sınırı devasa bir barikatla kapatmasına, geçişlere izin vermemesine rağmen sınırın pekçok noktasında binlerce insan bir araya geldi. Onca engele rağmen binlerin toplanmış olması karşısında kolluk güçleri gaz bombaları ve TOMA'larla saldırıya geçti. Çok sayıda insan yaralanırken, birçok insan da gözaltına alındı. Türk asker ve polislerinin saldırısına IŞİD'in kitlenin bulunduğu noktalara attığı havan topları eklendi.
Kolluk güçleri saldırganlıkta o kadar ileri gittiler ki sınırda bulunan bazı köyleri zorla boşaltmaya kalkıştılar. Bu köyler daha önce İstanbul'dan direniş nöbetine gidenleri de konuk etmiş köyler (Zehwan, Dewşan)... Köyde yaşayanlardan aldığımız bilgilere göre kolluk güçlerinin saldırısının yoğunlaştığı saatlerde bir de "köyü derhal boşaltın" çağrısı yapıldı. "Biz nereye gidelim, burası toprağımız" sözleriyle gelişmeleri anlatan köylü, durumun kritikleşmesi üzerine çocuklarını apar topar, üzerlerini bile giydirmeden daha güvenli bir yere götürdüklerini, fakat kendisi ve eşinin evde kalmakta ısrar edeceklerini söylüyor. Bizimle konuşurken bile silah seslerinin duyulduğu köyde kimsenin kalmadığını da vurgulayan köylü, savaşta bile sivillerin yaşadığı bölgelerin çevresindeki 10 kilometrelik alanlara dokunulmadığını, ama kendilerinin kolluk güçlerinin doğrudan savaş hedefi haline getirildiklerini belirtiyor.
Işıklarını kapatarak karanlıkta oturmak zorunda kaldıklarını belirten köylü, "çünkü ışık gördükleri yeri tarıyorlar" diyor. Devletin bu baskısının köyü boşaltma dayatmasına dönüşmesini köylü bugün yapılan sınır eylemlerine katılmış olmaları nedeniyle cezalandırılmak istendiklerine yoruyor. "Orada akrabalarımız var, onlara dair kaygı duymamızdan daha doğal ne olabilir ki?" sorusunu adeta isyan edercesine bize yöneltiyor.
Burjuva devlet anlaşılan o ki bugüne kadar sürdürdüğü "düşük yoğunluklu savaşı" bundan sonra bildiğimiz savaşa dönüştürecek! Sınırdaki köylerin boşaltılmaya kalkışılmasının başka bir anlamı yoktur. 2 Ekim'de Meclis'e getirileceği açıklanan savaş tezkerelerinin acilen yarın getirilebileceğinin söylenmesi bile bu konudaki sabırsızlığının açık ifadesi dışında bir anlam taşımıyor! Suruç'ta köylerin boşaltılmaya başlanmış olması "yarın" Kobane'ye girileceği hazırlığının ifadesidir. Hem de IŞİD'in bahane edilmesiyle!..
Böyle değilse bile köylerin boşaltılması sınırların bu gece IŞİD'e sonuna kadar açılacağı, IŞİD'e yollanan ağır silahlar ve teçhizatın "özgürce" taşınacağı dışında bir anlam taşımıyor!
Kısacası her açıdan kritik ve karanlık bir denemecin somut ifadesidir!