Savaş ve işgal tezkeresi Ankara'da Meclis'e yapılan yürüyüşle protesto edildi
Bugün Meclis'e getirilecek savaş tezkeresine karşı sendika ve meslek örgütlerince yapılan eylem çağrılarıyla Türkiye'nin hemen her ilinde basın açıklamaları ve yürüyüşler yapılacak. Tezkere'nin Meclis'e getirileceği Ankara'da da Meclis'e yürünme kararı verilmişti.
Bu karar doğrultusunda savaş ve işgal planı olan tezkereyi protesto etmek için Meclis'e yürüyecek olan kitle saat 11:30'da Yüksel Caddesi'nde toplanmaya başladı. Eyleme, KESK'e bağlı sendikalar, ATO, DİSK'e bağlı sendikalar ve TMMOB'un yanısıra, "Kobane ile dayanışmayı büyütüyoruz!" şiarıyla dün Sakarya Caddesi'nde açlık direnişine başlayan Ankara Dayanışması bileşenleri, barış anneleri, devrimci-demokrat kurumlar (Alınteri, Partizan, BDSP, ESP, SYKP, ÖDP, Kaldıraç, DBP, EHP, HDP, Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri,...), dernekler ve "savaşa hayır" diyen tüm kesimler katılım gösterdiler.

Yüksel Caddesi'nde toplanmanın tamamlanmasını bekleyen kitle hiç susmayan sloganlarla tezkereyi protesto ederken, Kobanê'deki direnişi selamladı. Toplanma tamamlandıktan sonra "Biji berxwedana YPG!" , "Biji berxwedane YPJ!" , "Kobanê halkı yalnız değildir!" , "Yaşasın halkların kardeşliği!" , "Tezkere işgal demektir!" , "Kobanê IŞİD'e mezar olacak!" sloganlarıyla yürüyüşe başladı. Yüksel Caddesi'nden Meşrutiyet Caddesi üzerinden yürüyerek Karanfil Sokağı hattını izleyen yürüyüş kolu ilerledikçe katılımlar da arttı ve binlerce kişi hep bir ağızdan tezkereyi, savaş politikalarını, IŞİD'in Kobanê'ye dönük saldırılarını protesto eden sloganlarla öfkesini haykırdı.

Karanfil Sokak'ı geçerek Akay Yokuşu'na ulaşan kitle buradaki alt geçitten geçerek Meclis'in Dikmen Kapısı'na doğru yürüyüşe devam etti. Dikmen Kapısı'na ulaşan yürüyüş kolu geride kalanların kapıya ulaşmasını sloganlarla bekledi. KESK, DİSK ve meslek odalarının da kapıya ulaşmasıyla pankartlar yan yana açılarak "Kobanê halkı yalnız değildir!" sloganları haykırıldı.

Daha sonra basın açıklamasının okunmasına geçildi. Genel-iş Genel Genel Sekreteri'nin okuduğu basın açıklamasına, eyleme katılım gösteren tüm kurumların selamlanmasıyla başlandı. İnsanlığın emperyalist güçlerin Ortadoğu'da sürdürdüğü hegemonya savaşının barbarca sonuçlarıyla karşı karşıya kaldığı, AKP Hükümeti'nin katil IŞİD çetesini desteklemesiyle yaşanan kanlı sonuçlara tanık olduğunun vurgulandığı açıklamada, Rojava-Kobanê halkının varlık- yokluk mücadelesi verdiği belirtildi. IŞİD çetesinin insanlığı hedef aldığı, bu açıdan aslında insanlığın sınavdan geçtiği ifade edildi. Halkların Kobanê'deki direnişe sahip çıkmasının tarihsel anlamının vurgulandığı açıklamada, AKP'nin IŞİD çetesinin hem ülke içinde konumlanmasına, hem sınırları elini kolunu sallayarak geçmesine göz yumduğu, fakat sınırda nöbet bekleyen kitlelere vahşice saldırdığı, bu pratiğine rağmen barıştan bahsedecek kadar iki yüzlü bir tutum sergilediği dile getirilerek, bu tutuma seyirci kalınmayacağı belirtildi. IŞİD'in emperyalist güçler ve bölge gericilikleri tarafından palazlandırılan bir güç olduğuna değinilerek, halkların bu vahşi güce karşı mücadele yürüttüğü, tüm insanlık adına direndikleri vurgulandı. Basın açıklaması, "Biz Irak- Suriye 'de askerin savaşa ve operasyona karışmasına karşıyız. Bu nedenle diyoruz ki tezkere çıkarsa bizler emek ve demokrasi güçleri olarak her türlü demokratik ve meşru mücadelemizi sokaklara çıkarak yapacağız. Alanlardan gitmeyeceğiz! Bir kez daha uyarıyoruz!" sözleriyle sona erdi.
Basın açıklamasından sonra 12 Ekim'de Ankara'da yapılacak Alevi mitingine katılım çağrısı yapıldı.

Daha sonra kitle dağılmadan, tekrar kortejler oluşturarak yolu trafiğe kapatıp ajitasyon konuşmalarıyla Yüksel Caddesi'ne kadar yürüdü ve buradan dağıldı.