Sarısülük ailesi yargılanamaz!

Sarısülük ailesine, hukuksuz yargılamaya karşı verilen toplumsal mücadelenin bedeli ödetilmek istenmektedir

GÜNCEL
Çarşamba, 15 Ekim 2014 (12 yıl 1 hafta önce)

Haziran İsyanı'nda tüm dünyanın gözleri önünde polis kurşunuyla katledilen Ethem yoldaşın annesi, ağabeyleri ve kardeşi mahkemenin katile verdiği cezaya yakın bir cezayla yargılanmak isteniyor. Suçları varolan yasalara da aykırı olarak peruk, takma kaş ve gözlükle kamufle edilerek duruşma salonuna getirilen katilin peruğunu düşürmeleri! Asıl suçlu bir sanığı tanınmaz hale getirerek duruşma salonuna getirenler olduğu halde, burjuva hukuk kurallarına bile aykırı olan bu duruma itiraz edenler oluyor!





Sarısülük ailesinin avukatı Kazım Bayraktar, açılan davanın 17 Ekim'de görülecek olan ilk duruşması öncesinde yaptığı basın açıklamasıyla yaşanan keyfiyeti, pervasızlığı teşhir etti. Davayla ilgili iddianameyi de basına yollayan Bayraktar'ın yaptığı basın açıklamasını yayınlıyoruz:






Ethem Sarısülük'ü öldüren ve 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edilen katil polis memuru Ahmet Şahbaz'ın şikayeti üzerine Sarısülük ailesi hakkında dava açıldı.





Katil sanığı polis, davanın 23.09.2013 günü yapılan ilk duruşmasına peruk, takma kaş, takma bıyık ve kalın çerçeveli renkli gözlükle yüzü gizlenerek getirilmiş, hem bu durum mahkeme tarafından onaylanmış hem de yüze yakın çevik kuvvet polisi sivil kıyafetle duruşma salonuna yerleştirilerek  salon polis tarafından işgal edilmiş, sivil giyimli bu polislerinin duruşmayı izlemek için kapıda bekleyen insanlara ve mahkemenin daveti ile gelen tanıklara saldırısı sonucunda başta tanıklar olmak üzere yaralananlar olmuş, olaylar adliye dışına kadar yayılmıştı. Polislerinin saldırı ve provakasyonuna, katil sanığını açıktan kollayıcı ve taraflı yargılama yapan mahkeme heyetine tepki duyan Sarısülük ailesi ile katil sanığı arasında bir arbede yaşanmıştı.





Sarısülük ailesi hakkında, katil sanığının peruk, takma kaş ve bıyığı ile gözlüğünü duruşma salonunda düşürerek gerçek yüzünü ortaya çıkardıkları sırada hafif şekilde yaraladıkları ve mahkeme hayetine hakaret ettikleri suçlaması ile başlatılan soruşturma sonucunda kasten yaralama ve hakaret  iddiasıyla ceza davası açıldı.





Hazırlanan iddianamede Ethem'in annesi Sayfı Sarısülük, ağabeyleri Cem ve Mustafa Sarısülük haklarında toplam 3 yıl 4 aydan 7 yıl 9 aya kadar, kardeşi İkrar Sarısülük hakkında 3 yıl 8 aydan 10 yıl 5 aya kadar hapis cezaları talep edilmektedir. Herbirine istenen ceza katil Ahmet Şahbaz'a verilen hapis cezasına yakındır.





Davanın 23.09.2013 günü yapılan ilk duruşmasında, 6. Ağır Ceza Mahkemesi başkan ve üyelerinin emniyet müdür ve amirleri ile birlikte planladıkları  provokasyon nedeniyle olaylar meydan gelmiş, sivil ve resmi polislerin saldırıları sonucunda çok sayıda izleyici ve iki tanık yaralanmıştır. Mahkeme heyetinin hukuk, yasa ve kural tanımaz tutumu karşısında yargılama boyunca her duruşmada olaylar yaşanmış, heyetin tutumu sürekli olarak haklı toplumsal tepki ve protestolara neden olmuştur.





Olayların birinci derecede sorumlusu 6. Ağır Ceza Mahkemesi başkan ve üyeleri ile Ankara Emniyet Müdürlüğü'dür. Yasalarda yeri olmayan, adil yargılama ilkelerine aykırı, acılı aileye karşı haksız tahrik unsurları da taşıyan gizli sanık uygulamasına karşı Sarısülük ailesinin gösterdiği tepki haklı ve yerinde bir tepkidir. Sanığı gizlemek delil gizlemek/karartmak anlamına gelir ve TCK kapsamında suç teşkil eden bir fiildir. Bu suça karşı Sarısülük ailesinin haklı ve meşru savunma niteliği taşıyan tepkisi ve ısrarlı mücadelemiz sonucunda gizli sanık uygulaması yapılamamış, duruşmaya getirilen şahsın gerçek Ahmet Şahbaz olduğunun anlaşılması ancak böyle sağlanabilmiştir.





Adil yargılama ilkeleri ile yürürlükteki ceza yargılama usullerinin sürekli ve açıktan ihlal edilmesinin toplumda yarattığı tepki zaman zaman infiale ve meşru bir direnişe dönüşmüştür.





Egemen siyaset ve dinsel cemaat odaklarının kavga alanına dönüşen yargı kurumlarından adalet beklemenin giderek olanaksızlaştığı bir süreçten geçiyoruz. Toplumun belli sınıf ve kesimlerini bir arada tutan, belli koşullara göre meşruiyet kazanmış temel hukuksal yapı giderek çözülmektedir. Askeri darbe dönemlerinde olduğu gibi toplumsal muhalefetin kitleler halinde, adına yargı denilen bu kurumların “pençesine” teslim edileceği, cezaevlerine doldurulacağı günler uzak değildir. Bu nedenle demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bir ayağı da mahkemeler olmak zorundadır.      





Sarısülük ailesine, hukuksuz yargılamaya karşı verilen toplumsal mücadelenin bedeli ödetilmek istenmektedir. İddianamede talep edilen cezalar topluma karşı gözdağı ve tehdit niteliğindedir.





Davanın ilk duruşması 17.10.2014 günü saat 09.30'da Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılacaktır.



 



Sarısülük ailesi hakkında açılan dava hepimizin davasıdır.



        

                                     

 15.10.2014



                                

Av. Kazım Bayraktar