Katile katil demek suç!

Ethem yoldaşın ailesinin yargılandığı davanın ilk duruşması bugün yapıldı

GÜNCEL
Cuma, 17 Ekim 2014 (12 yıl 1 hafta önce)

Ethem yoldaşı katili polis Ahmet Şahbaz'ın sözümona yargılandığı davanın ilk duruşmasına peruk, takma kaş ve gözlükle kamufle edilip çıkarılması değil, bu pervasızlığa tutum alınması yargılanıyor.



 



Katilin burjuva yasalarına da aykırı olarak tanınmaz hale getirilerek duruşmaya çıkarılması, salona sivil giysileriyle onlarca silahlı polisin sokulması, duruşma başlamadan önce gerek ailenin, gerekse Ethem'in arkadaşları ve tanıkların çeşitli biçimlerle taciz edilmesi, saldırıya uğraması  karşısında, duruşmayı izleyen hemen herkes tepki göstermişti. Evladı, MOBESE kameraları altında polis kurşunuyla katledilen Sayfi Ana'ysa bu rezalete, katilin kafasına takılan peruğu çekip alarak müdahale etmişti.



 



Şahbaz, burjuva hukuk sisteminin tüm o çürümüş özünü açıkça sergileyen bir "yargılama" sürecinden sonra 3 Eylül'deki son duruşmada 7 yıl 9 ay 10 gün gibi akıl almaz bir cezaya mahkum edildi. "Kasten adam öldürme" tanımını kullanan heyet, bu kararla katili ödüllendirirken, toplumsal muhalefete de gözdağı verme yoluna gitti.



 



Şahbaz bu "cezayı" alırken, Ethem yoldaşın ailesi hakkında, davanın 23 Eylül 2013'de görülen ilk duruşmasında sergilenen onca rezalete tutum almış olmaları nedeniyle 3 yıl 4 aydan, 7 yıl 9 aya  ya da 3 yıl 8 aydan 10 yıl 5 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Katil Şahbaz'ın şikayetçi olduğu ibretlik davanın ilk duruşması bugün görüldü.



 



Hakkında 3 yıl 4 aydan, 7 yıl 9 aya kadar ceza istemiyle dava açılan Sayfi Ana, Ethem'in ağabeyleri Cem ve Mustafa, kardeşi İkrar'ın katıldığı duruşma, saat 10:00'da kimlik tespitlerinin yapılmasıyla başladı. Aile hakkında şikayette bulunan katil Ahmet Şahbaz'ın avukatlarının katılmadığı duruşmaya, iki tanıkla birlikte ailenin avukatları ve Ethem'in dostları, yoldaşları ve duyarlı insanlar katıldı.



 





 



İddianame ve daha önce verilen ifadelerin okunmasından sonra Ethem'in yargılanan annesi ve kardeşleri önceki ifadelerini tekrarladıklarını beyan ettiler. İfadeye ek olarak Mustafa Sarısülük, burada asıl olarak toplumsal muhalefetin yargılandığını, Ethem'in davasının başından beri sayısız hukuk ihlaliyle yürütülerek esasında topluma gözdağı verildiğini, ilk duruşmadaki tutumlarının varolan hukuk kurallarının bile pervasızca ihlal edilmesine alınmış meşru bir tutum olduğunu ifade etti.



 



Kardeş İkrar Sarısülük de başından beri sergilenen pervasızlıklar, ihlaller nedeniyle mahkemeyi tanımadığını ifade ederek, ağabeyinin katilinin adeta korunup kollandığı, fakat kendilerinin 'katile katil dedikleri için yargılandıklarını' vurguladı.



 



Önceki ifadesini tekrarladığını belirten Sayfi Ana da sadece "satılık" sözünü heyete değil, katilin kendisine söylediğini belirtti.



 



Ailenin ifadelerinin tamamlanmasından sonra avukatların savunmaları başladı. Ailenin avukatlarından ilk sözü alan Eylem Hakverdi, ailenin ilk duruşmada yaşananlara gösterdiği tepkinin son derece doğal ve meşru olduğunu vurguladı. Daha sonra söz alan avukat Kazım Bayraktar da, bu davanın meşru ve haklı toplumsal bir olay sonucu ortaya çıktığını, sanığın peruğunun çıkarılmasıyla aslında onun yasallaştırıldığını, bu şekilde duruşmaya çıkarılmasının yasa dışı olduğunu, ailenin tutumunun son derece meşru olduğunu belirtti. Son derece meşru bir halk tepkisinde polis kurşunuyla katledilen Ethem Sarısülük'ün ailesinin çevik kuvvet polisleriyle doldurulan o duruşma salonunda koydukları tavırların yargılanamayacağını vurguladı.



 



Duruşmaya bulunduğu Elmadağ Cezaevi'ndeki Memur Koğuşu'ndan telekonferans yöntemiyle katılan katil Şahbaz'sa bir önceki duruşmadaki vıcık vıcık ağlaklığının aksine adeta bülbül kesildi! Kendisine şikayetçi olup olmadığı sorulunca Şahbaz, şikayetçi olduğunu, duruşmalara avukatları olmaksızın katılmak istediğini, o salondaki çevik kuvvet polislerinin bir vatandaş olarak duruşmayı izleme haklarının olduğu gibi cümleler sıraladı.  



 



Kendileri de önceki duruşmalarda aileye ve izleyenlere silahlarını göstererek tehditte bulunan polislerden olan iki tanığın da dinlendiği duruşma, tanıkların vareste tutulması ve adres teyidine, çağrıyla gelmeyenlerin zorla getirilmesi kararlarıyla 27 Ocak 2015 tarihine ertelendi.