Kayıp yakınları 499.kez Galasaray Lisesi önündeydi
Cumartesi anneleri 499.kez Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi yaptı. Bu hafta ki oturma eylemi, 1991 yılında gözaltında kaybedilen Hüseyin Toraman için yapıldı.
Oturma Eylemi’nde önce Hanife Yıldız’ın oğlu Murat Yıldız’ın yazdığı “Resimlerin Dili” başlıklı mektup okundu.
“Ey insanlık, ey vicdan sahipleri öyle resimdir, fotoğraftır diye bakmayın bizlere. Acıklı hikayelerimiz hüzünlü yüzümüz sessiz çığlığımız var. Acımız, hüznümüz bizim yüzlerimiz sizlere dönüktür. Buradan geçen herkese diyoruz ki yüzünüzü çevirmeyin bizden. İstediğimiz adalet bize de size de herkese lazım. Bizler adaletsizliğin mağdurlarıyız, siz de olmayın…”
Mektubun okunmasının ardından söz alan Hasan Ocak’ın ağabeyi Ali Ocak, Güreş ve Doğan’ın yargılanmadan hayatını kaybetmesinin sorumlusunun Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti olduğunu söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili ve kayıpların avukatlarından Sezgin Tanrıkulu ise Ethem yoldaşın ailesinin yargılanmasından söz ederek “Bu adalet sisteminin ayıbıdır, tüm insanların vicdani sorumluluğudur. Kayıplardan ve yargılanmalardan devlet sorumludur, sorumlular hesap verene dek meydanda olacağız" dedi.

Toraman’ın kız kardeşi Sakine Toraman söz alarak “zaman aşımından davalar düşüyor ancak, bizim öfkemiz bitmiyor. Her gün elini kana bulayan bu devlet, Roboski davasını kapatıyor. Gezi’de öldürdükleri çocukların analarını yargılıyor. Dün katil Agar ifade vermeye gitmedi, gitse de ne olacaktı ki! Katiller ödüllendiriliyor!” dedi. Sakine Toraman, “failler ister bulunsun, ister bulunmasın! Siz bize hesap vermek zorundasınız! Siz bize bu acıları çektirdiniz, biz de size huzur vermeyeceğiz! Sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Ardından İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına Düriye Sezgin basın açıklamasını okudu. Açıklamada Hüseyin Toraman’ın 27 Ekim 1991 sabahı telsizli, sivil polisler tarafından 34 ATZ 56 plakalı bir araca bindirilerek kaçırıldığını, tüm delillere ve tanıklara rağmen soruşturmanın bir sonuca ulaştırılmadığını ve zaman aşımından davanın kapatıldığı belirtilerek “23 yıldır Hüseyin’in bilinen failleri korundu. Gözaltında kaybedilen bedeni aileden gizlendi.Toraman’ın kaybedilmesinde başında Mehmet Ağar’ın bulunduğu İstanbul Emniyeti ve başında Orhan Kaya’nın bulunduğu Gebze Emniyeti'ni sorumlu tutuyoruz.Hüseyin’in faillerini açığa çıkarmayan, faillerini yargılamayan tüm hükümetleri sorumlu tutuyoruz” denilerek açıklama sonlandırıldı.
Eylemde 500. Hafta için de çağrı yapıldı. “Herkesi duyarlı olmaya çağırıyoruz. 500 hafta da daha geniş bir katılımla bir arada olacağız” denilerek eylem sonlandırıldı.