İntihara sürüklenen Onur Yaser Can’ın davası yeniden görülmeye başlandı
Dört yıl önce uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasıyla gözaltına alınan ve Narkotik Şube'de gördüğü şiddet sonucunda intihara sürüklenen 28 yaşındaki Onur Yaser Canı’ın ölümüne ilişkin, evrakta sahtecilik iddiasıyla yargılanan polisler hakkındaki kararın Yargıtay’da bozulması sonrası yargılamaya bugün yeniden başlandı. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkesi’nde görülen davanın duruşmasına Can’ın babası Mevlüt ile kız kardeşi Ezgi Can ile sanık polis memurları Soner Gündoğdu ve Salih Baharhazır katıldı.
Onur Yaser Can’ın duruşması iki saatlik bir gecikmeyle öğleden sonra saat 13:00’te başladı.
Duruşma sanıkların kimlik, ikamet, adli sicil tesbitlerinin yapılmasıyla başlarken Onur Yaser Can’ın avukatları sanıkların iş adres bilgilerinin yanı sıra ev adres bilgilerinin de alınması gerekliliğini vurgulayarak “tayinleri çıktığında ikamet adresleri olmazsa tebliğler ulaşamaz. Bunun önlenmesi için ev ikamet adres bilgilerinin de alımasını talep ediyoruz” dediler. Bunun üzerine savcı katil polislerin ev ikamet bilgilerini de kayıt altına aldırdı.
Duruşma 28 yaşındaki Onur Yaser Can’nın ölümüne ilişkin, evrakta sahtecilik iddiasıyla yargılanan polisler hakkındaki kararın Yargıtay’da bozulması kararına katılıp katılmadıklarının Onur’un avukatlarına sorulmasıyla devam etti. Onur’un avukatları karara katılmakla birlikte içeriğinin eksik olduğunu, gerekli incelemerin yapılması taleplerini, işkence ve kötü muamele iddiasına ilişkin yedi polis hakkındaki yaptıkları suç duyurularına, karşılık takipsizlik kararı verildiğini fakat İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nin daha duyarlı inceleme yaptığını söylerek İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nin hazırladığı raporu 6. Ağırceza duruşma heyetine sundu.
Ayrıca İstanbul Emniyeti Narkotik Şube Müdürlüğü'nün bilgisayarlarına ve hardisklerine el konulmasını, TÜBİTAK’ta, bu da yeterli olmazsa yurtdışında inceletilmesini istedi. Onur Yaser Can’ın gözaltına alındığı andan itibaren ölümüne kadar olan süre içinde ölümünden sorumlu tüm polislerin, amirlerinin, emniyet müdürlerinin telefon görüşmeleri, sinyalizasyon birimlerince incelenmesini de talep ediyoruz dedi.

Daha sonra sanık polislere ve avukatlarına yargıtayın bozma karına katılıp katılmadıkları soruldu. Sanık polisler ve avukatları bozma kararına katıldıklarını, haksız yere mahkum edilmeye çalışıldıklarını ve beraat kararının verilmesini istediler.
Daha sonra Onur Yaser Can’ın babası Mevlüt can eşi Hatice Can’ın ölümünde de yargının sorumlu olduğunu söyledi: Yargılama sistemi adaletli bir şekilde sürseydi eşim çaresiz kalıp intihar etmezdi. Bu nedenle bundan da siz sorumlusunuz” diyerek mahkeme heyetine elindeki cd’leri ve evrakları, olay anında çekilmiş fotoları sunarak, sanık polislere resimleri göstererek “bu resimdeki siz değil misiniz” diye sordu. Belgeleri mahkeme heyetine teslim ederek bunları birlikte inceleme talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti ara karar için duruşmaya 15 dakika ara verdi.
Verilen ara bittikten sonra duruşmanın 25 / 5 / 2015 tarihine saat 14:00’e ertelendiğini ve sadece İstanbul Emniyeti Narkotik Şube Müdürlüğü'nün bilgisayarlarına ve hardisklerine el konulmasına karar verildiğini açıklanarak duruşma sonlandırıldı.
Onur Yaser Can’ın ailesi ve avukatları duruşma çıkışında basın açıklaması yaparak tüm duyarlı kesimlerin yanlarında olmasını, kendilerini yalnız bırakmama çağrısı yaparak adliye önünden ayrıldılar.
