Şimdi parçaları birleştirmeye, sokağa, 'Kobanê''ye ses olmaya!
Bir çocuk kocaman güldü. Bir anne, gece ansızın uyandı. Baba telefona sarıldı. Bir yol kendiliğinden trafiğe kapandı. Üç konteynır el ele tutuşup yandı. Bir çocuk yere eğildi. Sokakta yürüyen genç çift el ele tutuşmayı bırakıp koşmaya başladı.
Bir anne uyuyamadı. Eğilip taşı yerden aldı. Bir telefon kaldırımda defalarca çaldı. Televizyonda spiker sunacağı haberi unuttu. Ve bir çocuk taş attı. O taşla bütün camlar kırıldı.
Bir anne hiç uyumadı. Duvara çok konuşulan bir dilde yazı yazıldı. Bir adam hiç anlamadı.
Adam çocuğu anlamadı. Kırılan camlar kurşun geçirdi. Kaldırımda her taş bir çocuk, her çocuk taştı. Taştı...
Neden sustunuz?
Cebine bir harf koymuştum senin, Haziran'da. Çamaşır makinasında yıkanıp hamur olmuştur, iyi bak.
Sen, saçları yüreğine uzayan 'Kadın'. Unuttun mu, bazı kadınlar yemek yapmaz devrim yapardı? Baş harfini koydum cebine. (K)
Sen, öğrenmeyi iş edinmiş öğrenci. Hocalarını döverek, söverek gözaltına almak üzere davet edilenleri unutma. 'Okul'una iyi bak, baş harfini koydum cebine. (O)
Barikata koyduğun o son taşı hatırlıyor musun? Tuzluçayır'da. Evin oraya çok uzak olmasına rağmen kalkıp gelmiştin, Batıkent'ten. 'Barikat'a taş lazım! Baş harfini al, cebine koy. (B)
Annene söylediğin "ben arkalardayım' pembe yalanını hatırlıyor musun? Gece rahat uyusun, seni de rahat bıraksın diye. Anneler hiç uyumuyor bu günlerde, 'Anne'ni uyandır. Baş harfini al, cebinde sakla. (A)
'Nasıl' olur da kaybedersin en önemli parçayı? 'Neden' saklamadın? 'Nerede' unuttun? Tüm bu soruların baş harfini tut cebinde. Alacağım sonra. (N)
'Êş' ket dilê dayikan! 'Êş' ket dilê dayikan. Tîpa ewilî bistîne û têxe bêrîka xwe. (Ê)
Şimdi parçaları birleştirmeye, sokağa, 'Kobanê''ye ses olmaya! (KOBANÊ)
Çünkü bir parçası sende, bende, hepimizde!..
