"Ülker işçisi yalnız değildir!"

Ülker'de Hak-İş'ten DİSK Gıda-İş'e geçtikleri için işten atılan ve direnişe başlayan 9 işçi fabrika önünde açıklama yaptı

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 29 Ekim 2014 (11 yıl 9 ay önce)

Ülker Çikolata Fabrikası'nda Hak-İş'ten DİSK Gıda-İş'e geçtikleri için işten atılan dokuz işçi bu sabah DİSK Gıda-İş ile birlikte direnişe başladı.



 



İşçiler, mesai saatleri içerisinde sürdürecekleri direnişin ilk gününün akşamı saat 18:00'de basın açıklaması yaptılar. Basın açıklamasına işçi arkadaşları, STK'lar ve Antikapitalist Müslümanlar da destek verdi.



 



Basın açıklamasına geçilmeden once, su basması sonucu göçük altında kalan işçilerin yalnız olmadığını ve sağ kurtulmaları dileklerini dile getirdiler.



 



Basın açıklaması için bir araya gelen kitle sık sık "Ülker işçisi köle değildir!", "Ülker işçisi yalnız değildir!", "Yaşasın sınıf dayanışması!", "Maden işçisi yalnız değildir!", "Satılmış sendika istemiyoruz!", "Sendika seçme hakkımız engellenemez!" sloganları attı. Vardiya değişimi yapacak olan Ülker işçilerinin fabrikanın iç tarafında özel güvenlikçilerin etten duvar örerek direniş yapan işçilerle diyalog kurmaları engellendi.



 



Basın açıklaması yapılmadan önce Gıda-İş sekreteri kısa bir konuşma yaptı. Gıda-İş sekreteri konuşmasında şunları belirtti:



 




Bugün Ermenek'te yine yirmi maden işçisi göçük altında mahsur kalmıştır. Dün Soma'da, Torunlar'da, bugün de Ermenek’te aynı şeyler olmaktadır. Burada da olan şey bunlardan farklı değil, bizim burada verdiğimiz mücadele Soma'da, Torunlar'da, Ermenek’te yaşananların olmaması içindir. Çalışırken birçok işçi arkadaşımız boyun ve bel fıtığına yakalanmaktadır. İçerde bulunan yandaş sendika işçilerin hiçbir sorunuyla ilgilenmemektedir. Bu nedenle Gıda-İş'e geçmek isteyen arkadaşlarımız işten çıkarılmıştır. Biz sonuna kadar mücadelemize devam edeceğiz ve kazanacağız.




 



Gıda-İş sekreterinin konuşmasının ardından basın açıklamasına geçildi. Basın açıklamasını Gıda-İş örgütlenme sekreteri yaptı.



 





 



Basın açıklamasında şunlar ifade edildi:



 




Yasalarımızda ‘gece çalışması 7,5 saatten fazla olamaz’ denmesine rağmen işçilerimiz 12 saat çalıştırılmaktadır. Bayram, seyran demeden ve işçinin rızasına bakılmaksızın yıllık 270 saat olan fazla mesai süreleri de aşılmaktadır. Birçok işçide meslek hastalıkları görülmektedir. Çalışma koşulları çok ağır, ücretler çok düşük, işçilerimizin yıllık izin yapmasına dahi izin verilmemektedir.15-20 yıllık işçilerin bin-bin 200 lira ücretle çalıştırılmaktadır.Ancak bu devran böyle sürmez. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır ve bu korku imparatorluğunun sonu gelmiştir.




 



Basın açıklamasının ardından Ülker'de çalışan gece vardiyasının girişi beklendi. Bekleme sırasında çalışmak için fabrikaya giriş yapan işçiler, kimlik kontrolü yapılarak içeri alındı. Girişte bekleyen işçilerin dışarıda direnişe başlayan işçilerle konuşmalarını engellemek için fabrikanın bahçe kapısı hemen kapatıldı. Bu sırada kısa bir ardebe yaşandı, ancak büyümeden sonlandırıldı. İşçiler ve destek için gelen kitle, sabah 07:00'de fabrika önünde direnişe devam etmek üzere sözleşerek ayrıldı.