Hak İş'ten DİSK Gıda İş'e geçtikleri için işten atılan işçilerin Ülker önündeki direnişleri sürüyor
Ülker çikolata fabrikası önündeki direniş 4'üncü gününde devam ediyor. Direnişçi işçiler, 4'üncü günde de sabahın erken saatlerinde fabrika önüne gelerek direniş çadırlarını kurdular. Yağışlı ve soğuk havada ısınmak için biraz büyük sayılabilecek teneke kutu içinde direniş ateşi yakıp odunlu semaverde demledikleri direniş çayıyla ziyaretçileriyle birlikte sabah kahvaltısı yaptılar.
Sabah saat 07:00’de mesainin başlamasıyla birlikte gece vardiyasındakiler paydos, sabah vardiyasındakiler işbaşı yapmak için giriş çıkış yapmaya başladı. Direnişçi işçiler vardiya değişimi sırasında sesli ajitasyonla fabrikada çalışan işçilere seslenmeye devam ettiler. Bu Sabahki ajitasyonlu çağrıları Gıda İş temsilcisi yaptı.

Çağrılarda özellikle Ermenek’teki katliamdan, Torunlar’dan, Soma’dan, Ostim’deki patlamalardan bahsedilerek, tüm bu katliamların güvenlik önlemleri alınmaması, bu önlemler için gerekli beş kuruş paranın harcanmaması, işçilerin hayatına önem verilmemesi nedeniyle yaşandığının altı çizildi. Bu katliamların artık "kader" diye yutturamayacağına değinilerek, bütün bunlara dur demenin zamanının geldiği belirtildi. Ülker önündeki direnişin de tüm bunlarla bağlantılı olduğu anlatıldı. "Birçok kereler siz de iş kazaları geçirdiniz, ileride de geçirebilirsiniz, meslek hastalıklarınız oluşmakta... Tüm bunlar kölece çalışma koşullarından kaynaklanıyor. Biz burada bunları yerle bir etmek için bir direniş başlattık. Biz insanca yanımızda duracak sendika ve insanca çalışma koşulları istiyoruz. Bu nedenle de siz içeride çalışmaya devam eden işçi arkadaşlar, bize omuz vermenizi, direnişi hep birlikte büyütmeyi istiyoruz. Bir daha Torunlar, bir daha Soma, bir daha OSTİM, bir daha Ermenek yaşanmasın diyoruz. Daha ne kadar öleceğiz, daha ne kadar arkamızda gözü yaşlı, yas tutacak eş ve çocuklar bırakacağız. Gelin hep birlikte bütün bunlara karşı mücadele edelim." denildi.

Fabrikada mesainin başlamasıyla birlikte bizler de direnişçilerle sıcak direniş çayımızı ve kahvaltımızı yaparken birçok konuda sohbet ettik. Bu sırada içerideki işçilerden direnişteki işçilere de mesajlar geliyordu. Kimisi "hayırlı cumalar" diyen mesajlar, kimisi direnişi desteleyen ama içeride yoğun bir gözetim altında olduğunu ileten mesajlardı. Hatta bir arkadaşları direnişteki işçilerden birine şöyle bir mesaj yollamıştı: “Ağaç baltaya demiş ki: Senin beni kestiğine değil, sapının benden olmasına üzülüyorum".
Direnişteki işçilerle OSTİM, Soma, Torunlar, Ermenek katliamlarının, Validebağ Korusu'nun talanının nedenleri üzerine geniş sohbetler ederek fikir alışverişinde bulunduk. Daha sonra geçmişte Ülker Fabrikasında yaşanan direnişler üzerine konuşuldu. 20 yıldır fabrikada çalışan işçiler ilk zamanlarındaki yaşam koşullarıyla şimdi içinde bulundukları koşulları karşılaştırarak değerlendirmeler yaptılar.
İşçiler daha sonra kendilerini ziyarete gelen Kızıl Bayrak okurlarıyla sohbete devam ettiler.
Bu arada öğleden sonra öğrencilerin direnişi ziyarete geleceğini öğrenen işçiler habere çok sevindiler. Öte yandan Ülker fabrika patronunun çevik polis istediğini de öğrendik, işçiler daha çok öğrenciler için endişelendiler.
Ayrıca bu akşam saat 17:00’de direnişlerini yarın devam ettirmek için ara verecek olan PTT direnişçileri ve İnşaat İşçileri Sendikası da Ülker direnişine destek ziyaretinde bulunacak.