Suphi Nejat Çadırkenti'nden...

Çadırkente Suphi Nejat Ağırnaslı adını vermemiz onun şahsında bu tutuma verdiğimiz değeri göstermek içindir

AGÎRE JÎYAN
Cuma, 7 Kasım 2014 (11 yıl 5 ay önce)

İstanbul Kobanê Dayanışması olarak çadırkentleri dolaşıp sorunlarını, ne durumda olduklarını öğrenmeye çalışırken ikinci adresimiz de, Suphi Nejat Ağırnaslı Çadırkenti oldu. Burası bir önceki adresimiz olan Arin Mirkan Çadırkenti'ne göre daha sağlıklı. En azından bir kapısı var ve dışarıdan gelecek sıkıntılara, tehlikelere karşı daha korunaklı bir alana kurulmuş.



 



Suphi Nejat Çadırkenti'ne girdiğimizde gözümüze ilk çarpan şey, henüz 10 yaşına bile girmemiş çocukların "kentin kapısında"  büyüklerle birlikte nöbet tutmaları oluyor. Çocuklar bunu bir oyuna dönüştürmüş olsalar bile savaşın; Kürt çocuklarında oyundan da önce korunma ve savunma bilinci geliştirdiğini bir kez daha hissediyoruz.



 





 



Suphi Nejat Çadırkenti'ne giderken, yolda, bir kadının gece doğum yaptığını öğreniyoruz ve hemen bir komün oluşturarak anne ve bebek için o an ne gerekliyse tedarik ediyoruz.



 





 



Çadırkent'in kapısından girdiğinizde karşınıza çıkan; "avluya" ve soğuk hava depolarının içine kurulmuş çadırlar oluyor. Bu açıdan kent avlu ve soğuk hava depoları olmak üzere 2 ayrı bölümden oluşuyor. Soğuk hava depolarına kurulmuş çadırların çok soğuk olduğu hissediyoruz.



 





 



Bu "kentte" de diğerinde olduğu gibi çocukların çokluğu gözünüzden kaçmıyor. Yerleşim daha düzenli olduğu için buraya gelen yardımlar ve yemekler de daha düzenli dağıtılabiliyor. Yaşamın da daha düzenli olduğu görülüyor. Çadırkentin ihtiyaçları üzerine sorumlu ve görevlilerle konuşuyoruz. Görevli, bu konuda Arin Mirkan Çadırkenti'nin sorumlularının anlattıklarından farklı bir şey söylemeyeceğini belirtiyor. Sadece neden Suphi Nejat Ağırnaslı adının verildiğini anlatmak istiyor:



 





 




Çadır kent kurulduğunda İMC TV gelmişti, o akşam için canlı yayın yapacaktı. Çadırkente henüz bir isim vermemiştik. Arkadaşlarla bir isim vermek gerektiği üzerine konuşuyorduk. O sırada ben öneri olarak, Suphi Nejat adını söyledim . 'Suphi yoldaşın o enternasyonal yaklaşımı ve komünist kişiliğiyle mücadelemizin bir parçası olarak gelip Kürdistan toprağında şehit düşmesi, bizim açımızdan büyük bir anlam taşır. Bizim de ufak da olsa en azından bir kampa adını vererek bu tavra verdiğimiz değeri göstermemiz gerekir' diye öneride bulundum. Bazı arkadaşlarımız diğer şehit yoldaşlarımızı da önerdiler. O esnada İMC ekibinden arkadaşlar da sunduğum öneriye olumlu bulduklarını belirttiler. Öneriyi şahsileştirmiyorum, ortak bir öneri olarak tüm arkadaşların görüşüne sunuldu. Ama kendi açımdan yoğun duygular yaşadığımı belirtmeliyim. En azından sol ve sosyalist kesimlere bir mesaj vermek önemliydi. Onun bu tutumunun Kürdistan halkının yüreğinde yer ettiğini küçük bir çadırkete ismini vererek de olsa hissettirmek önemliydi. Bu duygu ve bilinçle adını verdik. Ruhu şad olsun. Kürdistan’da şehit olan bütün yoldaşlarımız ve bütün devrim şehitlerini bu vesileyle anıyoruz. 'Mücadelemiz birlikte başarıya ulaşacaktır' diyorum.