İnşaat işçileri, öğrenciler, Kadıköy halkı... Kader için kurulan taziye çadırına akın ettiler
Kader Ortakkaya, ufak tefek, tertemiz parıldayan bakışlarıyla hayata bağlılığını yansıtan genç bir kadındı... Kendisiyle ikinci kez sınıra gidişimizde tanışmıştık. İkinci gidişimizde geri dönerken, bizi uğurlamaya gelmişti. "Gitmeyin, burada ihtiyaç var" dedi, biz de "tekrar geleceğimizi, ancak şimdi dönmemiz gerektiğini" söylemiştik. Bizi uğurlarken hüzünlü bakışlarıyla hala "gitmeyin, kalın" diyordu Kader.
Daha sonra üçüncü kez sınıra giderken karşılaştık. Geçici olarak İstanbul'a gelmiş, şimdi bizimle tekrar sınıra dönüyordu. Ama bu sefer hiçbir engel tanımadan Kobanê'ye geçmek üzere sınıra gittiği anlaşılıyordu her halinden. Bundan başka bir şey düşünmediğini gözlerine baktığınızda anlıyordunuz.

Daha önceki gidişimizde Kader'le kısa sohbetimiz sırasında, “Kobanê’ye geçmek gerekir" demişti. "Ama silah kullanmayı bilmeyince ne işe yararız ki, onlara yük olmaktan başka..." dediğimde, "Yok öyle değil, illa ki cephede çatışmak gerekmez. Bu işin geri tarafı da var. Mutfağı var, o insanlara yemek yapmak, onların aç kalmamasını sağlamak, morallerinin yüksek olmasına katkıda bulunmak... Cephe gerisinde bu anlamda yapabileceğimiz çok şey var. Buradan doğru bakmak gerekir" demiş ve "elbette gerekli eğitimi alıp bir de mevzilerde olmak gelir” diye de eklemişti. Bunları konuşmuştuk kendisiyle. Sınıra gidiş gelişlerde hem yerel Kürt halkından, hem de gerçekten amacına uygun gidenlerden o kadar çok şey öğreniyor ki insan...

Ve dün sabah amacını gerçekleştirmek üzereyken faşist Türk devleti tarafından katledildiğini öğrendik. Onu katletmiş olabilirler!.. Ama bu katliamlar, bu kirli politikalar “Kobanê IŞİD’e mezar olacak!” şiarının daha fazla insan tarafından yükseltilmesini ve Kobanê’ye geçme istemini pekiştirmekten başka bir sonuç yaratmayacak. Kobanê kazanana kadar bu devam edecek. Her birimiz sonuna kadar Kobanê'nin yanında olacağız. Şimdi olduğu gibi, Kobanê zafere ulaştıktan sonra da oraya gideceğiz... Mimarisinden, İnşaatına, okuluna, halkının yerleşmesine ve orada başlatılan kolektif yaşam seferberliğinin enternasyonal bir ruhla örülmesine katkımızı koyacağız. Kobanê'yi, Rojava'yı tüm dünya işçi ve emekçilerinin güç aldıkları moral bir merkeze dönüştürmenin anlam ve önemini bilerek...

Dün akşam İnşaat İşçileri Sendikası'ndan bir grup işçi sloganlarla Kader yoldaş için açılan taziye çadırına geldiler. Onların sloganlarla gelişi, Kobanê'de yaratılmak, yaşatılmak istenenleri işçi sınıfıyla bütünleştirmenin tarihsel anlamını bir kez daha hissettirdi. Oluşturdukları görüntü; Kobanê'nin, Türkiye işçi sınıfının Kobanêsi olmak zorunda olduğunu bir kez daha duyumsattı. Olmak zorunda çünkü, kapitalizmin işçi sınıfı ve ezilen halkları nefessiz bırakmak için sıktıkça sıktığı kölelik zinciri ancak bu durumda kırılabilir diye düşündürttü. Kader'lerin en öne atılmaları da bunun için değil mi?! İnşaat İş ve işçiler attıkları sloganlar, vücutlarına giydirdikleri dille bunu anlatmak istiyorlardı adeta. Varlıklarıyla insana, Kobanê kazandığında onu halkla birlikte inşa etmek için orada bulunacaklarını düşündürterek...
http://alinteri.org/insaat-iscileri-sendikasi-kader-icin-taziye-cadirinda.mpeg
Kader yoldaş için açılan taziye çadırı yüzlerce Kadıköylü tarafından ziyaret edildi. Özellikle öğrenci gençlikten kitlesel ziyaretler gerçekleştirildi. Kader için açılan taziye çadırı Devrimci Proleter Gençlik (DPG), DGB, DLB, HDP, HDK, DBP Kadıköy Gençlik Meclisleri tarafından ziyaret akınına uğradı.
Öğrenci gençlik ve İnşaat İşçileri Sendikası taziye çadırını “Kobanê IŞİD’e mezar olacak!”, “Biji berxwedane YPG,YPJ!”, “Biji berxwerdane Kobanê!” sloganlarıyla inleterek Kader'i kucakladılar...
