BTS'li emekçiler Ankara'ya yürüyor!

BTS'li demiryolu emekçileri bir kez daha Ankara yollarına düşüyorlar...

İŞÇİ SINIFI
Pazartesi, 10 Kasım 2014 (11 yıl 9 ay önce)

KESK'e bağlı Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS)'de örgütlü emekçiler, demiryollarında yaşanan piyasalaşmaya, esnek çalışma ve güvencesizliği yaygınlaştıracak düzenlemelere, bu düzenlemelerin yaratacağı toplumsal sonuçlara, yaygın kadrolaşmaya, çalışanların iradesi dışında yaşanan ünvan-işyeri ve statü değişikliklerine karşı 17 Kasım'da Türkiye'nin pekçok ilinden Ankara'ya yürüyecekler. 24 Kasım'da Ankara'da sonlanacak yürüyüş, TCDD önünde yapılacak oturma eylemiyle devam edecek.



 



BTS'nin yürüyüşle ilgili bildirisinin tam metnini yayınlıyoruz:



 




Demiryolu emekçilerine ve halkımıza,



Biz demiryolcular, bir kez daha yollara düştük...



 



İzmir, İstanbul, Balıkesir, Zonguldak, Sivas, Malatya, Diyarbakır, Van, Antep garlarından 17 Kasım’da başlayan yürüyüşümüz 24 Kasım’da Ankara’da, TCDD Genel Müdürlüğü önünde son bulacak ve burada oturma eylemiyle devam edecektir.



 



Bizleri yollara döken, isminde “adalet” olan, ancak bu kelimenin tam tersi uygulamalar sergileyen AKP’nin ve AKP bürokratlarının demiryollarındaki “adaletsiz” uygulamalarıdır. Gelmiş geçmiş hükümetler arasında “en acımasız neoliberal politikaların” uygulayıcısı olan AKP hükümeti ve bürokratlarının demiryollarındaki “adaletsiz” uygulamaları bizi yollara düşürmüştür.



Demiryollarının 158 yıllık kurumsal işleyişini bir kenara atan TCDD yönetimi, liyakat, kariyer, hizmet, başarı vb. gibi ölçüleri bir kenara bırakarak taraflı davranmakta, özellikle siyasi kadrolaşmayla birlikte, bilgi, birikim ve deneyim isteyen kadrolara siyasi yandaşlık üzerinden ehil olmayan atamalar yapılmaktadır.



 



Demiryollarının içinde bu durum yaşanırken; AKP hükümeti tarafından Türkiye demiryolu ulaştırmasının serbestleştirilmesi yönünde adımlar atılmaya başlanmıştır.



 



Demiryolu hizmetini, kamu hizmeti olmaktan çıkararak ticarileştirmeyi, ulaşım hakkının kalıcı bir şekilde metalaştırılmasını ve parası olanın bu hizmetten daha pahalı bir şekilde yararlanmasını, ucuz ve güvencesiz işgücü kullanımının önünü açmayı planlayan yasa tasarısı Meclis Genel Kurulu'na getirilmiş ve sendikamız tarafından verilen mücadeleye rağmen tasarı Meclis’ten kabul edilmesinin ardından Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.



 



Yaptığımız eylem ve etkinliklerde böylesi bir yasal düzenlemenin; demiryolu trafik güvenliğinin zaafa uğratılarak kazaların artması, güvencesiz, esnek, kuralsız ve sendikasız bir iş yaşamının yaratılması, kayıt dışı sektörün özendirilmesi, ücretlerin düşmesi ile birlikte sektörün ulusal ve uluslararası sermayeye peşkeş çekilmesi anlamına geleceğini, diğer yandan biz kamu emekçilerine işine, işyerine ve geleceğine yönelik yeni bir saldırı dalgası anlamını taşıyacağını ifade etmiştik.



 



Bu süreç içerisinde;



Demiryollarının yeniden yapılanması yönünde ilk adımların atılmaya başlandığı 1995’li yıllardan bugüne kadar; çalışan sayısı yüzde 35 oranında azaltılmıştır. Demiryolu kanunu ile personelin emekliliğe sevk edilmesi amacıyla yapılan düzenleme ile yüzlerce personel emekli olmuştur. Çalışan sayısının azaltılması sonucunda demiryolu hizmetlerinin üretilmesinde taşeronlaşma hızla yaygınlaşmış, esnek ve kuralsız bir çalışma hayatı önümüze konmuştur.







 



İşletmecilik güvenliği hiç olmadığı kadar güvenilirliğini kaybetmiş, yakın geçmiş, ülke gündemine de oturduğu üzere, ölümlü büyük kazalara şahitlik ederken, çalışma koşullarından kaynaklı iş kazaları olağan hale gelmiştir. Bugün AKP iktidarının iş sağlığı ve güvenliğini yok sayarak uyguladığı politikalar sonucu, madenlerde, inşaat sektöründe, tersanelerde, sanayi sitelerinde, fabrikalarda yaşanan iş kazaları, kaza olmaktan çıkmış kitlesel iş cinayetlerine dönüşmüştür.



 



TCDD yöneticileri ile bugüne kadar yaptığımız görüşme ve toplantılarda, personelin geleceğine dair kaygılarımızı belirtip çalışanların isteği dışında herhangi bir işlem yapılıp yapılmayacağı ile ilgili sorularımıza; bu konuda çalışma yapılmadığını ve kimseye bir şey olmayacağını yanıtı verilirken, TCDD yöneticilerinin bu söylemlerinin aksine aldıkları kararlarla kimi işyerleri kapatılmış, kimileri birleştirilmiş, personelin bir kısmı kendi istekleri dışında tayin edilmiştir.



 



Bu süreçte birçok unvan kaldırılırken, bazı unvanlar birleştirilerek görev ve sorumluluklar ortaklaştırılmış, kuralsız ve esnek çalışmanın önü açılarak görev ve sorumluluklar birbirine karıştırılmıştır. (Tren Şefi uygulamalarını bir tarafa bırakarak ve bu unvanı ortadan kaldırarak bu unvanın görev ve sorumluluklarını sadece makinistlere bırakılması ve yaptırılması aynı zamanda güvenliği de tehlikeye sokmuştur.) Son olarak; optimizasyon adı altında 519 personelin yeri kendi istekleri dışında değiştirilirken, kimi işyerleri birleştirilmiş ve kapatılmıştır.



 



Siyasi iktidardan güç alan TCDD yönetimi ayrımcı yaklaşımlarının yanında kazanılmış haklarımızı birer birer elimizden alınması yönünde uygulamalara imza atmaktadır. Bu uygulamalar çalışma barışını bozduğu gibi demiryollarında trafik emniyetini ve yolcuların can güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Siyasi kadrolaşmanın en yoğun yaşandığı bu dönemde, demiryolu tarihinin de en büyük kazalarının yaşanması tesadüf değildir.



 



TCDD yönetimi bugüne kadarki uygulamaları ile personel arasında liyakat, kariyer, hizmet, başarı vb. gibi ölçüleri bir kenara bırakarak uyguladığı taraflı politikalara eğer bizler dur demezsek devam edecektir. Demiryollarının bu noktaya gelmesinin nedeni olan bu politikalar bizleri de mağdur etmekte, haksızlık yaşamaktayız.



 



Bizlerin talebi;



Demiryolu çalışanlarının kendi istekleri dışında nakillerinin yapılmaması ve personel arasında ayrımcılığa gidilmemesidir.  Ancak TCDD yönetimi ile yaptığımız görüşmelerde bu kaygılarımızı giderecek hiçbir cevap alınmamış, hiçbir olumlu adım atılmamıştır.



 



Sendikamız, tüm bu gerçekler ışığında, içinde bulunduğumuz çalışma koşullarıyla ilgili olarak kamuoyu oluşturmak, toplumu bilgilendirmek amacıyla bir yürüyüş kararını almış ve hayata geçirmektedir.



 



Sendika olarak başından beri üyelerimizin ve çalışanların hak ve çıkarlarını korumak üzere mücadele edeceğimizi ifade etmiştik. Gelinen süreç önümüzdeki dönemin bizler açısından daha da sıkıntılı olacağı, demiryolcuların çalışma koşullarıyla ilgili pek çok sorun yaşanacağı, kazanılmış haklarının zarar göreceği bir süreç olacaktır.



 



İşimiz ve geleceğimize sahip çıkıyoruz!