Dertleri işçinin değil işin güvenliğidir!

Büyük bir gürültüyle takdim edilen yeni "İş Güvenliği Yasa Tasasırısı" kaba bir makyaj bile değil!

İŞÇİ SINIFI
Çarşamba, 12 Kasım 2014 (11 yıl 9 ay önce)

Henüz Ermenek'te göçük altında kalan 16 maden işçisinden 14'ünün cenazelerine bile ulaşılamamışken burjuva hükümet hesap vermek yerine yeni bir İş Güvenliği Yasa Tasarısı'yla işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Son 12 yılda yaklaşık 15 bin işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği, bu ölümlerin artık teker teker de değil çok haneli sayılarla ifade edilecek düzeyde bir işçi kırımına dönüştüğü koşullarda Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından takdim edilen yeni tasarının özellikle ruhunda esasta bir değişiklik yok. Toplumsal tepkinin basıncıyla hazırlanan bir tasarı olarak o, işçi sınıfının aklıyla dalga geçmenin ötesinde bir anlam taşımıyor.



 



Sanki büyük bir lütuf ya da radikal bir değişiklik yapılıyormuşçasına takdim edilen tasarı, işçilerin eğitilmesi ve haklarının bilincinde olmaları tiradıyla başlayarak, "sendikalar sokaklarda bağırıp çağıracaklarına işçinin eğitimiyle uğraşsınlar" sopasıyla devam eden açıklamalarla ilan edildi. Hazırlandığı günler öncesinden ilan edilerek büyük bir beklenti yaratılan tasarının ardı ardına sıralanan maddelerine baktığımızdaysa hem işçiyi esas sorumlu ilan eden hem de patronların güvenlik önlemleri için yapacakları maliyetleri yine işçinin sırtına bindiren bir yaklaşımın esas olduğunu görüyoruz. Tasarı kaba bir makyajlama çalışmasının ötesine geçemiyor.



 



Öyle ya yaşam odalarının olmadığı madenlere fosforlu yolların oluşturulması neyi ifade edebilir ki? Ya da maden patronlarının işçiye Hayat Sigortası yaptırmak zorunda olmaları eğer bu primler patronların cebinden çıkmıyorsa ya da başka yükümlülüklerle birleşmiyorsa neye yarar? Patronları hayatlarını kaybeden işçiler için işçi ailelerine ödemek zorunda oldukları ölüm parasından kurtarmak dışında...



 



Madenlerdeki cinayetlerde taşeronluk ve rödovans sisteminin en önemli etkenlerden biri olduğu açıkken bunlara dokunmamak hatta rödovans anlaşmalarını 5 yıldan 15 yıla uzatmak; merkeze işçinin yaşamının değil de üretim daha fazla üretimin konulması dışında bir anlamı olabilir mi? Rödovans sistemiyle "Ne kadar üretirseniz o kadar alırım" diyen devletin bu yaklaşımının Soma'da, Ermenek'te neye mal olduğu açıkken bu sistemi kaldırmak bir yana anlaşma sürelerini uzatmak neyin nesidir?  "Kamuda rödovans olacak ancak bütünüyle bir başka taşerona devredilemeyecek. Özel sektörde ise rödovans olmayacak" demek basit bir makyaj dışında ne anlam ifade edebilir ki?



 



Denetimi özel şirketlere vermeyi sürdüren bir tasarı devleti sorumluluklarından azade etmek dışında bir anlam taşır mı? Patronlara dava açılmasının nasıl bir seyir izlediğiyse yaşanan pratiklerden belli değil midir? Soma'da ya da Torunlar'da ne oldu? Maliyet hesaplarıyla hareket eden, daha fazla daha fazla üretm dışında gözü bir şey görmeyen patronlara verilecek "cezalar" ya yeni ihale alamamak ya da benzer maddi kayıplarken ve bunlar eski yasalarda da mevcutken kim nasıl caydırılacak? Güvenlik önlemelerini olağanüstü bir lütuf derekesine çıkarırcasını ödüllendirme denilen biçimin devreye sokulması, en fazla yandaş ve büyük tekellerin daha da büyümesi ve sektörlerin merkezileşmesi dışında nasıl bir getirisi olacak?



 



Riskli sektörlerde çalışan işçilerin eğitimini ve sertifikalandırılmasını temel çözüm yöntemlerinden biri haline getiren hükümet, o sertifikaların nasıl, ne kadar zamanda ve hangi biçimde alınacağına dair ayrıntılara girme zahmetindeyse bulunmuyor. Oysaki Türkiye bu konuda zengin deneyimlere sahip bir ülke!



 



 



Sözün özü günler öncesinden büyük değişiklikler yapılacakmış havası yaratılarak duyurulan yeni tasarıda yeni bir şey yok! Bazı maddeler eskiden de vardı, yeni maddelerse alttaki pisliği perdelemeye çalışan fakat yapamayan makyajlar olmanın ötesine geçemiyor. Tasarı, işçi sınıfı örgütlenemediği, taşeronluk ve rödovans sistemi kaldırılmadığı, güvenlik için denetimin işçi iradesine açılmadığı koşullarda iş cinayetlerinin hız  kesmeden devam edeceğinin yeni bir ilanı dışında bir anlam taşımamaktadır.



 



Bir lütufmuşçasına sunulan tasarının aşağıdaki maddeleri bunu açıkça ifade ediyor:



 




-Çok tehlikeli işlerde 2 milyon 700 bin çalışana mesleki yeterlilik belgesi alma zorunluluğu getirelecek.



 



-Meslek fakültelerine zorunlu iş sağlığı ve güvenliği dersleri verilecek.



 



-Yapı denetim firmaları, iş sağlığı ve güvenliği konusunda sorumlu olacak.



 



-İnşaatlarda şantiye şefi, madenlerdeki görevlilere iş güvenliği uzmanlığını da bilecek, sertifikası olacak.



 



-Ödül/ceza dengesi gelecek. İş kazası olmayan iş yerleri ödüllendirilecek, iş kazası olan yerlere ekstreden yaptırımlar getirilecek.



 



-İdari para cezalarında ciddi artışlar olacak.



 



-İş sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri Kamu İhale Sözleşmelerinde yar alacak.



 



-Rödovans, kiralama, üretim zorlamalarının engellenmesi için uygun planlama yapılacak.



 



-Rödovans sürelerini 15 yıldan az olmayacak şekilde uzatılacak.



 



-Kamuda rödovans olacak ancak bütünüyle bir başka taşerona devredilemeyecek. Özel sektörde ise rödovans olmayacak.



 



-Acil durdurma halleri uygulanacak.



 



-İşverenin ölümlü iş kazasında kusurlu bulunması halinde TCK'ya göre alacağı cezayı ilave olarak, 2 yıl boyunca kamu ihalelerinden men edilecek.



 



-Yeraltı maden işlerinde çalışanların kaydı için bir sistem kurulacak.



 



-Yeraltında hazırlanacak planlar, üç boyutlu halde hazırlanacak.



 



-Maden işletme projeleri ile diğer dokümanlar ilgili kuruluşlar arasında paylaşılacak.



 



-Maden ve inşaat sektörlerinde iş güvenliği ve iş sağlığı teftişleri görüntülü olacak.



 



-Yılda bir olan acil durum tatbikatlarının 6 ayda bir yapılacak ve kayıt altına alınacak.



 



-Acil durumlarda çıkışın kolay sağlanması için fosforlu hayat hattı kurulacak.



 



-Sadece madenlerdeki şikayetleri değerlendirmek üzere Alo 171'e ek hat kurulacak.



 



-Kömür madenlerine yönelik ayrı bir mevzuat çalışması yapılacak.



 



-Maden şirketleri, madenlerde çalışan işçi kardeşlerimize yaşam sigortası yapacak. Devletin yapacağı denetim dışında özel sigorta şirketleri de denetim yapmış olacak.



 



-Maden sahaların faaliyetlerini izlenmesi ve denetimi bağımsız kuruluşlar tarafından yapılacak.



 



-Küçük işletmelerin birleşmesi sağlanacak.